|
Bir Sandık
Güvercin...
Bilge, bir köylüyü yanına çağırdı, bir sandık verdi ve “Bu sandığı sana
emanet ediyorum” dedi. “Ama sakın içini açıp bakma!”
Köylü kendinden emin bir biçimde “Tamam” dedi.
Bir süre sonra köylüyü bir merak sardı. Acaba sandıkta ne vardı? İçi içini
kemirmekteydi. Sonunda dayanamadı ve sandığı aralayıp içine bir göz attı.
Ama sandığı aralar aralamaz içinden bir sarı güvercin ve bir mavi güvercin
fırlayıp, uçuverdi. Köylü hemen sandığı kapattı. Sandığın içinde tek bir
beyaz güvercin kalmıştı.
Köylü, bilgeye olanları anlattı. İşlediği suçun ayırdındaydı, çok
utanıyordu. Bilge, köylüye şöyle dedi:
“Kaçırdığın o sarı güvercin insanoğlu için sonsuza dek yaşamı simgeliyordu,
yani ‘ölümsüzlük’tü. Kaçırdığın o mavi güvercin ise sonsuza dek mutluluk
yani ‘barış’tı.
“Peki” dedi köylü “Sandığın içinde kalan beyaz güvercin nedir?”
Bilge köyülünün sorusunu şöyle yanıtladı:
“O da insanoğlunun sonsuza dek uçurmaması gereken şey, yani ‘umut’tur.”
Gonderen : İlknur Yılmaz
©yazgulu
«« |