İSTANBUL BAKIŞLI ADAM

İstanbul’u içiyorum
Bir fincan kahve tadında
Havada isyan notaları dolaşıyor
Bulutlarda hüzzam bir beste
Bakışların geliyor önce aklıma
Sonra burnuma yosun kokusu

İstanbul’u demliyorum
Bakır bir semaverin
Porselen demliğinde
Gönlüm sancılı, kalbim yaralı
İçim acıyor, sesin kaybolalı
Senli akşamlardan geçip
Dönüyorum köşeyi
Şuradaki balıkçı Veli dede değil mi?
Salmış oltasını denize
Sessiz sakin
Sigarasını tüttürmekte

İstanbul’u seyrediyorum
Sen gibi akşamlarda
Karşıda Topkapı Sarayı
Ağına takılmış da çırpınır Kız Kulesi
Ağlamaklı
Uzakta adalar görünüyor, göz kırpar gibi
Hangisi sen kadar güzel ki

İstanbul’un sayfalarında geziniyorum
Eski bir hikayeyi yaşar gibi
Kabataş’tan geçiyorum sıkıştırarak adımlarımı
Galata’da balık ekmek
Martılara simit kırıntıları
Eminönünde güvercinlere saçıyorum benden kalanları
Boğazın sularına dalıp gitmek vardı şimdi
Ya da bir salıncak kurup köprü ayaklarına
Sallanmak aldırmadan, gelip geçene

İstanbul bakışlı adam
Yüreğim sana yaralı
Sen kokuyor sahili
Sen açıyor yıldızları
İstanbul kadar çılgın
İstanbul kadar gizemli
Düşlerimde seni dinliyorum
İstanbul’u ise geceleri

Eylül GÖKDEMİR

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı buraya girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir