AĞLAMAK

 ağlamak

Bilir misin yalnızlık ne demek?
Bilir misin yıldızlardan medet ummayı?
Uzattın mı elini bir yıldız boyunca, belki tutarım diye farkında olmadan?
Uykusuz kalmayı bilir misin sabaha kadar?
Hiç küstünmü hayata? Aslında kendindir küstüğün küçüğüm.
Kapatıp gözünü hayaller kurduğun oldu mu geleceğe dair?
Bazen küçük bir masumiyet belirir tebessümünde, bazen gözünde hırçın bakışlar.
Kızdın mı kaderine günlerce? Kendini tanımadığın oldumu hiç?
Bazen cesaret edemeyen konuşmaya ve bazen de hiç susmayan sen;
Sevdin mi Birini? Her yağmur yağışında saatlerce bekledin mi sevdiğini pencerenin önünde?
Bir yudum sevgi dilediğin oldu mu sert bakışlardan, yaslanacak bir omuz aradın mı?
Birden güldüğün oldumu sebepsiz? Her şiirde kendinden bir şeyler bulmadın mı?
Rüyalarda yaşadığın oldumu hayatını, istemediğin oldumu uyanmayı?
Baktığın ama göremediğin oldu mu etrafı? Ufak bir sorunu büyütüp ölmeyi istemedin mi hiç?
Sebebini bilmediğin bir ağırlık çökmedi mi üstüne?
Büyüdüğünü fark edip zamana düşman oldunmu?
Hecelerin az geldiği, kelimelerin yetmediği oldumu duygularını anlatmaya?
Ağladığın oldumu sebepsizce sabaha kadar?Belki sen ağlamayı bilmiyorsundur, sevmeyi bilmediğin gibi!
İKİ DAMLA YAŞ DEĞİLDİR AĞLAMAK!
Önce hüzünlenmek, sonra düşünmek, hayal etmek, anıları yaşamak büyük bir özlem o küçük oyuncak bebeğe sarılmak,
İşte budur; AĞLAMAK VE YALNIZLIĞI YENİDEN YAŞAMAK!

Ahmet KARAKAŞ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: