| |

 |
Sustu
Ve Akşamı bekledi Gözlerim...
Sustu ve akşamı bekledi gözlerim. Güneşin battığı tepelerde
gökgürültüsüne karışık bir yalnızlık belirdi. Sanki yüreğim
yağmur, yüreğim sensizlik. İşte sevdiğim sana anlatamadığım
en büyük kimsesizlik. Şimdi hayatımın en belirsiz zamanlarından
birisi ile daha yine kendi başımayım. Susuyor ve seni dinliyorum.
Adı hayallerime senden kalan çaresizlik. |
| |
 |
Bir
İnsanı Tanımak
Yeni bir insanı tanımak, Yeni bir kente ilk kez girmek
gibidir.Işıltılı,yemyeşil ve çocuk sesli. Bulvarları,
ebruli dükkanları büyüler insanı. Kentin her sokağı
elleri olur, Omzuna dokunur şaşırtır seni Hercai dolanırsın,
heyecan dolarsın; o yeni kentin içine karışır, bakarsın bir güzel...
Sana, hep gülücükle bakar kent ilk buluşmalarda. Seni, hep
güzel gölgelerinde serinletir Güneşinde ısıtır
sevinirsin.Sana görünen güzellikleri olur kentin, o yeni insanın. Sonra,
Bir sabah bir kalkarsın! |
| |
 |
Aklımdaki
Sen
Yavaşça elini, elime tutuşturdun.Ve ilk defa seni sende hissettim
o gün. Gözlerine bakmaya cesaretim yoktu. Senden kaçmak,
uzak olmak istedikçe daha çok bağlandım bakışlarına. Ellerimi
tuttuğunda zavallı bir kuşun kalp atışlarına karşı
hissedercesine titrediğini gördüm. Keşke demekten nefret
ederek keşke bitmese bu an dedim içimden.Neden böyle olduğunu
bilmiyorum.
Ne düşündüğümü bilmiyorum. Gücüm olsaydı da
sana o eski deliliğimi anlatabilseydim.Her ne olursa olsun ayaklarımın
üzerinde durmayı öğrendim |
| |
 |
Yıldızımdın
Sen yıldızları severdin, aslında her yıldız sendin. Sana sarılınca
bütün yıldızları kucaklardım. Sana dokunmak koca evreni avuçlarımın
arasına almak gibi birşeydi!!! Yokluğun canımı acıtırdı
parca parca olurdu yürüğim. Kalbimin küçük parçalarını
toplamaya çalışırdım yerden. İçimde kopan fırtınaları
sayamazdım. Sessizleşir, saatlerce ayakta yanlız başıma öylece
bakar dururdum. Seni götüren yollara... Kimseye ferk ettirmezdim
savaşımı. Yokluğunla savaşmak görünmeyen bir düşmana karşı
kılıç sallamak demekti. |
| |
 |
Bekleyisin Öyküsü
Günler güz yapraklari gibi birer bir er dökülürken ayaklarimin Dibine
ben her gece karanliga dikip gözlerimi senin aydinligini bekledim.
SEN YOKTUN...
Binlerce adim attım bu kentin sokaklarinda her köseyi her parkı
her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış her kaldırım taşinda
senin adını aradım.
SEN YOKTUN... |
| |
 |
Zaman
Ne kadar acıdır,bilirmisiniz? Korkularımız yüzünden
kaybettiklerimizi düşünmek... Yalanlar üzerine kurulan
gelecek, hatalardan dersler almamak, paylaşamamak,
dünden kurtulamamak, iç çatışmalarla, maskelerle yaşamak... Dün
ölüdür.Şu an tek gerçektir.Yarın ise kucağınıza doğacak
bebektir. |
| |
 |
İcinizdeki
Mevsimi Değiştirin
Mevsimler bir bir degisti. içimde ki hazan mevsimi hala
degismedi. her yeni gün farkli bir yenilikle doguyor icimde. ama
ben sanki, gecmis gunlere takili kalarak, yenilikleri doguramiyor,
dusuk yapiyorum. yeni bir günüm olamiyor benim. sonbahar
bitti artik.
dokulen yapraklarin yerini yeni yapraklar aliyor.
gidenle sende bitmiyorsun. bir süre sonra hayat seni
yeniden yeniliyor başka yapraklarla.kuslar ucusuyor gokyuzunde,
bazen oyle guzel otuyorlarki, sanki insanliga bir seyler anlatmaya
çalisircasina.
|
| |
 |
Yaslı
yüreğim bitmeyen masal sevdası
Yüreğimdeki sevgiyi yeni kitlemiştim soğuk odama. Anahtarını
da attım yüreğimin zifiri karanlık kuyusuna. Uzun uzadıya süren
gecelerin parlak sabahında uyandı sevdam. İrkildi, dirildi, doğruldu.
Soğuk odamın nemli penceresine doğru yürüdü. Dışarıya baktı,
baktı, bakakaldı. Gözlerinden süzülen yaşlarla pencereme ÖZLEDİM
yazdı. Masamda yanmakla yanmamak arasında direnen mumun ışığında
haykırdı, haykırdı, hıçkırığa boğuldu. |
| |
 |
Ya
yoksa
Ardına baktığını hatırlarım. Yavaşca kafasını döndürdüğü
anda, gözlerinde öfke ve bir de acı olduğu halde, öylece
kala kalışına, hala bir anlam veremem... Daha dün akşam,
yolun başında bekliyorken, elinde bir sigara ve onun dumanında yükselen
bir parça hüznüyle,dalgın dalgın bakıyordu üstüne bastığı
kırık kaldırımın taşlarına
....Adını sordum. -Boş ver-. Aldığım en kolay cevap oldu. Sonrasını
anlatması, daha zordu. Yıllarını araladığı gün, bu
hikayenin de başlangıcı olacak ve belki de, sessizliğini tüm
dünya duyacaktı. ..soru.-Sevdin mi hiç? Duraksatan bir
korkuydu sanki.Evet demek neden bu kadar zordu sanki. |
| |
 |
BİR
AYRILAMAYIŞIN HİKAYESİ
*İçli bir şiir gibi bakıyorsun.Yaşanmış ne varsa bilen, yaşanacak
ne varsakaygılanan. Gözlerinden bir nehir gibi akıyor hüzün.Yüzüme,
ellerime bulaşıyor.
Konuşamıyorum.Her kelime ya asılı kalıyor.Yada ben vazgeçiyorum
*ne faydası var ki diyorum konuşmanın*bilinenleri, bilinmek
istemeyenleri tekrar tekrar anlatmanın *Bir bıçağı batırıp
ete kanatmaktan ne farkı olacak kelimelerin..Unutmaktan medet ummak
lazım bir kaç nefes alış verişlik zamanlarda *sonra
yeniden aynı döngüye girilecek nasıl olsa*hiç bilmemiş olmanın
imkansızlığını özlüyorum.seni benden başka kimsenin
sevmemiş olduğunu düşünmek istiyorum.
|
| |
 |
Hep
bir gün...
Hep fırtına esmez ya, durur, bir meltem dokunur geçer yüzümüzden. Hep
bardaktan boşalırcasına yağmaz ya bu yağmur, bir şiirin
musikisi hızında çiseler bir gün, yüzlerimiz gülümserken. Hep
ayrılık şarkıları çalmaz ya kaset, gün gelir kavuşmanın
huzurunu mırıldanır kulaklarımıza. Yollar böyle çamurlu,
uzun ve engebeli olmaz daima, çamurlar çiçeklere, engebeler düzlüklere
dönüşür, kısalır bir gün. Güzel zamanlar hep böyle kısa,
ızdıraplı anlar uzun süregitmez elbet, sonsuzluk alır içine
bizi de bir vakit. İyi ve kötü, güzel ve çirkin, temiz ve
pis, sıkıntı ve huzur; bu kadar iç içe, bu kadar senli benli mi
olacak hep; ayrılır, ayrı durur, arınır bir gün elbette. |
| |
 |
Düşler
Savaşı
Yoksulluğun tam ortasındaydık. Cebimizde bir tomar para
olmasına rağmen. Ne açtık ne de açık. Tek eksiğimiz
düşlerimiz ve düşlerimize konu olan güzel.
Yitip geçen zaman saçlarımıza aklar düşürmeye başlamıştı
ve yüzümüzdeki çizgiler daha bir belirgin olmak için
zamanla yarışıyordu.Çok değil az da olsa bir tutam sevgiye, dünyalar
kadar değil avuçlarımızı
dolduracak kadar sevinçlere ihtiyacımız vardı. Ama olmadı. |
| |
 |
Hayalini
Sevdiğim yarim
Hani bir duygu vardir ,hep ozlem duyulan bir yere ulasmak istersin. Ama
bilmiyorsun o yere ulasamadigin için o kadar ozlersin Gel gör
ki yarim o an içinde olan istek bunu düşündüremiyor sana
Hani vardir ya, agaçlarıin suya,çiçeklerin
günese olan özlemi, Ne kadar büyüktür degil mi.
Ama hep aynisi olur onlar bile kavustuktan kisa bir süre sonra
ayrilirlar. Ve agaçlar kurumaya çiçeklerde solmaya baslar
... |
| |
 |
Sanalmıydı
sevdiğim
Buz gibi bir ekranda sıcak bir merhabaydın sen. En gerçekten daha
gerçektin. Rotasını, klavyeye dokunan parmaklarımızın çizdiği
yolculukta ayni durakta karşılaştık biz. |
1 , 2 , 3, 4, 5

|
|