Vazgeçilmeyen sevgili ;yalnızlık!

Sondan başlamak istiyorum seninle olan hikayeme…

Ve ben bir hikayede ekliyorum şu garip ve yorucu hayatıma…

Çok canım yanıyor,canım yanıyor,bağlandım,mutluyum,aşkı hissediyorum,yüzümde bir tebessüm… sondan başa böle karışık o zaman başa saralım…

Yüzümde bir tebessüm oluşmasına sebep sendin çünkü o kadar şey yaşayıp hayata hala daha inatla benim gibi gülen birisini gördüm. O gün canım çok sıkkındı ama sen gelince ben yine eski bene döndüm o küçük kıza kahkahalarla her yeri inleten kıza döndüm bu yüzden hala daha hatırladıkça yüzümde bir tebessüm oluşuveriyor…

Aşkı hissettim önemli olan buymuş birisinden hoşlanmak ile âşık olmak arasındaki farkı öğrendiğim gibi seninle aşk ve mantık kavramını da öğrendim… Birisinden hoşlanmak sadece dış görünüşten ibaret olup aşkın içten içe hissedilecek ayrıca insanı başka bir dünyaya taşıdığını anladım. Çünkü o anda artık kendimce değil de biz diye düşünmeye başlıyordum. Şimdi ki kavram hayatımda tecrübe olarak edindiğim en güzel şey çünkü yaşayıpta anlaşılacak bir olay…

Aşk ve mantık; aşıksınız ve gözünüz hiçbir şeyi görmez isterseniz karşınızdaki dünyanın en pislik adamı olsun isterseniz sizi sevmeyen birisi olsun aşıksanız gözünüz siyah bir perdeyle, kulaklarınız ise her şeye tıkalı olur. Size ne söylenirse söylensin siz kafanızın dikine gidip bilmediğiniz bir yolda yürümeye çalışırsınız işte tam o anda tökezlersiniz çünkü bilmediğiniz bir yolda olduğunuzu beyniniz ısrarla kalbinize bir bıçak gibi saplayıp durur. O anda durur ve sevgili mantığımız devreye girer… Şöyle bir durup düşünürsünüz ve sizde fark edersiniz mantıksız davrandığınızı zaten mantıklı aşk nerde görülmüş ki… siz ne kadar mantığınızı dinleseniz de aşk gelir gözünüze perdeyi indirir ve gider.

Mutluyum çünkü kalbimdeki bizi hissediyorum. Aşktan uzaklaşırken bir anda aşkı yakalamanın sevinci vardı şu garip gönlümde seni tanımanın heyecanı vardı içimde. Hayatıma girdiğin günden beri bana mutluluk getirdiğin için ve hayatımda ilk defa bir insanın beni bu kadar mutluluktan bulutların üstüne çıkarabileceği aklıma gelmezdi. İşte bu yüzden mutluydum. Aşk ve mutluluk bu iki kelimeyi sende bulup kendimdeki olan son aşkıda sana emanet etmiştim hem de gözümü kırpamadan sana bağlanmıştım. Sen bendeki bu değişimleri hiçbir zaman hissetmedin,içimdeki sevgiyi aşkı mutluluğu hiçbir zaman göremedim hep o hüzünlü tarafı gördün. İçimdeki o çoçuğu görüp yaptıklarımı deli saçması olduğunu düşünüp hiç acımdan gözünü kırpmadan kırdın attın oysaki ben sana gözümü kırpmadan sana bağlanmışken sen aradaki o bağı koparıp fırlatmıştım kalbimin sende olduğunu bende hissetmiyordum artık. Kalbimi arıyor ve bulamıyordum,sende değildi kalbim ve ben kalbimi bulamadığım için acı çekiyordum,canım yanıyordu.

Sen her zaman ilk tanıdığım yerde kalacaksın çünkü sen orada daha güzelsin ve ben orada daha mutluyum. İşte bu yüzden tarifsiz bir şekilde canım yanıyor. Sen hayatımdan belki de çıkmadın veya çıktın fark etmez ama sen bana bu kadar istemeden de olsa acıyı yaşatırken; ben hala daha seni savunuyorum herkese

Ama şimdi öyle bir yola girdim ki bunu kimseye söyleyemem kendi içimde yaşar dururum. Kimseye de hissettirmem canımın ne denli yandığını.

Sen,beni eski bene çevirirken bir anda kendimi tanımayacak bir hale çevirip bıraktın. İşte bu yüzden canım çok yanıyor ve acıyor. Ve ben hala daha sana olan hislerimi yazıya döküp kalbimi rahatlatmaya çalışıyorm. Sevgi,aşk,mutluluk bunlar elbet bulacak beni ama şimdi o kadar korkuyorum ki onlara yanaşmaya. Gelen aşkı elimin tersiyle itiyorum ve yalnızlığıma dönüyorum. Güle güle aşk yine beklerim… hoş geldin yalnızlık geç bakalım şöyle baş köşeye…

gözde sücüllü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: