Severek unutmak

SEVEREK UNUTMAK
     Sabah rüzgarı doğan güneşin titreyen dudaklarıdır.Bir güneş gibi aniden doğdun içime.Yüreğim ateş gibi yanıyor,gözlerim güneş gibi parlıyor.Aniden içimi belirsiz bir mutluluk kaplıyor.Aklıma her gelişinde dudaklarım benden habersiz kulaklarıma varmış ve ismini yüreğimin yanğınının merkezinde yakalıyorum.Bir anda nedensiz sevinçlerim ,ümitlerim,hayallerimin,umutlarım oluveriyorsun.Kalbim senin için bütün vüceduma kan pompalıyor,damarlarım senin için kanı iliklerime kadar ulaştırıyor sanki.
     Kurak topraklarıma zamansızca yağan yağmur gibisin.Solmuş,kurumuş yüreğime yağmur damlaları çiteliyorsun.Ancak hava kapalı değil tam aksine aydınlık ve benim sararıp solan yüreğime yeniden can verdi.Bu yağan yağmurlar bir su kütlesi oluşturması gerekirken yüreğimi karıncalandırdı ve ardından yağan yağmur damlaları bir kor olup ateş gibi yanmaya başladı..Sararıp solan şu gönlüme aniden ışıl şaçmaya başladı.
      Peki ya sonra neden güneşimi benden alıp beni dondurucu soğuğa mahkum ettin?Şu garip yüreğimin nacizane ışığını benden alıp karanlığın kahredici boşluğunda neden beni çaresizliğe sevk ettin?Güneş gibi parlayan gözlerim yokluğunun verdiği acıyla su misali süzülüyor yanaklarımdan artık.Belirsiz mutluluklarım karamsarlığa  büründe sensizlikten.Yüreğime çiselediğin yağmur damlaları artık gözlerimden yüreğime süzülüyor sensizliğin vurgun saatlerinde.Sevinçlerim,ümitlerim,hayallarım,umutlarım yıprandılar onlar da benim gibiler.Bir yarısı karanlığın kahredici boşluğunda çaresizler.
     Üşüyorum;Bu üşümüşlüğüm fani bir üşümek değil.Sen benim güneşimdin gidişinle güneşim doğmamak üzere battı ve batışıyla beni dondurucu bir soğuğa teslim etti.Acaba şimdi bu halimi ögrensen geri gelir misin?Yeniden batan güneşimi doğurur musun?Elbette ki hayır.Çünkü sen bu durumu hiçbir zaman bilmeyeceksin.Sen güneşimdin ve benim güneşim bir daha hiç doğmamak üzere batmışken dönmen neyi değiştirir ki?
     Artık yüreğim kara bulutlarla kaplı  sürekli yağışlı sürekli kan ağlıyor.Karanlığımı haykırışlarımla daha da korkutucu hale getiriyorum.Dışarıda güneş doğmuş,hava çok güzelmiş tüm bunlardan banane ki.Benim güneşim batmış,yüreğim kara bulutlarla kaplıyken haykırışlarım bir şimşek gibi yüreğimi dağlıyorken pencerenin arkasında olanlardan banane.Gözyaşlarım ve tün bedenim yokluğuna isyan etmiş haykırıyor.
     Seni düşünerek yazdığım bu satırları okumaya cesaret edemiyorum.Şaşırttı mı sizi duyduğunuz bu söz?Şaşırtmasın!.Güneşsiz bir güne uyanmak ister misiniz?Zifiri karanlık bir gecede yüreğinizde ki yaşları bir nehir misali akıttığınız halde o yaşların yeniden yüreğinize döneceği bir geceye uyumak ister misiniz?Ya da yüreğimin üşümüşlüğünü onu yazarak unutmaya çalışırken yazdıklarınızı okuduğunuz da daha da dondurucu bir soğuk karşısında üşüyorsanız nasıl da cesaret edersiniz okumaya?En acı verici de ne biliyor musunuz?Onu delicesine sevdiğiniz halde unutmaya mahkum olmanızdır.Gidenlerin ardından yas tutmak,hiç dönmeyeceklerin yolunu bir umut beklemek ve ölenlere yeniden can veremeyeceği gerçeği karşısında eli kolu bağlı olmaktır severek unutmak.
                               
                                                      Şehri Altay

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: