HALBUKİ

halbuki ne kadar çok isterdim; kışın iyiden iyiye bastırdığı şu akşam saatine seninle bakabilmeyi..
ne kadar da çok isterdim sana nasılsın diyebilmeyi…
senden haber almayı..
saatime bakıp; dershaneden çıkmış olmalı diye gülümseyebilmeyi.
sende anlam kazanan cümlelerimin öksüzülüğünde ne kadar çok isterdim seninde benden yana cümleler kurmanı
istemedin
olmaz dedin
en içimde olduğun bir günün bir yerinde vazgeçtin benden dedin..
ya sonra dedin en sende olduğum bir anda..
ve yine karanlığın ben burdayım dediği bir saatte sana yazmaya çalışıyorum pişkinliğimin bir yerinden..
dibe vurduğumu
yoluna çıkan olduğumu hissederek yazıyorum..
daha doğrusu yazmaya çalışıyorum çalakalemde olsa…
kardelenerin ikliminin bu kadar kısa olduğunu bilmiyormuşum meğer..
halbuki ne kadarda isterdim her mevsimde açıvermesini kardelenerin..
bir rüya gibi gelip geçtin işte
halbuki 
demiştim sana bir gün yüreğinde uyuya kalırsam sakın uyandırma beni diye…
olmaz diye uyandırdın beni bedenimi sarsarcasına
git der gibiydi gözlerin yüreğine inat..
halbuki ne kadar çok isterdim yüreğinin bir yerinde
üşümeyi
ürpermeyi…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: