Sevgiliye gönderilmeyen mektuplar (2) Merhaba sevgili uzun zaman oldu görüşmeyeli sen gittiğin günden beri yıldızlarda peşin sıra takılıp gittiler geceleri zifiri karanlık sokak ışıkları titrek ve ben ayrılığını yalnızlığna sınıyorum kendimi. şimdi yoksun ne sabahları gökyüzü mavi nede ben uyuyabiliyorum artık. sen gittiğin günden beri sevgili gölde tıpkı ben gibi kudurmuş ne o dalgalarını hoyratça vurabiliyor kumsala ne ben bağırabiliyorum yüzüne. sen gittiğin günden beri sevgili ışıklarınıda yakmıyorlar iskelenin hani bende gitmiyorum ya sensiz ne tadı nede tuzu var oraların kimse devriye gezmiyor gece yarılarında ama ben yine inadına senin yokluğuna ürkek adımlarla yürüyorum. sen gittiğin günden beri sevgili ne çay veriyor garsonlar nede şeftali satıyor artık manavlar el kaldırdığım taksilerde durmuyor ben senin yokluğuna yayan yürümeye devam ediyorum. hatırlarmısın bilmem birgün sen sustun, sustun.Susukunluğun bende büyüdükçe büyüdü o an o yalandan da yalan gözlerine daldım tıpki ağacın sarmaşık karşısındaki çaresiz haliydim sen beni sardıkça sardın önce ellerimi sonra belimi ve en sonunda göğsümün sol tarafını. O susuşun birde bir yağmur gibi ıslattı ellerimi dudaklarımı. Bir acı tadı vardı söylediğin son sözün oysa ben seni söyledim her gece karanlığa yıldızlara belki söylenmesi imkansız şeylerdi. Sen gittiğin günden beri sevgili sabah olmadan gözlerim yollarda. Rüyamda gördüm ağlayarak geldiğini düşünüyorumda her şeye rağmen seni düşünmek gelmeni beklemek güzel şey bee sevgili.. ©yazgulu «« |