Karanlığın değeri

birgün yaşamaktan bıkmış bir şekilde balkonda oturmuş ve boş boş tabiatta olup bitenleri izliyordum seyrine daldığım kuşlar, çiçekler, güneş, gökyüzü,kelebekler hayranlık yaratmıyordu artık yüreğimde..herşey bana o kadar anlamsız geliyordu ki hayatta yaşamak ve yaşamamak arasındaki farkı çözebilmek şöyle dursun çözmeye dahi geömiyordu içimden.bu duygularla izliyordum hayatı.Saniyeler dakkikaları dakikalar da saatleri kovalıyordu,hayat zamanla yarışıyordu sankiderken hava kararmıştı kara bulutlar insanı ürkütercesine çökmüştü tüm şehrin üzerine.Gökyüzünü saran simsiyah bir perde inmişti tüm şehrim üzerine.Tüm kuşlar sessizliğe bürünmüş güneş yerini aya terketmiş ve hayatın tüm renkleriinen bu sabah perdeyle kaybolu vermişti herkezin bir yıldızı oldunu söylerdi babam ve birgün mutlaka can bedeli terk ettiğinde sahip olduğum yıldızın kayacağını kayan yıldızı gördüm benim yıldızımı arıyordu gözlerim.         Karanlık bende yeniden yaşama sevinini uyandırmıştı.sabah oluyordu.gün açmaya başlamıştı.güneş başını tıpkı ilkokul yıllarımda çizdiğim gibi başını çıkarıyordu dağların arasından.Meğer yaradanın bize sunduğu hayat o kadar yaşamaya değerdi ki bu güzellikleri bir kalem le silip atmak hiç dekolay değildiyaşama yeniden doğmuş gibi sarılmıştım o gece karanlık bana yaşamın güzelliklerini hatırlatmıştı BUGÜN YAŞIYORSAN BUNU ÇOÇUKLUK YILLARIMIN KABUSU OLAN KARANLIĞA BORÇLUYUM                    YAZAN: ŞEYDA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: