Hayatta hiçbir zaman hiçbir şey için geç değildir.

Mutsuz aşk sanıldığı kadar kötü bir şey değildir.Hayattaki en büyük yanlış hayatı ertelemektir.

Hayatta hiçbir şey özel değildir.Herkes bir şeyler yaşar.Aynı duygular paylaşılır.Aldatma,reddedilme,sevgi,aşk,doğum,ölüm…Herkes her şeyin bir tek kendi başına geldiğini düşünür…Oysa farklı zamanlarda farklı yerlerde aynı şeyler yaşanmaktadır.

Mutsuz evlilikler…Yarım kalmış aşklar…Sonra bir gün yeniden başlama çabaları…Bütün bunlar için ilk önce unutmak sözcüğünü öğrenmemiz gerekir..Yeniden başlangıç size zor gelse bile geçmişe sünger çekmek unutmak zorundayız.Hayat içinde hiçbir şey bir öncekinde yaşananları bilmek anlamak zorunda değildir.Dinlemek asla….. Ailem beni çok iyi yetiştirdi.Bizden beklenen şeyleri yerine getirmek iyi yetiştirilmek oluyor.Hayatından şikayet etmeye başladınmı sende tuhaflık var demektir.
Her zaman iyi bir anne olmalıyım.Evimi düşünmeliyim.İyi bir eş olmalıyım.Ama ya benim isteklerim.

Biz kadınlar hayatımızdaki pek çok şeyi hakimiyet altında yaşıyoruz.Hep başkalarına göre.Başka insanların,toplumun kadınlığımız hakkındaki yargıları bizi esir alıyor.Her şeyi mükemmel yapmaya çalışıyoruz.çünkü zorundayız.Kendimiz için bir şeyler yapmak bizi utanca suçluluk duygularına taşıyor.

Ama bizim ilk çözmemiz gereken ‘iyi olmak’yerine kendimizi iyi hissedebilmeyi sağlamaktır.İyi olma çabamız kendi varlığımıza acı ve rahatsızlık vermektedir aslında.Hayatımıza bir çok anlamsız kurallar getirilmiştir.Daima hanımefendi olmalıyız.Daima özverili olmalıyız.İlişkilerde her zaman alttan alan, yapıcı olan kadın olmalıdır.Kadınlar aldatıldıkları anda ilk sarfettikleri söz ‘ona karşı hep anlayışlı oldum.sesimi yükseltmedim,hep özel günlerini hatırladım,ağladığım zaman bile öfkemi yatıştırdım,bana ayırabildiğin zamanların dışında senden hiçbir şey istemedim,otoritene asla karşı koymadım’olur.

İnanın bana ben hiçbir erkeği suçlamıyorum,çünkü biz kadınlar kendi kendimize bütün bunlara sebeb oluyoruz.Çünkü hayatımızı bir tek kişiye odaklıyoruz.O olmazsa olmaz gibi davranıyoruz.Kendimizden uzaklaşıyoruz.Biz kendimizi sevmezsek birilerinin bizi sevmesini nasıl bekleyebiliriz.

Oysa hayatımıza yön versek ve iyi olmayı birazda erkeklere bıraksak nasıl olur acaba?Annelerimizin Hanımefendi ol sözünü koysak bir kenara…
Tüm gün evde onun için hizmet etmek yerine kendi zevkimiz için bir şeyler yapsak..Evliliğimizi onların yönetmesine izin vermesek..
Emin olun kendinizi çok daha canlı hissedeceksiniz.Varlığınızı farkına varacaksınız.Kendinize sahip çıkacaksınız.
Ve görüceksinizki onlar iyi olmak için çaba harcıyacak.

Düş kırıklıklarından sonra mutlaka kendimizi yenilemek zorundayız.Kendimize nefes almak için kısa bir zaman tanımalı,yaşadığımız ilişkilerde karşı tarafın değil bizim yanlışlarımızı düşünmeliyiz.yaşamdan hiçbir zaman korkmayalım.Yaşam o kadar uzundur ki…Kullanmasını bildiğimiz sürece…Hayatımızda her zaman yeni bir gün olcaktır.Yeni ödüller verecektir bize….
30,40,50,70….Hayatta her yaş o kadar güzel ki..
kendimize en doğru insanı bulana kadar her çiçeğe konabiliriz.Bu zaman yitirmek değildir.Yada üzülmek için yeni bir neden…Bu hayattan zevk almaktır..Yaşamda her şeyin iki yüzü vardır.
Gelecekten hiçbir zaman korkmayalım.Yeniden başlamaktan….Hayattta her zaman kötü şeyler olabilir.Ama bu yaşamı zehir etmek için bir neden değildir.Savaşmak gerekir.Aşk ve sevgiyle ilgili her şey için yorulmak gerekir.Ve inanın buna değer.

Kötü deneyimler her şeyin sonu olmamalı.Ne yapabildiğimizi gösterelim.Yaşamın bize sunduğu her şeyi keşfedelim.Bütün duyguları yaşayalım.Hayatla eğlenelim,kendimizle eğlenelim.

Hayatı ertelemeyelim….
Yazar:?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

two × 2 =

%d blogcu bunu beğendi: