Ben senim…

Hani bir nefes alıp bırakırken gözün dalıyor ya karşılara. O an bir şeyler düşünüyorsun ya. Aniden… Elindeki yüklerle kapıyı açık bulup eve girdikten sonra kimsenin olmadığını fark ediyorsun ya evde. Ne tür olursa olsun bir boşluğa bakıp atlama hissi yaşıyorsun ya birden. O an aşağı düştüğünü düşünüyorsun ya. Sınıfta herkes bir şeylerle ilgilenirken sen o herkesi izliyorsun ya. Başını yastığa koyduğunda gözlerini bir türlü kapatamıyorsun ya. Geceleri saatte bir uyanıveriyorsun ya hani. Sabah uyandığında aynanın karşısında “yine mi?” sorusunu soruyorsun ya kendine. Yanından geçen insanların senin hakkında ne kadar aşağılık olduğunu düşündüklerini fark ediyorsun ya. Gülüşüyorlar ya hani yanından geçerken. Yine de önüne bakıyorsun hani…

Bir şeyleri en yakınındakilere bile anlatamıyorsun ya. Herkes bir şeylerini sana anlatmak için can atıyor ve etrafa gülücükler saçıp “iyilik meleği” modundan düşmüyorsun ya. Bir türlü “hayır” diyemiyorsun ya etrafına, kimseye… Gidenlere “vardır bir bildikleri” deyip susuyorsun ya yine de. Bir annenin küçücük bir çocuğu yolda dövdüğünü görüp içleniyorsun ya. Başka küçücük bir çocuğun koca bir adamlığa soyunduğunu görüp bu dünyaya küfürler savuruyorsun ya hani. Koskoca adam dediğinin bir kadını sinsice takip ettiğini ve ona elini sürmeye çalıştığını fark ediyorsun ve hiçbir şey yapamayacağını düşünüp korkuyorsun ya sen de…

İşte böyle zamanlarda beni yanında hisset.

Çünkü ben de böyle şeyler gördüğümde ve hissettiğimde seni yanımda hissediyorum.

Ben kim miyim?

Vicdanın

Gözlerin

Kulakların

Sevgilin

Dostun

Ben senim…

Ecem Zengin

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı buraya girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir