“HERŞEYİM”E…

Söz konusu seni ve sana yazmak olunca bir an nasıl da bocalar halde buldum kendimi. Sen deyince öyle çok duygu hücum etti ki üstüme bilemezsin. Önce koşulsuz, sonsuz bir sevgi ve güven duygusu geldi aklıma. Güven duygusunu ilk sende yaşadığımı, hala en çok sana güvendiğimi ve belki de hayatta güvendiğim için beni pişman etmeyen tek insan olduğunu anımsadım. Sen, kendimizi bildik bileli ne çok şey verdin bizlere. 
Ve bizler ne çok şey istedik, ne çok şey bekledik senden. Herkesten çok sen sevmeliydin, sen düşünmeliydin bizi. Bizler anlatmadan bilmeliydin her şeyi. Mutluluğumuzu, hüznümüzü, heyecanımızı, endişemizi, sıkıntımızı bir bakışta hissedip sormalıydın. Yok bir şey desek de üstelemeliydin, derinlere inmen, dinlemen, hak vermen, öğüt vermen gerekiyordu her seferinde. Gece gündüz demeden yılın 365 günü sen hep güçlü olmalıydın. Senin üzülmeye, sıkılmaya, kendini kötü hissetmeye hatta hastalanmaya bile hakkın yoktu. Zamanın da yoktu üstelik. Uğraşacaktın bizimle hem de öyle bir yıl, iki yıl, üç yıl değil ömür boyu uğraşacaktın. Birimiz doğrulurken diğerimiz devriliyorduk. Oğlun büyüyecekti, büyük kızın olgunlaşacaktı, fırtına dinecek ortancan durulacaktı ama ne zaman? Geçecek bu günler diye diye devirdin koca yılları. Hepimizi aynı anda mutlu edememenin sıkıntısını yaşadın bazı zamanlar. Birimizin ihtiyacı olup da fazlaca ilgilenecek olsan diğerimizin yüzü düştü. Nede olsa hepimizin limanı ortaktı, paylaşamadığımız anlar olacaktı. Yaşanılan her hayal kırıklığında, her yeni yıkımda ilk sana sığınıyorduk. Nasıl olsa arkamızdaydın bir şekilde, her şey bitse herkes gitse de sen oradaydın biliyorduk. 
Özgürlüğümüzü elimizden almamanı isteyip aynı zamanda sımsıkı sahiplenmeni bekledik, bencildik. Her dakika nefesin ensemizde olmamalıydı ama görüş mesafesinin dışına da çıkmamalıydın. Dönüp baktığımızda görebilmeliydik buradayım diyen deniz mavisi gözlerini. 
Bir solukta varabilmeliydik yanına çünkü her seferinde gelecektik, geldik de…
Param bitti dedik sana geldik, gücüm tükeniyor dedik sana geldik, endişe ediyorum dedik sana geldik. Başardığımızda, kaybettiğimizde, sevdiğimizde, sevildiğimizde, ağladığımızda, güldüğümüzde yine sana geldik. Tükeneni çoğaltmak, kaybolanı yerine koymak, var olanı paylaşmak hep sana düştü. Sizleri çok seviyorum, sizler benim yaşama sebebimsiniz dedin, daima yanınızdayım dedin, neyim varsa sizin dedin, doğruluktan vazgeçmeyin, dürüst olun, sevmesini bilin, insanlara güvenin, saygı duymayı öğrenin dedin. Tüm bunları başardığınız müddetçe hiçbir şeyden korkmayın ömrüm yettiğince arkanızdayım dedin. 
O kadar çok kimliğe bürünmeni bekledik ki senden, gerçekte kim olduğunu unuttuk bazen.
Sen en zoru başarıp hem anne hem de baba oldun bizlere. En önemli işin bizleri işlemek oldu. Sabırla, emekle, özveriyle hep kendinden vererek ektin. Ve bizler yaşadığı tüm acı günlere rağmen dimdik ayakta duran sevgiyle dolu üç koca yüreğiz şimdi. Bizler senin gençliğini feda etmekle kazandığın çocuklarınız… Ne yapsak ödeyemeyiz borcunu, tüm yaptıklarının karşılığında sana verebildiğimiz tek şey gönlümüz oldu. 
Yeter mi bilmem ama seni bu Dünya\’da ki her şeyden daha çok seviyorum baba. Babalar günün kutlu olsun, mutlu ol canım babaaaammm…

Tuğba İZGEL

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: