Ankara

Siz hiç gri bi şehir gördünüz mü..Gökyüzüne baktıgınızda hiç mavilik görememek ne demektir biliyor musunuz ..Yada soluksuz kaldıgınızı kimseye söyleyememek ne demektir..Bürokrasinin çığlık olup bi milletin şah damarına yapıştığı coğrafyalarda iklimin nasıl bi günde karasaldan ılımana,ılımandan kutup iklimine geçişini ankarada yaşamayan bilemez..

Büyük umutlar tam ankaraya göredir çünkü ankara büyük umutların cinayetinde daha başarılıdırKatliamlar şölendir,insanlar şölenlerde yas tutar alkışlayarak..Sisteme kayıtlı tüm düşünce yapınızı silmeyi hedefleyen bu gri şehre siz ne yaparsanız yapın yaranamazsınız..

Gitmeyen bilemez,alt tarafı bi şehir ne kadar kötü olabilir ki diyenleri duyar gibiyim..Bir caddenin insanı yuttugunu biliyorum ben,girince bambaska biri oluveriyorsunuz,hani şu toplumda pek yyaygın,tikylerden..Hani düşük bel kot pantolonun içinde bir karış bacakları varmış gibi görünen koltukaltında emanet minnacık çantalı,sarı röfleli fönlü hatunlardan yada,eski carıkları andıran rengarenk ayakkabılı,jölenin tüm akışkanlığını gösteren parlak kafalı kasıntı adamlardan..Bu cadde meşhur tunalıhilmi caddesi..Arjantin caddesinin kesiştiği Ankara’nın ilk önemli caddesi..Eskiden en yeni kıyafetlerin görücüye cıkartıldıgı,en leziz yemeklerin sergilendiği,en moda giysilerin satışa sunuldugu yerler şimdi bir kısır döngünün kucagında yokoluşa,tükenişe sıralanıyor hatta..Korkuyorum kugulu parkta hiç kugu kalmayacak diye,gercekten korkuyorum sehrin göbegindeki tek yeşil alan botanık parkada gri bloklar dikecekler diye..

Geceleri cıglık cıglıga publarda eglenenlerin gündüzkü mazbut memurlar olduguna kim inanır..Sedat bey iki çocuklu Sedat bey 10 yıllık memur hayatında bi kez bile karısına ihanet etmeyen Sedat Beyin cocuklarına ve karısına baska bi erkekle ihanet ettiğine kim inanır..Evli barklı geckin kadınların küçük erginleri yoldan cıkardıgına..Sokakları arşınlayan liseli kızların okuldan baska heryerde boygöstermesine..Okula gelmediği halde geldi görünen necla ögretmenin baş savcı kocasının ona torpil yaptırdıgını kima ispat edebilirsiniz ki..100 kontore,bir kot pantolona yarınlarını satan yürekleri minik avuclarından bile daha çelimsiz küçük kızları..Okullardaki çıkmazdan kimin haberi var yada haberi yokmuş gibi davrananlar kim..Paralı okullarda okuyan ögrencilerin artıkları ile beslenen büyük yolsuzluklara..iltica denen çelişkide hergün vatanı satan satışa çıkaranlara resmi evrakları verenler de bizden birileri..

Ve biz bunca olan bitenin ortasında yaşarken,seyretmekten aldıgımız keyfi birgün bizim basımıza gelmeyecek felaketler olduguna inandırdıgımız beynımızın gölgesinde izlerken,hiç düşünmüyor muyuz ki,ülkenin yönetildiği bir başkentin en cok yanlışlıgı rahmınde tasıdıgını ve hergün yeni mantık dışı birşeyin hayatımızda can buldugunu..

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: