MEHDİ KONUSU

Yazar Mansur İlhan Yakar
İslamın doğuşundan başlayarak, günümüze kadar uzanan Mehdilik iddiası, son zamanlarda da çeşitli platformlarda yerini almış bulunmaktadır.Yıllardır kitap kurcalayan bir divane olarak, bu zaafiyet karşısında susmak kalem ve kelam ehline zül olsa gerektir.

Bu nedenle Mehdi konusunda bilgisi olmayan ve hatta Mehdi’nin kim olduğunu bilmeyen kardeşlerimize malumat vermek, onlara izan ve feraset edinme de yardımcı olmak için yaptığım bu çalışmayı, ilgilenenlere arzetmekle beraber, kendini Mehdi ilan eden, dolayısı ile, nefsini, müfteri sıfatı ile helak eden, ve bundan sonra da edecek olan kimselere bu yazımı ithaf ediyor bir nebze vicdan ve ilim süzgecinde tutmalarını arzediyorum.

İlk Önce Mehdi hakkında Sadık Gümüşten bir dipnot mahiyetindeki kısa özeti arzedeyim…

” Hazret-i Mehdi ahir zamanda dünyaya gelecektir. Adı Muhammed, babasının adı Abdullahtır. Resülullah ”sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizin soyundan olacaktır. İsa aleyhisselamla buluşacak, mezhepleri kaldıracak, yalnız onun mezhebi kalacak, her yeri alacak, her yerde adalet olacak, Ashab-ı Kehf, uyanıp mağaradan çıkarak, Mehdi’ nin askeri olacaktır.Bazı saf kimseler, büyük zan ettikleri kimselere Mehdi demektedir. Mehdi’ nin alametlerini Resülullah ”sallallahü aleyhi ve sellem” efendimiz bildirmiştir. İbni Hacer-i Mekki’ nin ”Alamet-ül Mehdi” kitabında ve Süyuti’ nin ” Cüz-ün minel ehadis velasaril varideti fi alametil mehdi” kitabında bunlardan ikiyüze yakın alamet yazılıdır. ” El Fütühat-ül İslamiyye” ikinci cüz ikiyüzdoksanyedinci sayfasında diyor ki,( Beklenilen Mehdi Hazreti Fatıma’ nın soyundan olacaktır. Mekke’de zuhur edecektir. O zaman müslümanlar halifesiz olacaktır. İstemediği halde zorla halife yapılacaktır.Zuhur edeceği zaman yaşı ve ömrü kesin belli değildir.) Mehdi çıkacağı zaman yeryüzünde halife bulunmayacağı ve Mehdiliklerini ilan edenlerin, Mehdi olmadıkları buradan anlaşılmaktadır. İmamı Rabbani hazretleri birinci cildin ikiyüzellibeşinci mektubunda, Mehdi’ nin, Medine’deki sapık din adamalarını öldüreceğini yazmaktadır. 62,63,398,484,485,488,919,920,1122.”

M.Sıddık Gümüş.

Seadet-i Ebediyye. Sayfa 1134
89. baskı.

Şimdi Aynı eserden bir paragraf daha okuyalım. Sayfa 62 sonuncu paragraf ve 89. baskı diye hatırlatıyorum…

Halbuki bir çok Hadis-i Şeriflerde buyuruldu ki ( Mehdi’ nin başı hizasında bir bulut olacaktır.Buluttan bir melek, ”Bu Mehdi’dir, sözünü dinleyiniz” diyecektir. Bir Hadis-i Şerifte buyuruldu ki, ” İsmini duyduğunuz kimselerden, yeryüzüne [yani o zaman bilinen memleketlerin çoğuna] dört kişi malik oldu.İkisi mü’min ikisi kafir idi. Mü’min olan iki kişi, Zülkarneyn ile Süleyman ”aleyhisselam” idi. Kafir olan ikisi de, Nemrud İle Butunnasar idi. Beşinci olarak, yeryüzüne, benim evladımdan biri yani Mehdi de malik olacaktır.)

