Hayat İşte Aşk bazı insanlara göre hasret çekmek Bazılarına göre çekilen acı. Bazı insanlara göre sadakatsizlik, Bazılarına göre ihtiraslı. Ya gerçekte nedir AŞK? Nedir gerçek tanımı? Ona göre şu, Buna göre bu. Bir şekilde yaşanıyor ya ona bakmalı! Yaşanıyor ya nasıl yaşanıyor? Onu aşk acısı çekene sormalı. Sevmekte zor be arkadaşım. Seven sevilmiyor, Sevilen kadir kıymet bilmiyor. Ya aldatıyor ya da terkedip gidiyor! Terk edene değil, terk edilene soracaksın aşkı! Bakalım o ne diyor? Arkadaşım dedim ya aklıma dostum geldi. Dostum diyorum ama o benim için Her şeyden daha değerli. Arkadaşımdı, dostumdu, hatta kardeşim gibiydi, Yediğimiz, içtiğimiz ayrı gitmeyen, Ayrı bir saniyemez geçmeyen, Kardeşten ötebir sevgiydi aramızdaki. ''Siz birbirinizi bu kadar seviyodunuz peki niye görüşmüyosunuz?'' diyeceksiniz değil mi? Bilmiyorum Bunun cevabını bende bilmiyorum. Bana bir soluk kadar yakınken, Aramıza aşılmaz engeller girdi. Engin denizler girdi, Girdi ya bizde aşamadık. Belki de sadece bir kişinin çabası yeterli olmadı. Bir tarafın sevgisi yetmedi. Koskocaman bir dağ girdi aramıza, Kocaman bir yanardağ. Öyle ki püskürdüğünde etrafındaki canlıları hiç kalmayana dek lavlar çıkartarak yakıp yıkan bir dağ. İşte benim içim de şu an böyle. Yanardağlar patlıyor yüreğimde. Patlıyor ki... Tüm sevgileri yakıp gidiyor. Seveni, sevmeyeni, aşkı, ihaneti, Topluyor içimden bir bir her şeyi. Topluyor da!... ya sonrası? Ya bıraktığı izler!... Acıtıyor yüreğimi. Unut diyorlar çevremdekiler. Unut diyorlar da nasıl? Nasıl unutabileceğimi hiç söylemiyorlar. Bir kaç kez ben de denedim. Ama olmuyor yapamıyorum. Unutamıyorum dostlarımı heee bir de eski aşklarımı!... Eski aşklarım demişken; Ben de sevmiştim birini, Hemde canımı verebilecek kadar çok. Ama o sevmedi beni. Zaten sevmek zorunda da değildi. En sonunda terketti gitti. Beni birbaşıma yanlızlığa itti. İttiya bende kayboldum. O koskoca karanlık boşlukta. Enkazlar kaldı bedenimde, Tonlarca ağırlık yüklendi üzerime, Bağırdım sesimi kimse duymadı, Ağladım gözyaşlarımı kimse silmedi, Yaralarım bir kor gibi kanadı kimse çare bulamadı. Dertler yığıldı beynimin her hücresine kimse dermanım olamadı. 'Bir aşk insanı bu kadar yıkarmı?'Diyeceksiniz. Eğer yaşamadıysanız bunu size kimse anlatamaz,siz bunu bilemezsiniz. Şu hayatta her şey geçer ve unutulur fakat iki şey unutulmaz: Dil Yarası ve Gönül Acısı. Dil yarası beyni,Gönül yarası kalbi kanatır. Öyle bir kanatır ki... Dünyanın atardamarını kesseniz o yaraya kan yetiştiremezsiniz. O yaranın bir tek ilacı vardır O da sevdiğinin gözlerinde ve sözlerinde saklıdır. Bir ufak tebessümü bile yeterlidir seven için. Onun için en büyük hazinedir bu. Yakuplardan,elmaslardan daha nice mücevherlerden bile kıymetli büyük bir hazine. Sen bilirmisin kaybetme korkusunu hissettinmi hiç yüreğinde? Onun kokusunu duyamayacak olma düşüncesi ile çıldırasın geldimi hiç? Bir rüya görüp onun gerçekten rüya olduğunu anladığında hıçkırıklara boğularak ağladınmı hiç? Onu göremediğinde, ölürcesine özlediğinde, Susuz kalmış bir balık gibi çırpındınmı hiç? Apaçık bir günde güneşi göremediğin oldumu senin, Herkes sıcaktan bayılırken Senin için soğuktan titredimi hiç? Birini kendi bakışlarından bile kıskandınmı hiç? Onun için bir kurşunun önüne geçebilecek cesaretin oldumu senin? Eğer bunları yaşamadıysan, Sevgiyi nereden bileceksin. Daha anlatamadığım, bu satırlara sığdıramadığım kadar çoktur sevginin tanımı. Onu gördüğünde kalbin deli gibi atıyorsa, Onu andığında burnunun direkleri sızlıyorsa, Sesini duyduğunu sanıp kulakların çınlıyorsa Seviyorsun demektir!... Eğer bir gün bunları hissederek gerçekten seversen sakın sevdiğini söylemeyi ihmal etme ve sevdiğin için savaş. Şunu hiç ama hiç unutma: ''BİR İSAN SEVDİĞİ İÇİN SAVAŞMIYORSA ONU HAKETMİYOR DEMEKTİR!...'' ©yazgulu.com «« |