içimdeki çocuk

O kadar masum, o kadar savunmasızsın ki korkuyorsun. Belki de en çok benden. Sanırım hayatın bana verdiği acı tadı, benden çok sen hissediyorsun damağında. O kadar masum ve o kadar iyisin ki, kalabalıkta ve yalnızlıkta sana ve senin gözlerindeki umuda ihtiyacım olduğunu biliyorsun ve benimlesin.
Git dediğimde canın çok acıyor mu? –beni kendine benzetemesin, bu hayat seni hak etmiyor dediğimde? Ne kadar sabırlısın. Ağladığımı hatırlıyorum. O kadar çok ağlamıştım ki; bana –bak senin için bir gemi yaptım. İçine en çok sevdiğin ne varsa hepsinden bir çift koy ve ağlamaya devam et. Sana sus demiycem. Sen ağladıkça rahatladığını zannediyorsun ama ben biliyorum ki sen ağladıkça bu gemi yüzecek. İçinde en sevdiklerin, yelkenleri ise umutların. Dağın en üstüne yeni bir hayatın başlangıcına bu gemiyi götürmek istiyorsan biraz zahmet çekmelisin demiştin. Hatırlıyor musun bir keresinde de –Acılarını sevmelisin. Acı çekiyorsan bir şeyler için savaşıyorsun demektir. Dünya senin için acı olmasaydı o gemi hiç ilerlermiydi? Demiştin. 
İçimdeki çocuk büyümeyi düşündün mü hiç? Ne olur yapma. Sen büyüme. Belki biraz fazla oluyorum ama sen uyuma bile. Kışın karlar altında üşüdüğünü hissettirmeyen ağaç var ya o sensin. Nasıl ki ağaç kışa teşekkür ediyorsa, ona hediye ettiği bembeyaz elbise için. Sende öylesin. Bana teşekkür etmeyi senin teşekkürlerin öğretti. Tıpkı kin tutmamayı senin gözlerindeki bakışlardan öğrendiğim gibi. En sıkıntılı anlarımda yumuşak ve küçücük bir çift el yüreğime, kapkara gözler içindeki bembeyaz umutlar gözlerime ve tüm iliklerime işlerken; -Sakın unutma demiştin. Sakın unutma şuan seninle konuşken zaman nasıl geçiyorsa, bu sıkıntılı anlarda geçecek. Her geçen saniye seni sorunların bittiği yere, çözüme ulaştıracak. Arkana baktığında, dağın eteklerinde karıncalar kadar ufak sorunların olacak. Sen ise geminin içinde en çok sevdiğin her şeyden bir çift, yelkenler ise umutların. Sakın demiştin. Sakın sen yelkenlerini indirme. Senin geminin yelkenleri hep FORA olsun. Yeniden olmasını istemem ama sorunların dağa tırmanmaya kalkarlarsa sen hazırlıklı ol. Unutma ben hep yanındayım demiştin.
Sanırım her zaman olduğu gibi şimdide teşekkürü hak ediyorsun. Sen benim içimde, benim için, büyümemek için, her zaman yeniden doğuyorsun ya SAĞ OL. Bunu hep yap olur mu? İstersen arada bir 1 yaşına bas sana bir sürprizim var. Eğer 2 yaşına basarsan seninle çok güzel oyunlarda oynarız. Ama bu büyüme işini alışkanlık haline getirme olurmu? Beni ben olduğum için seven içimdeki çocuk; biliyorum biraz nankörce olacak ama seni hep benimle olduğun için seviyorum. Seni içime yerleştirene çok teşekkür ediyorum. Kırılmasan bir itiraf da bulunmak istiyorum. Seni yaratanı senden çok seviyorum. Teşekkürler. Beni anlayacağını biliyordum.

Hey oradaki! Yoksa siz hala içinizdeki çocuğun ellerinden tutmadınız mı?
Size bir dost tavsiyesi, hayata birde onun gözlerinden bakın. Yaşınız kaç olursa olsun hiç önemli değil.

Latest posts by ygafmin (see all)

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir