ÖĞRETMENLİK

Yazar Kadir Durak
KAYNAKTAN DERYA’YA

öğretmenlik

Öğretmenlik En Kutsal Meslek Öğretmenler En Değerli İnsanlardır
Öğretmenlik mesleği en kutsal meslektir. Bu mesleği seçenler toplum içindeki en seçkin insanlardır.
Bilgileri, seviyeleri, davranışları, kaliteleri, karakterleri, ahlakları ile örnek insanlar eğitimcilerdir.
Eğitimcilerimiz, öğreticilerimiz içimizden birileridir. Onlar da bizler gibi insandır. Onlarında bir çok problemleri, dertleri, sıkıntıları, hastalıkları, hastaları bakmakla mükellef oldukları insanları, sorumlu oldukları insanlar vardır. Onlar eğitimciliklerini yürütürlerken; dertlerini unutup evlatlarımızı kaliteli, bilgili ve ahlaklı yetiştirmek için gayret ediyorlar.
Okumayı, yazmayı, tarihi, yer yüzü şekillerini, denizleri, ağarların adlarını, gölleri, kaynakları, ürün adlarını, kollektif çalışmayı, cumhuriyeti, bayramları, anma günlerinin önemini, ecdadımıza saygılı davranmayı, bildirge, beyanname düzenlemeyi, acil müdahaleyi, bordro tanzim etmeyi, envanteri, değerlemeyi, bütçeyi, hukuki düzenlemeyi, yönetim şekillerini, dinler tarihini, meshepleri, dinin gereklerini, ahlaklı toplum olmayı, kaliteli insan olamyı, gökyüzünü, yer altı zenginliklerinin önemini, kültürü, edebiyatı, adabı, edebi, kurallarla yaşamayı, rütbeleri, unvanları, islamı, imanı, kutsiyeti, ciddiyeti, seviyeyi, kaliteyi, ahlâki değerleri, konuşmayı, yürümeyi, karakteri, samimiyeti, yalan söylememeyi bizlere öğreten öğretmendir. Bizler o büyük insanlara karşı hak ettikleri değerlerini veriyor muyuz?
Onlara saygılı mıyız? O insanlara eleştirilerimizi yaparken ölçülü davranıyor muyuz? Onlara karşı davranışlarımızda takiye yapıyor muyuz? Yürekten değer verebiliyor muyuz?
Dün bizleri yetiştiren insanlarımızı unutarak vefasızlık yapmadık mı? Tükenmiş bir devleti yeniden hem de güçlü bir devleti inşa eden devlet büyüklerimizi bile yetiştiren bu değerli insanlar ile ilgili eylem ve söylemlerimizde ne kadar insaflı davrandık? Dünümüzü unutmayalım diye çaba sarfeden bu değerli insanlarımızın kıymetini bilmek zorundayız. Onlar bizlere devlet ve millet olmanın önemini anlatmaya çalışırlarken, onlar bizlere hayatın evrelerini öğretirlerken kendi dertlerini, sorunlarını, problemleriniş, hastalıklarını ve hastalarını bakmakla mükellef oldukları insanlarının dertlerini bile görevleri esnasında hissettirmeden çalışmıyorlar mı? Bu kadar değerli olan bu insanlarımıza sadece ve sadece insaf ve izan ölçüleri ile davransak o bile yetecektir.
Bir insana yardımcı olmak isteyen eğitimciyi bile acımasızca eleştirmiyor muyuz?
Bunların da taksitleri var, ev kiraları var, yol ücretleri var, evlerinin iaşe ihtiyacı var, onların da tv seyretme hakkı var, onlarında evlerinde elektrikli ev eşyaları olması gerekiyor. Onlar bu eşyalarını temin edrelerken elbette hepimiz gibi ücretini ödeyip almaktalar. Onlarında geçim sıkıntısı var.
