İsterse Dursun Dünya

Yazar Yavuz Bayram Çalışkan 

 

Ulus parkına giderdik çamlıca ya kısın çok güzel oluyor.
Renkleriyle tepesine binerdik İstanbul’un,
Hem de nasıl,
Renkleriyle çatlardı ayazları,
İkimize dayanamazdı,
İstanbul kazan biz kepçe,
Meyhanelerde, çalgıların ses verdiği her yerde,
Nihavent şarkılarda,
Denizlere dökerdik akşamları.

Kafalar aynı şişeye göz dikmiş,
İçmeler bardaksız,
Şişe dibini görünce,
Tepene dik akşamları.
Başlıyor ney sesi uzaktan gelmeye,
Hoş oluyorum ya da sarhoş.
Neyin sesinde meşk başlıyor sevdaya,
Omuzuma yaslanansın şarkılarda.

 

 

Omuzundaki baş sevdalıysa aska,
Bırak ağlasın gözden dökülsün yaş.
İç aşkın şarabını gecelerimde.
Mutluluğa ağlarsın.

Geceler gözlerinde ışıl ışıl olur,
Geceler yüreğinde beni korur,
Işık sensin güneş sen,
Ay sensin şarap sen,
Yanında sarhoş olan ben.

Tenler ister bu sevdayı, ayyaşlığına gideceğiz ey sevda.
Trenin nerde?
Her durakta aradım seni her limanda,
Bir gece vakti trenle geldin yanıma.
Beklemek seni o ölmek gibiydi garda,
Geldin ya.
İsterse dursun dünya.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nine + six =

%d blogcu bunu beğendi: