Sevdalım

 

Sessizliği taşır bağrında,
Bir tutam hasret,
Ve;
Fırtınaya tutulmuş düşünceler..
Hiç izi yok artık,
Mutluluk sarhoşu sevişmelerin kuytularda..
Yarım kalmış bir sevda,
Ve;
Yokluğunun delisi geceler..
Nasıl da tiryakin olmuştu bu kent

Seni karşılıyor sanki yine
Alaca karanlığında kentin ışıkları,
Köşede küçük simitçi çocuk..
Telaşlı küçük adımlarını,arnavut kaldırımları
Günaydınlar dallarını eğen ağaçlardan yine senin için..
Ve sabahçı kahvelerinde radyolarda hüzün şarkıları..
Nasıl da tiryakin olmuştu bu kent…

Ardında bıraktığın kokunun hatırına
Tebessüm etmesi mahzun papatyanın,
Öfkesini içine atması sokakların,
Unutulmanı istemediğinden
Her köşe başında karşıma çıkması hatıraların,
Gidişinle artık duran zamanın,
Hepsi,her şey senin için.
Nasıl da tiryakin olmuştu bu kent..

Kıskanmayı öğretti yokluğunun zamanlarından seni,
Ve sevmeyi,
Korkusuzca,fütursuzca,delicesine..
Bir nefes kadar ihtiyaç olduğunu,
Ayrılığın,hasretin insana nasıl koyduğunu..
Nasıl,
Nasıl da tiryakin olmuştu bu kent,
Ah sevgili,
…………….ya ben …

Çınar GÖLE

Latest posts by ygafmin (see all)

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: