ÇARESİZ AŞK

Yazar rahmi [email protected] 

Şurasından burasından değiştirmeye koyulursunuz
“Şöyle görünse,öyle demese, değişse biraz ya da
eskisi gibi olsa….”
Başkalarını örnek göstermeye,

“Bak onlar nasıl yaşıyor…” demeye başlarsınız.
Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını arasınız.
Aşkınızın gözü kör değildir artık,yanlışını görür düzeltmek
İstersiniz.

“Eskiden böylemiydi ya…”
diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı;
açıldıkça bastırılmış itirazlar yükselir bilinç altından

Böyle sürmeyeceğini bilirsiniz değişsin istersiniz
O, Sevgisizliğe yorar bunu…İhanete sayar.

Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.
“Ya sev böyle ya da terk et…” diye gürler.

 

 

 

RD

Bir zamanlar bir gülücüğüyle alaca karanlığı ısıtan
O rüya.
Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size,
Hoyrattır bakmaz yüzünüze….
Mühürler dudaklarınızı, yırtıp atar yazdıklarınızı
Siler sizi defterden.
Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar,
Mahkum eder.

“İyiliğin içindi hepsi, Seni sevdiğim için…”
dersiniz dinletemesiniz.
İhanetten kırılmıştır kaleminiz; Severek
Terk edersiniz…
“Madem öyle…”çağı başlar ondan sonra.
Mademki siz böylesine tutkunken
O hep başkalarını seçmiştir.

Madem ki kıymetinizi bilmemiştir,
O halde “günah sizden gitmiştir…”

Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz.
Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece…
Daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz,
Bir süre….
Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz,
Olup biteni….
Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş,kurda kuşa yem olmuştur.

RD

Deli kanlılar, eli kanlılar,uğrunda ölenler, sırtına binenler
Sarmıştır çevresini…..

Gurur duyar onlarla,koynunda besler,
gözünü oysunlar diye…
uğruna kan dökenleri sever, gül dökenlerden fazla

“Bana ne…..Kendi seçimi.” Diye omuz silkmeye çabalarsınız
bir süre.
Ama sonra….
Ansızın kulağınıza çalınan bir şarkı ya da, kapı aralığından
Süzülüp gelen bir koku
Hatırlatır onu yeniden….

Yaban ellerde , başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız.
Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi,şarkısını dinlemeyi,
Yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh şarap içmeyi….

Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız.

“SENİ HALA SEVİYORUM”

Diye bağırmak geçer içinizden
Dönemezsiniz.
Göremedikçe bağlanır,uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.

 

 

RD

Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu ne, onunla olur,
Ne onsuz…
Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek
Arzusu
Hem “ne olacak sonunda.” Kuşkusu.

Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz.
SÜRÜNÜR
Gidersiniz……..

RAHMİ DİNÇ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

one × four =

%d blogcu bunu beğendi: