|
BİR GÜN
gelir. Bir insanı paylaşmak için yaratıldığını
anlarsın.
O insan yaşamına girer, kalbine, düşüncelerine,
diline girer.
Her şeyde onun iyiliği ve güzelliği için çırpınır
durursun.
Öyle bir savaşa girersin ki o insan için.
Çünkü kendini paylaşmaz, sadece onu paylaşmak
istersin.
Çünkü senin paylaşımın söz konusu değildir.
Bu aklına bile gelmez.
O insanı paylaşmak için, o insan için göndermiştir
seni tanrı.
Ve sen dönüp dolaşırsın o insanın kalp
çemberinde, gönül evinde.
Tek istediğin odur, ama bunu asla kendin için
istemezsin;
O insan için istersin. ve senin uğruna ölebileceğin
o insan farkına varmaz senin.
Sense görmezsin bunu. Aldırmazsın ona.
Elinden geldiği kadar yaşamaya çalışırsın
o insanı.
O insan görmez seni. Görmez, görmez, görmez...
Öyle çok görmez ki seni, bırakıp gitmek zorunda
kalırsın onu.
Farkına varmadığı gibi senin etrafında
olmanı da garipser,
senin onu yaşamana engeller koyar. Seni ona terk etmeye
zorlar. her haliyle.
Sen ölürsün. Ölüp ölüp dirilirsin o zaman. Kendinle
savaşım içindesindir.
Ona en iyisini veremediğin için gücenirsin kendine.
Tanrı'ya yalvarırsın o insan için. Acılarını
yüklenirsin o insanın.
Ama o insan acılarını yüklendiğini
bilmez,
kendi acılarında boğulup daha çok acı
verir sana.
Ve o kadar çok kapar ki kapılarını sana sen
onu bırakmak zorunda kalırsın en nihayetinde.
ve evet terk etmek dışında bir şey yoktur
sana düşen. Bir şeyin farkında değilsindir.
O insana veremeyişinde boğulup kahrolurken, o
insan sana dönmeye başlamıştır.
Ve bir gün terk edip gidersin onu.
Belki de senin terk edip gittiğin gün o seni aramaya başlamıştır.
Ve seni aradığı gün yanında bulamadığı
için kahrolur, kızar insanlara.
"İşte sen de onlardansın. Sen de bırakıp
gittin. hepiniz aynısınız" deyip küser
insanlara.
Oysa durumu bu konuma getiren tek şey onun seni zamanında
görmemesi,
gözlerini kapaması ve seni yanında
istememesidir...
Evet o insan terk edildiği için kahrolur ama bilmediği
şey gidenin,
terk edenin beraberinde götürdüğü kahırdır.
Asıl o giden senin mutluluğun olmadığı
için nasıl cebelleşmektedir kendisiyle bilmezsin.
Senin onu görmemen onun için ne acıdır.
Ve seni ardında bıraktığı için nasıl
acı çeker bilmezsin.
Evet yalnız terk edilenler değil terk edenler de acı
duyarlar...
Hatta belki daha çok acı duyarlar.
Ve sen sevgili... sen beni terk etmeye mecbur ediyorsun.
Öyle çok yorgun düştüm ki seni ararken.
Evet hayatımı ve canımı koymuştum
senin yoluna.
Sense dönüp gittin. Sustun.
Seni paylaşmak için gönderildiğimi görmedin
bile.
Ben seni her halinle, her şeyinle sevmiştim. Ama
biliyorum.
Gideceğim. Beni bunu yapmak zorunda bırakacaksın.
Biz bir olmayacağız. ve buna sen engel olmuş
olacaksın.
Gideceğim ama sanma ki sensiz gideceğim.
Seni kendimle birlikte götüreceğim.
Ve yaşayacağım her anımda senle olamadığım
için acı duyacağım.
Öylesi bir acı olacak ki bu, ölüp ölüp dirileceğim
bunda.
Ve sen bilmeyeceksin. Belki de sen içinde "O herkes
gibiydi.
Terk etti beni" diyeceksin. ben seni terk etmedim.
Ben seni seninle bıraktım yalnızca...
Acı duyuyorum çünkü ben senin ikinci senin olamadım.
Seninle olmayı beceremedim.
Sendin bana kendini yasaklayan...
Şimdi sensiz ne mi yapacağım.
Seni var olduğundan daha çok seveceğim.
Evet vazgeçmeyeceğim sevdamdan.
Terk etmiş olsam bile, bırakıp gitsem bile
vazgeçmeyeceğim...
Biz bir olamayacağız biliyorum. Çünkü bunu
istemiyorsun...
ÖYLEYSE GİDİYORUM
BEN...GİDİYORUM.
Meyra |