Bir çoğu ailesinden, evladından uzaklarda görev yapıyorlar. İşlerine gidiş, dönüşlerinde uzun mesafeli yolculuk yapmak zorunda kalanları var. Düzgün ve dürüstçe görevlerini yaparlarken keyfi tutum ve davranışlara mazur kaldıkları, haksızlığa uğradıkları, iftiraya uğradıkları oluyor. Her hangi bir eğitimcinin yapmış olduğu aşağılık bir davranış da bu mesleğin bütün insanlarına mal edilmesi mümkün değildir. Sadece şurası da muhakkak ki; bu meslekte hatalı davranan, haysiyetsiz ve şerefsizce davranan, seviyesiz, karaktersiz, ahlaksız davranan olunca derhal meslekten ihraç edilmesi gereklidir. Bu karar da o mesleğin fedakâr insanlarınca alınabilmiyor. Bu durumda yönetimlerin kararklarının son derece radikal olması gerekir ki; bu meslekte görev yapan insanların hepsine mal edilmesi gibi bir hastalığa bulaşılmasın. Bir eğitimci bu güzide mesleğin yapısına konumuna aykırı davranış gösterince veya böyle bir davranışa meyledince; derhal meslekle alakası kesilmelidir. Bunun nedeni gayet basittir. Bizim insanlarımız değerlendirme yaparken bir kişinin hatasını bütün bir topluma mal edebiliyor. Bir de; öğretmenlere bizler geleceğimizi güvenerek emanet ediyoruz. Toplumun en saygın mesleğin değerli insanlarını karalamaya, onların kalite ve seviyelerine karakterlerine, şahsiyetlerine gölge düşürmeye hiç kimsenin hakkı yoktur.
Böyel bir durum vuku bulduğu zaman bütün velilerin ayağa kalkması ve şerefsiz davranan anlaşılınca derhal işten el çektirilmesi sağlanmalıdır. Bu meslek hata götürmez. Hata yapan olunca da sonuçlarına katlansın.
Evlatlarımız kendimizden çok öğretmenlere güveniyoruz. Tereddüt etmeden öğretmenlerimize evlat teslim ettiğimize göre bu meslek içinde bulunup da; bu kutsal mesleğe yakışmayan eylem, söylem, tavbır, davranış içinde bulunan olunca o kalitesiz haretek içinde olanın meslekten alakasının kesilmesi için tepki göstermemiz en doğal hakkımız olur. Bunu bütün değerli öğretmenlerimiz takdirle karşılarlar. Hiç değilse böyle olunca kaliteli karakterli mesleğinin gereği için fedakarca çalışan cefakar değerlerimizin kötü anılmaları da önlenecek, bir kişinin yaptığı hata da bir topluma mal edilemeyecektir.
Peki buraya kadar bu kıymetli insanlarımızın özverili çalışmalarından bahsettik de; bu insanlarımıza karşı devlet olarak acaba neler yapılmıştır..
1_ Su, elektrik ve telefon gibi hizmetlerinde KDV sübvanse uygulaması olmalıdır.
2- İşlerine gidiş ve dönüşlerinde kamu araçlarına ödeyecekleri yol ücretlerinden tenzilatlı faydalandırlımalıdırlar.
3- Tarihi niteliği olan yerlere ziyaretleri esnasında ücretsiz faydalanmalıdırlar.
4- Sosyal güvenlik hizmet sürelerinde yıl bazıında 90 gün ek yıpranma hizmet sürelerine eklenmelidir.
5- Meslek tazminatı ve risk tazminatı ile yılda en az dört kere ikramiye ödeneğinden faydalanmaları sağlanmalıdır.
6- Her hangi bir nedenle kredi kullanacakları zaman faiz indirimi, fon veya damga vergilerinden muafiyetleri sağlanmalıdır.
7- Görevlendirmelerde; ailevi durumları, sosyal konumları dikkate alınarak yapılmalıdır.
8- Ek ders talebinde bulunmayan öğretmene ek ders uygulamasına son verilmelidir.
9- Ders saatlerinin doluluk oranları tamamlandıktan sonra ek ders uygulaması yapılmalıdır.
10- Kreş, ana okulu ve diğer öğrenimlerde bulunan çocukları için; eğitim katkısının ayni veya nakti olarak uygulanması yapılmalıdır.
11- Yönetimde bulunanlar; nedeni ne olursa olsun bütün eğitimcilere davranışlarında eşit olmak zorundadırlar.
12- Öğretmen korkuyor hatalı yapılan işlere bile karşı çıkamıyor görüşünün derhal sonunun gelmesi sağlanmalıdır. Bunu sağlayacaklar yöneticilerdir.
13- Müfredat programına uygun olmayan uygulamaya karşı çıkan bir öğretmeni kara listeye alma gibi basit olan davranışlardan derhal vaz geçilmelidir.
14- Eğitimlere de birim amirlerinin katılımları gerçekleşmeli ve onların katılımları sonucunda hazırlanacak olan kitaçıklarla da diğer bütün öğretmenler bilgilendirilmelidirler.
15- Okullarda dönemler için düzenlenen toplantılar sadece öğretmenin kendi okulunda o da o okulun yötecisi tarafından yapılmalıdır. Müfredat programının genel hükümler bölümünde bu durum aynı burada denildiği gibidir. Burada müfredat programına uyulması yeterli olacaktır.
16- Okul aile birliği toplantıları okul yönetimi ve okul aile birliği yönetimince yapılmalıdır.
17- Okula veliler toplantı dışındaki zamanlarda geliyor ise; sadece okul yönetimince görüşmesi sağlamnmalıdır.
18- Okulda öğretmenin eğitim sırasında sinirlerini gerecek her türlü (okul içi, okul bahçesi ve okul bahçesi) davranışların sonunun getirilmesi gerekmektedir. Bunu da sağlayacak okulun yönetimidir.
19- Öğretmen ücretlerinin aynı katagoride değerlendirilen eşdeğer ücrele çalışan bir memurun ücretinin en az % 30 daha fazla olması için en seri bir şekilde çalışma başlatılarak karar alınmalıdır.
20- ekonomik olarak bir öğretmenin ek bir iş yapması kesinlikle yasaktır. Bunun tespiti halinde meslekten kesin olarak ihraç edileceği kesin olmasına rağmen; öğretmene daha fazla ücret ödenerek hiç değilse ek bir iş yapmak için de hem yıpranmasının önüne geçilsin, hem daha zinde eğitimciliğini yürütmesi sağlansın hemde eğitimcilekten arta kalan zamanında sorumlu olduğu ailesine daha fazla zaman ayırması sağlanmalıdır.
BU ZAMANA KADAR YAZILARIMDA BEN EĞİTİMCİLERİ HEDEF ALMADIM. BİR ÇOK EĞİTİMCİMİZ BİZZAT BANA GELEREK BU MESLEKTE HATA YAPAN VAR İSE DERHAL MESLEKTEN İHRAÇ EDİLMESİ GEREKİR. bU KUTSAL MESLEĞİ KARALAMAYA HİÇ KİMSENİN HAKKI YOKTUR. DEMİŞLERDİR. bİZ DE KALİTESİZLİKLER YAPILIYOR BUNLARA SON VERİLSİN DİYEREK ELEŞTİRİLERİMİZ İFADE ETTİK.
GÖREVLERİNİ LİYAKATLA, FEDAKARCA YERİNE GETİREN BÜTÜN ÖĞRETMENLERİME SAYGILARIMI SUNUYORUM VE ŞUNU DA İFADE EDİYORUM Kİ; KESİNLİKLE 2007 YILI BÜTÇELERİNDE YUKARIDA İFADE ETTİĞİM AYNİ YA DA NAKTİ ÜCRET ARTIŞARINA YANSIYACAK ÇALIŞMALARIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIMI DA SİZLERE DUYURURUM.
CAN EVLATLARIMIZIN BAYRAMLARINI KUTLARKEN… BU BAYRAMI DA ÖĞRETEN ÖĞRETMENLERİMİZE NE KADAR SAYGI GÖSTERSEN YİNE DE AZDIR.
SAYGILAR SUNUYORUM.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 × 2 =

%d blogcu bunu beğendi: