AKILLI SEVECENLER,DÜŞSELLİKTE GEZİNENLER

Sevgiye açık insanlarız elbette…Fakat bütünsel bir savaşımız var…Hayat bütünsel savaşlardan ibaret…Gözlerimizde yaş,kalbimizde telaş…Buruksu bir sesleniş var…Neden?Çok sevdiklerimiz terk mi etti?Gülüşlerimiz ne de çabuk bitti?Çocuksu oyunlarımızın yerini hangi maskeli oyunlar aldı…?

Gidenler oluyor,kalanlar gidenleri aratıyor…Kalanlar gitmeyi seçiyor,yüreğimiz telâşla örseleniyor…Kalanlar da gittikten sonra kimler gidebilecek,gidecek biri daha kaldı mı?Kırıyor,kırılıyor,incitiyor,yara alıyor,yaralıyoruz…Hayatın felsefesi bu;cezalandırır,ya da ceza alırız…Bu bütünsel savaşta benliğimizi unutmamak en güzel mükâfat…Sevgiyi seviyor muyuz,sevilmediğimizi mi düşünüyoruz?Hangi ara gözlerimizdeki yaşlar kinle doluyor?Çok sevdiğim birkaç insan vardı,nefrete eğilimli bir yürek olunca arada sevilenler de darbe alıyor,kinle nefret paslaşınca sevgi sadece seyredalıyor…Gittiler…Adlarını açıklamaya lüzum var mı?Onlar sadece gitmeyi seçenlerdi…Biletsiz bir yolcu…Hevesli bir gönüllüydüm,”git”demek için…Çok sevdiğim birileri vardı alın yazısı mıdır bu,seçim dolu bir yazı mıdır bilmiyorum…Fakat şuna inanıyorum hayatımız sadece “kader”den ibaret değil…Seçimlerimizden ötürü bir hayatımız da var perdeyi aralamamızı sağlayan…işte burada ya cezalandırıyor,ya da ceza alıyoruz,seçimlerimizle ışık oluyor,ya da karanlığa gömülüyoruz…

Salıncakta sallanılan o günler,söylenilen şarkılar geride kaldı,çocuksu aşklar,çocuksu gülüşler,sevebilme yetisi askıya alındı…Kara bir duvar örüldü,kirli sayfalar pabuç bırakmıyor temizlenenlere…Ben bir akıllı sevecendim,sevdiklerimi boğar,sevmediklerime söver,öylece gezerdim…Düşselliğin sınırını zorlar tek başıma kapıyı açıp girmekten korktuğum için yanımda birilerini isterdim…Gönderdiklerime,gidenlere kızmıyorum artık…Farketmeden onları geçmişimin o serin,bir o kadar derin esiveren rüzgârına hapsetmiş,ezalı günlerden de hediye paketi vermişim…Şimdi ne yapıyorlar ne ediyorlar bilmiyorum…Bilmeyi istiyor muyum,yoo…Derin bir yerlerde kalıyorlar,hadise nihayetinde.Lâkin unutmayı seçmekle,hatırlamayı hatırlama arasında fark var…Unutmayı seçersek;hatırlamayı kolaylaştırır,hatırlamayı hatırlarız…Unutmayı unutursak,hatırlamayı unutur,sevme eyleminin en gülünç rengine kaçarız…Çocukluğumun en derin köşelerinde,anı defterimde birkaç sevdiğim kaldı,geçmişte çok sevdiğim,gitmelerini istemezken biletsiz bir yolcu olarak gönderdiklerim…Yapmak zorundaydım bu da bir seçimdi,hayırlı olan bir seçim…Şimdi kalsalardı “ben”ben gibi yaşayamazdım…Esir olmuş bir köle,sevmeyi seven fakat sevilmediği halde seven…Başka gözleri,başka yüzleri unutmuş kibirden uzak bir sevecen,akıllı bir sevecen mi?Buna gülünür işte!Akıllı sevecenler ömür telâşında sevdiklerine kalplerinin anahtarını teslim etmezler,o anahtar bir köşede kalır içeri buyur eder,sevgiye verecekleri emeğin yarısını feda ederler…Kibirli sevecenler sever görünür lâkin adlarından başka hiçbir şeyi akıllarında tutup doyasıya “sevdim”diyemezler…Derler mi yoksa?Kanıyor yaram…Yaram kanıyor,merhemi çok uzak diyarlarda sanki hala bana sesleniyor…Yaralarımla büyüdüm şimdiye kadar,kabuk bağlayana kadar “yara”olarak gördüm,”yara”olarak yaşattım,merheme ihtiyaç yok!Asil bir sevecenim ben,asil bir seven…Soylu dilencilerime son bir sözüm daha var;dilenirken soyluluğunuzu katmayın,gözümde daha bir küçülüyorsunuz…Nefreti iki adım ötem de tutuyorum,arkama dönüp atacağım ve tutan yalnızca sizin kibirli yüreğiniz olacak…Benden size son bir armağan…Heeey soylu dilenciler;gülümseyin,asilliğim size en büyük darbe,bana en büyük mucize…Mucize bir hayatım var benim;sizi benden uzak,beni sizden çok uzak tutan…Asil sevenlerimle mutluyum ben…Dileğim;hüznünüzün yüzünüze bulaşırken ki hâlini bir kez daha görmemdir…Bana gülümseyin,çünkü soylu dilenciliğnizi yüzünüze vuran tek asil seven benim!Başkaları soyluluğunuzdan bahsederken ben size hep gerçekleri söylemekteyim…Kahretsin doğruluktan çıkamayan bir yüreğe,”yalansın”diyemezsiniz…;)

Dilara AKSOY

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: