|
Sevdamızın iç geçirme
vakitleridir artık… iç geçirip ağlama zamanı… unut sen beni… ben bu aşkı
sonsuzluğa götürüyorum kendimle birlikte… sancısını da, acısını da, hançer
misali batan yanlarını da alıp gidiyorum… sana en güzel yanları kalsın
istiyorum… ya da kalmasın, istemiyorum… sen de almayacaksın zaten biliyorum…
Ben seni artık hiç olmasan da seviyorum… Güzel olan, iyi olan ne varsa seni
de dahil ediyorum… Yalnız değilim ki, hayalin sarıyor her gece yeniden
benliğimi… Her sabah martıların uçcuz bucaksız deniz üzerindeki raksını
izlerken hatırlamamak ne mümkün sesini… Ya da tüm gün F.D. dinlerken
gözlerim yaşarmadan akşamı edebilmek imkansız… Ve yine akşam oldu bak…
Hayalinle güzelleştirdiğim parklara gidiyorum… Banklara ismini kazımak
geliyor içimden, vazgeçiyorum, sen olsan yapmazdın diye düşünüp… Her köşe
başında ayak izlerini gördüğümü sanıyorum.. Sonra bir açıyorum gözümü
sahildeyim… Telefon elimde, ama aramıyorum… Sahile vuran her dalga da,
dalgacılığın geliyor aklıma, gülümsü yorum… Uzaklara dalıyor gözlerim, seni
görüyorum… Boşluğa uzatıyorum ellerimi, saçlarına dokunuyorum… Başımı
kaldırıp yıldızlara bakıyorum, gözlerini görüyorum…. Sonra apansız bir
yağmur yağsın da ıslanayım istiyorum… Yağmur yağsın… İri damlalar ıslatsın,
göz yaşlarımın yeterince ıslatamadığı yanaklarımı… Saçlarıma değen her
damlada ellerini hissetmek istiyorum…
|