Aynı eserin 63. sayfa ve birinci paragrafında ise,

”Bir Hadis-i Şerifte buyuruldu ki ( Kıyamet kopmadan önce, Allahü Teala, benim evladımdan birini yaratır ki, ismi benim ismim gibi, babasının ismi, benim babamın ismi gibi olur ve dünyayı adaletle doldurur. Ondan önce dünya zülm ile dolu iken, onun zamanında adl ile dolar)” denmektedir.

Seadeti Ebediyye, aynı paragrafın devamında, bir başka Hadis-i Şerif- daha naklediyor.

”( Ashab-ı Kehf, Hazreti Mehdi’ nin yardımcıları olacaktır ve İsa ”aleyhisselam” bunun zamanında gökten inecektir. İsa ”aleyhisselam” Deccal ile harb ederken, Hazreti Mehdi, onunla beraber olacaktır.Bunun hükümdarlığı zamanında, her zamankinin aksine olarak ve hesabların tersine olarak, Ramazan-ı Şerifin ondördüncü günü güneş tutulacaktır ve birinci gecesinde ay tutulacaktır)”

Üstteki nakil bilgilerde merhum M Sıddık Gümüş, beyanlarının altına bizzat kaynak yerine, bu nakil bilgilerin alındığı eser isimlerini başta koymuş olduğundan, yeniden kaynak belirtmemiş olsa gerektir. Ancak ben de burada naklen aldığım üstteki bilgilerin yani hadis-i şeriflerin, nereden geldiğine dair kaynakları koymak istiyorum. İstiyorum çünkü, bu ince çizgiyi, yani Süyuti gibi bir değerli alimin adının geçtiği yerde susulması gerektiğini, ancak eseri okuyanlar ve okuduğunu layıkıyla anlayanlar bilir.

Şimdi Genel bir çerçeve olarak Allah Resülü’ ” sallallahü aleyhi ve sellem” in kendi mübarek dilinden Mehdi hakkında bahis buyurduğu incileri okuyalım…

MEHDİ KİMDİR? GELECEK Mİ?

İŞTE CEVABI :

1- Resululah (sav) buyurdular ki: “Mehdi benim zürriyetimden, kızım Fatıma’nın evladlarındandır.”
Hadis No : 4994 Ravi: Ümmü Seleme Kütüb-i Sitte :
Kaynak: Ebu Davud, Mehdi 1, (4284)

2- Ali (ra), oğlu Hasan (ra)’a baktı ve: “Bu oğlum, Resulullah (ra)’ın tesmiye buyurduğu üzere Seyyid’dir. Bunun sulbünden peygamberinizin adını taşıyan biri çıkacak. Ahlakı yönüyle peygamberinize benzeyecek; yaratılışı yönüyle ona benzemeyecek” dedi ve sonra da yeryüzünü adaletle dolduracağına dair gelen kıssayı anlattı.
Hadis No : 4995 Ravi: Ebu İshak Kütüb-i Sitte :
Kaynak: Ebu Davud, Mehdi 1, (4290)

3- Resulullah (sav) buyurdular ki: “Ümmetimin sonunda bir halife gelecek, malı sayarak değil, avuçlayarak dağıtacak.” Hadisi (Hz. Cabir’den rivayet eden) Ebu Nadre ve Ebu’l A’la’ya: “Bunun Ömer İbnu Abdilaziz olmasına ne dersiniz?” diye sorulmuştu. Onlar: “Hayır, (değildir)!” dediler.
Hadis No : 4778 Ravi: Cabir Kütüb-i Sitte :
Kaynak: Müslim, Fiten 67, (2913)

4- Resulullah (sav) buyurdular ki: “Bir halifenin ölümü anında (ehl-i hal ve akd arasında) ihtilaf olacak. (O zaman) Medine ahalisinden bir adam (Mehdi) kaçarak Mekke’ye gidecek. Mekke halkından bir kısmı ona gelecek ve (fitne çıkar korkusuyla) istemediği halde onu (evinden) çıkaracaklar. Rükn ile Makam arasında ona biat edecekler. Onları (ortadan kaldırmak için) Şam’dan bir ordu gönderilecek. Ordu Mekke-Medine arasındaki el-Beyda’da yere batırılacak. İnsanlar bu (kerameti) görünce Şam’ın ebdalı ve Irak ahalisinin velileri ona gelip biat ederler. Sonra Kureyş’ten dayıları Kelb kabilesinden olan bir adam zuhur eder ve (Mehdi ve adamlarına) karşı bir ordu gönderir. Ama onlar bu orduya galebe çalarlar. Bu ordu, Kelbi’nin (ihtirasıyla çıkarılmış) bir ordudur. Bu Kelbi’nin ganimetine iştirak edemeyen zarara uğramıştır. (Mehdi, malı taksim eder. Halk arasında peygamberlerinin sünnetini (ihya eder ve onun) ile amel eder. İslam yeryüzünde yerleşir. Yedi yıl hayatta kalır. -Bazı raviler dokuz yıl demiştir.- Sonra ölür ve Müslümanlar cenaze namazını kılarlar.”
Hadis No : 4757 Ravi: Ümmü Seleme Kütüb-i Sitte :
Kaynak: Ebu Davud, Melahim 1, (4286, 4288, 4289)

Şimdi Yuakrıda bazı hadislerde ve bilgilerde, yani, Seadet-i Ebediyye’nin gerek hadis, gerek nakil beyanlarında Hz İsa ”aleyhisselam” dan bahsedildi.Bu konuda ilmi zayıf, sözüm ona yakasına prof yaftası asmış, çoğu kimselerin televizyonlarda ucuz ahkam kestiklerini sık sık görmekteyim. Hz İsa ”aleyhisselam” gelecek mi ? gelmeyecek mi? sorusu ise net olarak bilindiği halde, her ne alamet ise, buna karşı çıkılmakta ve bu, ” Hıristiyanlık reklamıdır ” denmektedir.Şimdi Allah Resülü ” Sallallahü Aleyhi Ve Sellem” efendimizden bu konuya kesin noktayı koyalım.

HZ İSA ”ALEYHİSSELAM” GELECEK Mİ?

1- Resulullah (sav) buyurdular ki: “Nefsim kudret elinde olan Zat-ı Zülcelal’e yemin ederim! Meryem oğlu İsa’nın, aranıza (bu şeriatle hükmedecek) adaletli bir hakim olarak ineceği, istavrozları kırıp, hınzırları öldüreceği, cizyeyi (Ehl-i Kitap’tan) kaldıracağı vakit yakındır. O zaman, mal öylesine artar ki, kimse onu kabul etmez; tek bir secde, dünya ve içindekilerin tamamından daha hayırlı olur.” Sonra Ebu Hureyre der ki: “Dilerseniz şu ayeti okuyun. (Mealen): “Kitap ehlinden hiçbir kimse yoktur ki, ölümünden önce O’nun (İsa’nın) hak peygamber olduğuna iman etmesin. Kıyamet gününde ise İsa onlar aleyhine şahitlik edecektir” (Nisa 159).
Hadis No : 4991 Ravi: Ebu Hureyre Kütüb-i Sitte :
Kaynak: Buhari, Büyu 102, Mezalim 31, Enbiya 49; Müslim, İman 242, (155); Ebu Davud, Melahim 14, (4324); Tir

2- Resulullah (sav) buyurdular ki: “Ümmetimden bir grup, hak için muzaffer şekilde mücadeleye kıyamet gününe kadar devam edecektir. O zaman İsa İbnu Meryem de iner. Bu Müslümanların reisi: “Gel bize namaz kıldır!” der. Fakat Hz. İsa aleyhisselam: “Hayır!” der, “Allah’ın bu ümmete bir ikramı olarak siz birbirinize emirsiniz!”
Hadis No : 4992 Ravi: Cabir Kütüb-i Sitte :
Kaynak: Müslim, İman 247

3- Resulullah (sav) buyurdular ki: “Rumlar, A’mak ve Dabık nam mahallere inmedikçek kıyamet kopmaz. Onlara karşı Medine’den bir ordu çıkar. Bunlar o gün arz ehlinin en hayırlılarıdır. Bu ordunun askerleri savaşmak üzere saf saf düzen alınca, Rumlar: “Bizden esir edilenlerle aramızdan çekilin de onları öldürelim!” derler. Müslümanlar da: “Hayır! Vallahi sizinle, kardeşlerimizin arasından çekilmeyiz” derler. Bunun üzerine (Müslümanlar) onlarla harb eder. Bunlardan üçte biri inhizama uğrar. Allah ebediyen bunların tevbesini kabul etmez. Üçte biri katledilir, bunlar Allah indinde şehitlerin en faziletlileridir. Üçte biri de muzaffer olur. Bunlar ebediyen fitneye düşmezler. Bunlar İstanbul’u da fethederler. (Fetihten sonra) bunlar, kılıçlarını zeytin ağacına asmış ganimet taksim ederken, şeytan aralarında şöyle bir nida atar: “Mesih Deccal, ailelerinizde sizin yerinizi aldı!” Bunun üzerine, çıkarlar. Ancak bu haber batıldır. Şam’a geldiklerinde (Deccal) çıkar. Bunlar savaş için hazırlık yapıp safları tanzim ederken, namaz için ikamet okunur. Derken İsa İbnu Meryem iner ve onlara gitmek ister. Allah’ın düşmanı, Hz. İsa’yı görünce, tıpkı tuzun suda erimesi gibi, erir de erir. Eğer bırakacak olsa, (kendi kendine) helak oluncaya kadar eriyecekti. Ancak Allah onu kudret eliyle öldürür; öyle ki onlara, harbesindeki kanını gösterir.”
Hadis No : 5005 Ravi: Ebu Hureyre Kütüb-i Sitte :
Kaynak: Müslim, Fiten 34, (2897)

Değerli okuyanlar. Yukarıdaki Hadis-i Şerifte İstanbul’un fethine dair zikredilen haber 1453 teki fetih olmayıp, bizzat Mehdi’ nin icra edeceği bir fetih olduğu aşikardır.Yine bir başka konu olarak, belki sizi de çok düşündüren şu sorunun cevabını da Allah Resülü ” sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizden duyalım. Soru şöyle. Bu soruyu artık herkes birbirine soruyor ama cevabı pek bilmiyoruz sanırım.

Dünyada müslümanlar kendini koruyacak sayıda iken neden koruyamıyorlar ve Mehdinin geleceği zamanda da, daha kalabalık olmayacaklar mı? Bunca müslüman devlet neden kendini koruyamaz ve sonunda Mehdi gelerek, dünyaya yeni düzen kurmakla görevlendirilir?

NEDEN MÜSLÜMANLAR PASİF DURUMDA, SIRRI NEDİR ?

İŞTE CEVABI :

Resulullah (sav) buyurdular ki: “Size çullanmak üzere, yabancı kavimlerin, tıpkı sofraya çağrışan yiyiciler gibi, birbirlerini çağıracakları zaman yakındır.” Orada bulunanlardan biri: “O gün sayıca azlığımızdan mı?” diye sordu: “Hayır,” buyurdular. “Bilakis o gün siz çoksunuz. Lakin sizler bir selin getirip yığdığı çer-çöpler gibi hiçbir ağırlığı olmayan çer-çöpler durumunda olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize zaafı atacak!” “Zaaf da nedir ey Allah’ın Resulü?” denildi. “Dünya sevgisi ve ölüm korkusu!” buyurdular.
Hadis No : 4758 Ravi: Sevban Kütüb-i Sitte :
Kaynak: Ebu Davud, Melahim 5, (4297)

Değerli okurlar. Şimdi size, Alem-i İslamın göz bebeği, ilmi ilahinin şehri, Allah Resülü ”sallallahü aleyhi ve sellem” ve onun kapısı Hz Ali (R.A) dan sonra, ilmin en büyük en yüce varisi olan, Şeyh-ül Ekber El Muhyiddin-i Arabi El Endülusi’ nin, Hz Mehdi hakkında, söylediklerine bir göz atalım ve ondan sonra ise, Hz Mehdi’ yi safha safha inceleyelim.

Aşağdaki bilgiler Mezkur alimin, Futuhat-ül Mekkiye kitabının, 66. babındandır. Tercüme ise, Medineli Alleme Muhammed B. Resül el Hüseyni el Berzenci’ nin ”Kıyamet alametleri” eserinde mevcut olup, bu eserden tercüme ise, Ezher Üniversitesi mezunu, Naim Erdoğan tarafından yapılmıştır. Şeyh-ül Ekber El Muhyiddin-i Arabi El Endülusi, Hazreti Mehdi konusunda aynen şöye demektedir.

” Allah’ın bir Halifesi daha vardır ki, yeryüzü haksızlıklar ve zülümle dolduğu zaman zuhur edecektir.Yeryüzünü adalet ve sükunetle dolduracaktır.Peygamber ”sallallahü aleyhi ve sellem” in yolundan gidecektir. O, hiç yanılmayacaktır.Çünkü onun görmediği yerde, doğrultan bir meleği vardır! Hastayı sırtında taşıyacak, zayıfa yardım edecek, misafir perver olacak, Hakkı ayakta tutanlara yerdım edecek, dediğini yapacak, bildiğini söyleyecek, Allah ona o kadar güç verecek ki, bir gece içinde zülmü ve ehlini ortadan kaldıracak, dini ve islamı ikame edecek, İslamı ihya edecek… Asrında, cahil,bahil ve korkak olan bir adam, hemen alim cömert ve cesur olacak…Allaha seyfile (kılıçla) davet edecek… Kendisine karşı geleni öldürecek, kafa tutanı perişan edecek… Dini, Resülullah ”sallallahü aleyhi ve sellem” zamanındaki gibi aynen tatbik edecek… Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak, Halis ve hakiki dinden başka hiç bir mezhep kalmayacak… Düşmanları ehli ictihad alimlerinin mukallitleri olacak…”

( Dikkat, bu noktada şu denmek isteniyor. Mesela kişiler ” ben ehli sünnetim, İmamı Azam’a, imamı Şafi’ye, İmam-ı Hanbel ve İmam-ı Malik’e uyuyorum ”dediği halde, diyende bu emareler bulunmayacak ve dolayısıyle bu imamları taklit edenler olacak, Hakikatte onlara uymayan taklit edenler olacak.Bu yüzden yaşamadıkları hatta unuttukları ictihadın avukatı kesilecekler. Mukallitten kasıt ben bunu anlıyorum… M İ Yakar)

Şeyh-ül Ekber El Muhyiddin-i Arabi El Endülusi, devam eden sözünde, ”Çünkü onlar, Mehdi’nin, İmamlarının mezheplerinin tersine hüküm ettiğini gördüklerinde, bundan hoşlanmayacaklar.Fakat karşı da gelmeyecekler, kılıncından korktukları için ister istemez hakimiyetine boyun eğecekler.O’nun açık düşmanları fukaha olacak, çünkü halk arasında bir imtiyazları kalmayacak, hatta ahkam hususunda ilimleri de azalacak.Mehdi’nin gelişi ile, alimlerin hükümlerdeki anlaşmazlıkları da giderilecek… Şayet elinde kılınç olmasaydı, alimler onun ölümüne fetva verirlerdi. Lakin Allah onu kılınç ve cömertliği ile hakim kılacak. O’nu en çok Küfe’deki alimler sevecekler. Çünkü onlar O.’nun hakiki Mehdi olduğunu en iyi anlayacaklar ve veziri olacaklar her bakımdan yardımına koşacaklar.Mehdi gücünü Allahtan alacaktır, O, kuş ve bütün diğer hayvanların dillerini bilen ve işiten halife olacaktır..” diye Hz Mehdi’yi bu şekilde nakletmiştir. Aynı eserinde bir de şöyle şiiri vardır.

” Dikkat edin. Velilerin sonu şehiddir. Varlıklar imamın gözüdür.O, Ali Ahmed neslinden gelecek olan Seyyid Mehdi’dir. Kötülükleri bertaraf edecek keskin bir kılınçtır!”

Üstte,Şeyh-ül Ekber El Muhyiddin-i Arabi El Endülusi’den naklettiğim ifadeler,Muhammed B Resül El Hüseyni’nin ”Kıyamet Alametleri” eserinin, 8 baskı, 188. sayfasında mevcuttur.Mütercimi Naim Erdoğandır. İnternet alıntısı olmayıp, bizzat görerek kendim yazdım ve görüpte yazdığıma Allahı şahit tutuyorum.

Şimdi bütün bunlardan sonra, Hazreti Mehdi hakkında kısa kısa izahlar getirelim. Oldukça özet ve açıklayıcı bilgiler olsun istediğimden, işin hikaye kısmından imtina ediyorum. Bunları nasıl olsa diğer kaynaklarda okuyacaksınız. Benim buradaki temel amacım, kıssa bildirmekten ziyade, Hazreti Mehdi’ nin, özellikleri ve vasifları ile, bilinmesini sağlamaya yönelik açıklama yapmaktır. Çünkü her birimiz Hz Mehdi’ yi bütün etrafı ile tanımazsak, işte böyle bazıları ortaya çıkar ve” ben Mehdiyim” diye yüzümüze yalan fışkırırken, elimizde, yüzümüzü silecek bir mendil bulunmaz. Allah korusun!

HAZRET-İ MEHDİ TANIMI VE VASIFLARI.

İSMİ-

Mehdi’ nin ismi MUHAMMED olacaktır.Bazı rivayetlerde AHMED olarak geçse de MUHAMMED olacağı cumhur alimlerce bildirilmiştir.

LAKABI-

Lakabı MEHDİ olacaktır.

KÜNYESİ-

Ebu Abdullah olacaktır.

SOYU-

Hazreti Mehdi, Peygamber ”sallalahü aleyhi ve sellem” efendimizin soyundan olup, Hazreti Fatıma nesebinden gelecektir.

DOĞUM YERİ-

Hazreti Mehdi Medine’de doğacaktır. Bu Kurtubi’nin tezkiresinde yazılıdır. Magrib ülkelerinden kaçıp, denizi geçeceği anlatılmıştır.

BİAT EDİLMESİ-

Hazreti Mehdi’ ye Mekke’de biat edilecektir.Zamanı ise, Haceri Esvedle makamı İbrahim arasında, Aşura gecesinde diye nakledilmektedir.O gece kendisine biat edeceklerin sayısı, 313 olup Bedir Ehlinin sayısına denk olacaktır.Biattan önce uzun bir hutbe okuyacaktır.Kendisine biat eden bu 313 kişi gece abid, gündüz yenilmez birer kahraman ve yiğitler olacaklar ve onun çevresinde pervane gibi döneceklerdir.

HİLYESİ- ZAHİRİ YAPISI- VÜCUDU-

O, açık alınlı, küçük burunlu, iri gözlü, dişleri parlak ve seyrek bir kişidir.Sağ yanağında, inciyi andıran, bir yıldız gibi yüzünü aydınlatan işaret vardır.
Sakalı sık, omuzunda Efendimiz ”sallallahü aleyhi ve sellem” in nişanı olacaktır. Uylukları uzundur, rengi arabi rengidir.Ağır ağır konuşacaktır. Yavaş ve ağır konuştuğu zaman, sağ elini sol dizine vurur.Kırk yaşında olacaktır. Bazı rivayetlerde 30 ila 40 yaş arasında olacaktır.Allaha karşı son derece boyun eğicidir. Üzerinde iki pamuk abası bulunacaktır.Ahlakı Peygamberimiz ”sallallahü aleyhi ve sellem” efendimize benzeyecektir. Esmerdir, orta boyludur, kaşı kavislidir.

MUCİZELERİ-

Başı hizasında bir bulut gezer.Bu buluttan bir ses” İşte bu Mehdidir, onu dinleyin” diye seslenir.Kuşların ve bütün hayvanatın dilini bilir, duyar, konuşur.Zülkarney ve Süleyman ”aleyhisselam” gibi bütün dünyaya hakim olur.Devrinde bir tellal çıkarır ve ”kimin ne ihtiyacı var” diye seslenilir . Bu sese herkes” ihtiyacımız yok” cevabını verir.İşte yeryüzü bu kadar bollukla dolar. Göklerden bereketli bol yağmurlar yağar. Onun zamanında yeryüzü tam adalete bürünür. O’ndan ağaçlar, kuşlar, yapraklar denizler, ve herşey razı olur.Artık kan dökülme, mazlum canına kıyılma, haksızlığa uğrama yoktur.O geldiğinde, göklerden şöyle bir ses duyulur. ”Eyy insanlar,artık allah cebbarları, münafık ve yardımcılarını sizden uzaklaştırdı, Ümmeti Muhammed’in ” sallallahü aleyhi ve sellem” en hayırlısını başınıza getirdi.Mekke’de ona katılın. Mekke’de ona yetişin! O Mehdi’dir. İsmi’de Muhammed Bin Abdullahtır”

Mehdi’nin en büyük mucizelerinden biri de 3000 melekle yardım görmesidir. Ona göklerden acil zamanlarda 3000 melek iner.Meleklerin başında Cebrail ”aleyhisselam” sonunda ise Mikail ” aleyhisselam ” bulunur. Onun zamanında kurtla koyun bir arada otlar, oturur. Çocuklar, yılanlarla akreplerle oynar.İnsanlar bir ölçek buğday ektiklerinde,yediyüz ölçek buğday alırlar.O’nun devrinde, zina, içki, tefecilik, veba, yoktur.Bir kadın yanında beş tane kadınla yalnız olarak hacca gider gelir de kimseler ilişemez.

O, ilk zuhur ettiğinde, elinde Peygamberimizin ”sallallahü aleyhi ve sellem” gömleği, kılıncı, sancağı bulunacaktır.Mehdinin geldiğinin en büyük alametlerinden biri bu sancaktır.. Çünkü bu sancak, Allah Resülü’nün ”sallallahü aleyhi ve sellem”vefatından bu güne kadar hiç açılmamıştır.. HAZRETİ MEHDİ’ NİN ZUHURUNA KADAR DA AÇILMAYACAKTIR.” BEN MEHDİYİM ” DİYENİN ELİNDE BU SANCAK OLMALIDIR…
Sancağında, ” EL BİAT’Ü LİLLAH- Allah için biat- ibaresi yazılı olacaktır.
Başında bir sarık bulunacak, bu sarığın içinden bir adam çıkıp Mehdi’yi göstererek, ”İşte Allahın halifesi Mehdi.. Ona uyunuz” diye haykıracaktır…

Kuru bir kamış ağacını, kuru bir yere dikecek ve anında ağaç yeşillenip yaprak verecektir.
Ondan mücize isteyecekler, O’da havada uçan bir kuş’a işaret edecek ve kuş onun eline düşecektir.

Hazreti İsa ile buluşacak ve Hazreti İsa, onun arkasında namaz kılacaktır.

Hazreti İsa’yı Mehdi ile buluşturmak istemeyen bugünün cahilleri, hırıstiyanlık propagandası dedikleri bu ilmi bilgide, Hazreti İsa’nın kilise’de değil mescitte ve Mehdi arkasında namaz kılacağını hatırında tutmalı, bugünkü hırıstiyanlıkla nasıl bağdaştığına ferasetle bakmalıdır. Hem Hazreti İsa’nın ve Mehdi’nin gelip gelmeyeceğini tayin etmek Allah’ın taktiri ve ilmidir. Onun Peygamberi ”sallallahü aleyhi ve sellem” gelecegini bildirdikten sonra, iman sahiplerine inkar yakışmaz…

Hazreti Mehdi konusunda, daha çok mucizeler, varid olmuş haberler vardır. Ancak ben bu noktada bırakıyor ve en doğruyu muhakkak Allah bilir diyorum.

Yazının içinde ismi geçen eserlerin haricinde, İmam-ı Şaran-i’ nin Ölüm Kıyamet ve Diriliş eserinden de istifade edildi. Birinci baskı ekim 1998…
(Yazının içinde büyük hata bulduğunuza hükmederseniz ‘ dan, veya yazının yayınlandığı yerlerden beni haberdar ediniz)

Mansur İlhan Yakar…

Latest posts by ygafmin (see all)

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: