![]() HAYATIN KALBİNE... Yazılanlar, anlatılanlar ve aslında anlatılmak istenenler, ifade edilenler ve ifade edilmek istenip de edilemeyenler... Kelimelere sığabilenler ve kelimelere sığmayanlar..
haykırışlar, sessiz çağıltılar.. deryadan katreler ve katreleşemeyen deryalar... Hissedilenler, hissettirilenler ve hissettirilemeyenler hisler.. hislere bile sığmayanlar! Pencereden seyredilenler… duyulanlar, duyurulamayanlar.. söylenenler, söylenemeyenler.. yazılanlar, yazılamayanlar.. anlaşılanlar ve anlaşılamayanlar.. anlatılanlar, anlatılamayanlar… defterle, kağıtlara dökülen damlalar ve bir türlü damlayamayanlar… Sevenler, sevdirmeye çalışanlar ve sevgiyi bir türlü hissedemeyenler… Duaya kenetli gönüller ve dua sırrına erişemeyenler… Zıtlıklar ile farkındalıkların bilinebildiği bir misafirhanede konuk olmuş birer yolcuyuz hepimiz, elden geldiğince gayret yapabileceğimizin tamamı. Kalem erbaplarından Nihat Dağlı'nın dediğince; "Hayat olması gerektiği kıvamdadır, çünkü hayatın sahibi onu böyle öngörmüş, bize düşen şey, hayatı tedavi etmek değil, yaşamaktır." Temelinde muhabbet var ise yaşanmışlıkların, samimiyet ve tebessüm vardır çoğu zaman; gözyaşı olsa da kimi.. zira mayasinde
muhabbet var Zorluklar, evet muhakkak vardır deftere düşülen notlarda yaşanmışlıklara dair.. lâkin biliriz ki, "Çabuk kazanılan, çabuk kaybedilir. Zor kazanılan kolay kolay kaybedilmez..." Şöylece not düşmüşüm defterime geçmiş yılların birinde; "Güçlüklerle kazanılmış olanlar, sabırla elde edilenler Yaratıcı'nın da izin ve ikramıyla ebediyen
kaybedilmez.. Sevgiyle, daima ümit vâr olarak hareket etmeye kararlı ol(a)bilmek; tâ ötelerde ahdetmişiz gibi... Hedefe ulaşmak için tükenmeyen bir gayretle ilerle(yebil)mek! Bir istediklerimiz var, bir de isteme duygumuz. Hiçbir şey istemedikçe bizim değil.. Öyle ya, ne ehemmiyetimiz olurdu ki, duamız olmasaydı?! |