NİDA

Karanlığa meydan okurda sessiz feryadım!
Kendi kendine yanıp söner; tezat yaşantım.
Bir kervan ararım istikametim zirveye…
Yavan kalırım bir dost bulamazsam bu demde.
Ravza-ı mutaharrada nurdan bir ışıltı.
Unutulmuş sünnetten kalp gözüme fısıltı.
Muhabbetin sağında merhamet.
Sol yanında ise adalet.
Yaşantıma girerse bu adet.
Gönlüm çeker mi hiç sefalet.
Ağzında ki lokmayı kıskannayan bir gönüldaş.
Çorak gönlümü serinletecek bir gönüldeş.
Başak başak sadece adalete eğilen baş.
Irmaklardan çağlayan merhamet demine eş.
Bir keskin nida geldi ney(in) soluğundan!
Ah!eden nefes darlığım müsade etmedi.
Gönlüm ancak inci inci kelimeler dizdi.
Bir türlü düze inmedi ki bu yokuştan.
Ne güzel muhabbetin doruğuna ulaşmak.
Kurdun mu gönül sarayını paylaşarak.
Çok kolaylaşacak viraneleri yıkmak.
Nasip olmasada niyetide aynı mükafat.

Gökhan Er

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

twenty + eight =

%d blogcu bunu beğendi: