Ne Oldu

Dağı duman dünyanın, iki yüzlü işine, 
Hakikat bir yüzümle, çattım ise ne oldu, 
Bura hakkın yeridir, berhavanın işi ne, 
Leb sokakta leblebi, sattım ise ne oldu. 

Toprağı taşı yalan, dağları yalan dünya, 
Ekmeği aşı yalan, bağları yalan dünya, 
İki göz yaşı yalan, ağları yalan dünya, 
Her nefeste merhamet, yuttum ise ne oldu. 

Ne usta var ne çırak, ortada kaldı keser, 
Testere seksek oynar, körebe tahta küser, 
Her yanda kahbe rüzgar her yandan kahbe eser, 
Sam yelinde gülleri, tuttum ise ne oldu. 

Ömür yutan mevsimler, ne bahardı ne yazdı, 
Düşü gece sevdamın, umutları beyazdı, 
Kazma kürek korkular, kudrete mezar kazdı, 
Her birine kefensiz, yattım ise ne oldu. 

Kelamla tevil olmaz, yürünür hak hak ile, 
Ne eder gölü ördek, avunur vak vak ile, 
Karga bile eminken, sesinden gak gak ile, 
Söze sultan bülbülüm, öttüm ise ne oldu. 

Rızkı ölüm yerlerde, çifte tuzak kurdurdum, 
Akrep yılan geçerken, canevinden vurdurdum. 
Vel hasıl kahbe çarkı, döner iken durdurdum, 
Haklı hakkın meydana, attım ise ne oldu. 

Koç yiğitler şahlanıp, kahramanca! pusarken, 
Hazmı iffet olanlar, sözü özü kusarken, 
Güle esen sam yeli, kahbe rüzgar susarken, 
Varıp tozu dumana, kattım ise ne oldu. 

Herkesi yolda bilip, kendime yol buyurdum, 
Taşa tohum ektiler, toprağımla doyurdum, 
Uykumu dahi bile, tomurcukta uyurdum, 
Bir gece de hasada, yattım ise ne oldu. 

Mansur derki devrimin, gelsin çakıl taşları, 
Tane tane örülsün, duvar olsun başları, 
Gayrı beni götürün, muzafferin kuşları, 
Canan ile vuslata, gittim ise ne oldu. 

Mansur İlhan Yakar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fourteen + 3 =

%d blogcu bunu beğendi: