İyi Yıllar

Göktu Kara


Bir yıl daha bitiyor. Hayat yolculuğumuza bir yıl eksik olarak devam ediyoruz. Geriye dönüp baktığımızda bizde çıkan koku gül kokusu mu insanları mutlu eden, yoksa bir hiç mi?… Çıktığımız her basamakta öğreneceğimiz çok şey var, gönüllerini kazanacağımız bir çok insan..

” Bir yıl daha ölür gün batımında Düşerse bir karanfil “

yazgulu.com Eskiden kalem ustaları mürekkebin olgunlaşması için ilginç bir yola başvururlarmış. İyi bir mürekkebin binlerce kez çalkalanması gerekirmiş, ama bunu yapacak ne sabır ne de ayıracak bir zaman varmış. Yani meşakkatli bir işmiş anlayacağınız.

Kalem ustaları da bu güç işten kolay bir şekilde kurtulmak için testilere doldurdukları mürekkepleri uzun bir yola çıkacak olan kervandaki develerin boynuna asarlarmış. Böylece deve kervanı gidip tekrar dönene kadar mürekkep binlerce kez çalkalanıp en iyi düzeyine gelirmiş.

Bizlerde hayat karşısında aynen bu develerin boynuna asılı mürekkep dolu testiler gibi çalkalanıp duruyoruz.

Her saniye ruhumuzun olgunlaşması için çalışıyor.

Yaşamın farkında olanlar, kendini eğitenler, eğlenmesini bilenler, küçük şeyleri takıntı yapmayanlar bu hayattan zevk alırken tam tersini yapanlar kendileriyle boğuşup duruyorlar.

Su gibi akamayanın, rüzgar gibi esemeyenin, toprak gibi çiçek açamayanın, insanı sevemeyenin, kırdığı gönlü düzelteyemenin, yoksula el uzatamayanın, emeğe saygı duyamayanın geçirdiği saatler ölü saatlerdir.

Yaşamı anlamadan, zevk almadan yaşamak , sadece nefes almak ne acı..

“Günün birinde bir hattat, Mısır’ a gidecek bir deve kervanına devenin boynuna asılması için bir testi vermiş, bu testiye göz kulak olması için yanına yeni girmiş toy, aynı zamanda zeki ve becerikli bir delikanlıyı görevlendirmiş.

Ona demiş ki,” Bu testi senin her şeyin onu iyi koru. Döndüğünde testi ile birlikte seni görmek istiyorum.” Delikanlı da “Usta ! “diye seslenmiş, “Testinin içinde mürekkep olmadığını iyi biliyorum. Bu testiyi önemli kılan nedir?” diye sormuş. Usta da,” Döndüğünde görürsün” diye yanıt vermiş.

Neyse yolculuk başlamış, öğrenmeye meraklı genç, yol boyunca gördüğü ilginç ve farklı şeyleri not etmiş, duygularını yazıya aktarmış.

Merak bir girdi mi ruha insanı sürekli meşgul eder, rahatsız eder. Gencin de gözü her fırsatta hocasının emanet ettiği testideymiş. Bundan sıyrılmak için geçtiği yerleri daha dikkatli gözler olmuş, yörenin insanlarıyla haşır neşir olmuş, dillerini alışkanlıklarını kapmış, becerilerini öğrenmiş.

Nasıl mürekkep dolu küp her sarsıntı da mükemmelleşiyorsa gençte bu yolculuğun her saniyesinde, geçirdiği her badirede , her gözlediği ve öğrendiği şeyde daha olgunlaşıyor, kendine geliyormuş.

Dünyaya başka bakıyormuş artık. Yolculuğa başladığı kişi değilmiş artık.

Gel zaman git zaman kervan geri dönmüş.

Genç de çok merak ettiği testiyle birlikte ustasının yanına gelmiş. Usta derisi esmerleşen gencin gözlerinde güneş gibi parlayan ışığı görünce yolculuğun amacına ulaştığını anlamış, bundan mutlu olmuş.

Genç hattat, testiye büyük bir açlıkla bakarak ustasına, “Döndüğümde görürsün.” demiştin. Usta, masaya testiyi usulca koymuş ve geç hattatın gözleri önünde açmış. Testiden mis gibi bir gül kokusu gelmiş. Testiden çıkan şey gül yaprakları ve suymuş.

Geç hattat ustasının ne yapmak istediğini anlamış ve gülümsemiş.”

Bir yıl daha bitiyor.

Hayat yolculuğumuza bir yıl eksik olarak devam ediyoruz.

Geriye dönüp baktığımızda bizde çıkan koku gül kokusu mu insanları mutlu eden, yoksa bir hiç mi?…

Çıktığımız her basamakta öğreneceğimiz çok şey var, gönüllerini kazanacağımız bir çok insan..

Her gönül çiçeğinin yeni yılını kutlar, sağlıklı ve huzur dolu bir yaşam dilerim, sıhhatle…

Latest posts by ygafmin (see all)

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir