Dokunmak isterim, dokunamam…

Yazar selcan adalı
saçlarına düşerim,
kimliği belirsiz bir buluttan
çıplak bir yağmur olarak…

saçlarına düşerim,
kimliği belirsiz bir buluttan
çıplak bir yağmur olarak,
karanlık bir sokağın başından dönersin,
hızla yürürsün ıslanmamak için,
biraz daha kalmanı beklerim oysa,
beklerim yüzünün bakmasını bana,
kalbinin çarpışını kuşlar duyar,
toprak olurlar hüzünden,
ve yağmurun adıyla başlar,
bastığın her yer…

ve bastığım her yer seni hatırlatır bana,
aynaya bakarım yüzüm seni sorar,
fakir bir gözyaşı akar gözümden,
yumruğunu vurur dudaklarıma,
isyanına ortak arar,
özlemini çalar kalbimden,
ellerimle sildiğimde gözlerimi
avucumda kalırsın,
sımsıkı sıkarım sonra,
erir herbir damlası,
bulut olur,
gökyüzüne karışır…

dokunmak isterim dokunanam…
hırçın bir şiirdir tüm hasretim,
sözcüklere sığmaz,
istifa eder tüm mısralarımdan,
gözlerini arar sokak sokak,
koşar karanlığına,
umudu sorar korkularımdan,
güneşi bekler tüm duraklarda…
ellerini tutarım hayaliyle!*
gülümser, çocuksu bir gülümsemeyi,
dokunmak ister dokunamaz…

çerçeveye hapis bir resimde başlar aşk,
masalını nefesimde bulur,
sonra büyür de yanıbaşımda,
akılsız bir uyku düşümü bulur,
ama yine de sorgusuzdur bedenin,
alamadığım bir dokunuşumla yorulur,
benzersiz bir masumlukla, yalnızlığıma,
oyunlar kurmaya başlar çocukluğun…

sarılmak isterim, sarılamam…
pervasız bir hüzünde boğulurum, yalnız!
yalnız doğar gecem, sabahıma,
sesin şafaktan daha uzakta,
söyler ismimi fakat haykıramaz,
yinede bekler ulaşacağı günü kulaklarıma,
sıcacıktır oysa yüreği,
bebeğide tam karşısındadır belki,
sarmak ister ama saramaz…

ruhunu yazar kağıda elleri,
altına gözyaşı imza atar,
mektuba sığmaz belki kağıt,
taşar ıslaklığı her tarafından,
yinede bağlar güvercinin ayağına,
penceresinden son bir umutla uğurlar,
mevsimliktir oysa ilk bahar,
uçmak ister ama uçamaz…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fourteen − 9 =

%d blogcu bunu beğendi: