Hayalden İbaret Sevda'm
Kırgın düşlerimden uzak, kırgın kalbimi avutuyorum. Kimbilir
kaç zaman geçti sensiz, sayamadığım... Senden uzak, sesinden uzak...
Bir kez dokunamadığıma mı yansaydım sana, yoksa sesinden uzak
kaldığıma mı, hangisi daha çok canımı yakıyordu...anlayamadım.
Yıllardır içimdeydin, belki de asırlardır... belki de
doğmadan önce de biliyordum seni. Hep beklediğimdin sen, ama sana
bunu anlatamadım...
Ben geldikçe, kaçanım oldun.. içini
bilmediğim, yüreğini görmediğim sevdanın, kekremsi tadı oldun
dilimde.. bıkmadan usanmadan sevgimi anlattığım, kağıtlar tükenip de
kalemimin kırıldığı an da bile beni düşündüğünü umut ederek, yeniden
yazmaya koyulduğum adını bile koyamadığım sevdam oldun. Benim için
çok şey oldun, ama ben senin için hiçbir şey oldum...
Kaç
kopuş yaşadım bunca senedir.. Şerha şerha bölündü ruhumla birlikte
kalbim. Dayandım...dayandım da bir senden kopuşuma dayanamadım.. Ama
olsun be gülüm, ayrılığı bile senden diye, sevdim ben...
Hep
beni sevdiğini hayal ettim, belki de sevmedin.. ama ben hep hayal
ettim. Hayalin bile güzeldi, bozmaya kıyamadım.. Beni kırdığın
zamanlarda bu hayale sarıldım sımsıkı, seni kolay affetmelerim de bu
yüzdendi zaten.
Gözyaşlarım akarken sessizce yanaklarımdan,
onları bile sevdim, çünkü onlar sana aitti. Seni kaç gece döktüm
gözlerimden bilmem, sayamadım...
Sesini hapsettim beynimin
tüm hücrelerine. Özledikçe, çıkarıyorum sesini. Kapatıp gözlerimi,
seni düşünüyorum yanımdaymışsın gibi. Hep kızdın bana belki de seni
sevdiğim için, nedenini anlamadığım kızgınlıklarının tümünü bana
yönelttin her zaman. Bilemedin, bilemedin senden bir şey
istemediğimi. Bırakmadın beni, seni özgürce sevemedim. Seni senden
gizli sevdim.
Gittin, yoksun hayatımda. Artık gizlemiyorum
duygularımı, özgürce seviyorum seni. Gözyaşlarımı hergün avucumda
biriktiriyorum, sonra öpüyorum onları bir bir, seni öpercesine.
Gittin ve ben, gitme kal benimle diyemedim sana. O kadar
istekliydin ki gitmek için, dur diyemedim sana. İçim yandı da yine
de kal diyemedim umursuz bakışlım.. Ardından bakarken, sessiz
çığlıklarla bağırdım... duysaydın çığlıklarımı yine de gider miydin?
Kulaklarını kapatabilirdin belki, ya kalbini kapatabilir miydin
bana? hiç bilemedim...
Gitmen, seni sevmemi engellemiyor
anla artık. Sen yokluğunda da varlığımsın... hiç gelmeyecek olsan da
bundan sonra, yine de varlığım kalacaksın. Seni hep beklemiştim
asırlardan bu yana...geldin varlığınla beni mutlu ettin. Şimdi
gittin, yokluğunla bile mutlu ediyorsun. Çünkü senden bana kalan şey
o kadar güzel, o kadar özel ki...
Gel demiyorum sana,
demeyeceğim..
Gittiğin yerde mutluysan eğer, bu da bana yeter.
Sesinden mahrum kalmışım ne çıkar, senin özleminle her gün canım
daha bir yanmış ne çıkar..
Yokluğunu varlığa çevirebilmişim ya,
bu da bana yeter..
Gün aşık olmuş geceye,
Gece de
yakamoz düşürmüş denize
Ne gün erişebilmiş geceye, ne de gece
kavuşabilmiş gündüze.
Birbirlerini hiç görememişler belki de..
Ama engel olmamış bu aralarındaki sevgiye..
Varlıklarını
hissetmeleri bile yetmiş kendilerine
Bazen, gün isyan edip
yakmış ortalığı
Gece de özleminden tüm ışığını söndürmüş
gökyüzünden
İkisi de bulutlara yükleyip hüzünlerini
Tüm
yeryüzüne yağdırmışlar gözyaşlarını
Yine de vazgeçmemiş
sevdasından ikisi de
Sonsuza dek birbirlerini göremeyeceklerini
bilseler de ....
Ben geceyim işte, senin için yakamoz
düşürüyorum bol bol denize.
Sen benden gitsen de, ben gelirim
senin bensiz kıyılarına.
Yokluğundan soyunup, varlığını giyerim
üstüme...
Gelirim, derin, sessiz duygusuz uykularına...
Benim için var olduğunu bilmek bile yetiyor, seni hiç göremesem
de... |