Sen giderken, aşklar bıraktın geride&

Sen giderken, aşklar bıraktın geride…

Bende sarı gülleri çok severim, senin sevdiğin gibi… Sarı güler takmalıydın sarı saçlarına. Ne de yaraşırdı o naif, sevecen yüzüne.

Resmin tam karşımdaydı bugün, sarı güllerin hemen altında. Seni ilk tanıdığım yıllardaki gibi güzel, dik ve kararlı bakıyordu gene gözlerin.
Saçların hep aynı model. Sağ tarafı sarılmış yanağına, sol yan ise omuzlarında bukle ..

Artık sarı gülleri bir başka seveceğim bundan böyle. Senin için de koklayacak, senin için de seyredeceğim o güzelliği. Her sarı gül , bana seni bir kez daha hatırlatacak.

Biz , seni sevenler, senin kadınların seni yitirdik. Senin kalemini, senin o muhteşem beynini yitirdik. Senin, başkaldıran isyanlarına artık tanıklık edemeyeceğiz. 

Olsun, sen arkanda o kadar çok duygular yetiştirdin ki. Bilirsin, duygular çoğalınca aşka dönüşür. İşte. Sen giderken, aşklar bıraktın geride. Daima çoğalacak…

Aşkı öğrendi kadınlar senden… Birey olmayı, kendine, bedenine sahip çıkmayı öğrendi. Öğrendi ve öğretti erkeklerine..

Susmamayı öğrettin sen. Gerektiğin de çığlık çığlığa bağırmayı ve onuruna nasıl da sahip çıkması gerektiğini öğrettin kadınlarına…

İlk kitabını okuduğumda seninle daha tanışmamıştık. Ama daha o zamandan sevmiştim seni. İçimde biriktirdiğim isyanların, cümlelere dökülüşünü gördüm senle. 

Sen sesimiz oldun, gözümüz, kulağımız. İçimizde var olan, sindirilmiş gücü çıkardın yaşama. 

İlk kez, Bakırköy Kadın Sığınma Evi nin açılışında tanıştım seninle. Yanaklarımdan öpüp, kutlamıştın beni. Ne kadar mutlu olmuştum. Sanki, pirim den el almıştım. Gücün gücüme katılmıştı o an da.

Sonraları daha da yakınlaştık. Bir çok panellerde, aynı masada konuşmacı olduk seninle. Derginde yazmamı istemen, çıkan kitaplarımı tebrik etmen hep onurlandırdı beni, biliyorsun değil mi?

Seni en son, “Turuncu” dergisinin tanıtım kokteyl de görmüştüm. Hasta olduğunu ikimizde bilmeden, sohbet ettik ayak üstü. Gene beraberdik, hem de aynı dergide, kalemlerimizle…

Kısa sürdü heyecanımız. O acı haber dağılıverdi kara bulut gibi. İçimiz yandı işte o anda. 

Sen: pirim, silah arkadaşım, 
Sen, en güzel feminist kadın
Sen: Cumhuriyet tarihinden sonraki, tek devrimci kadın

Sen tüm kadınların adı, sen bizim duygumuzsun

Sen bizim sarı gülümüzsün…
Rahat uyu…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: