Bizim Hikayemiz

Yazar Adem Özbay
Koşuyor adam duvara, doğum yaptırmaya.
Biliyor duvarın doğumuna sekiz ay var daha.
İnliyor,ağlıyor, birde utanmadan.
Kocaman binanın içinde yatıp kalkıyor. Gevşemeden, üşenmeden, üçten iki fazla.
Birgün çok görünce benzerlerini, yer yer sararmış.
Çizgilerle bölünmüş, yeşil çimende.
Ayak kokulu yerde, üçten iki fazlaya iki ekleyince.
Toplanan günde.
Kurtulduk zannetmede.
Nerde nerde…

Böyle mi olacaktı, aya boşuna mı boydan boya.
Hendek kazıldı.
Yüzler bir taş.
Biri birden faza taş.
Önce omzunda sonra kuşağında.
Dişe atılan taş.
Söz’de baştacı yapılan yer, taş.
Vurulup vurulup.
Kıvılcım vermeyen taş.
Yanardağ olacakmış.
Nerde nerde…

Kimileri kızak yağlar.
Birkaç kuşak öncesi, bıyığına tarak takar.
Böyle gelmiş böyle gitmez diyenler haklı tabi.
Fazla değil, az bir kuşak sonrası.

Haremden bir kazak olmayınca yanında.
Bozkırda at süremez.
Üşüyüp donar mı bilinmez
şerefle ölmek mi donup ölmek.
Nerde nerde…

Ben çeyreksem, bir şahlanırım.
Bir dünyaya bedel olurum.
Uzayda hayat varsa nolacak.
Nolacak kaleden kaleye atlayan adamı yanıma alırım.
Varsa yeryüzünde adam. Erkekse yan baksın.
Nerde nerde…

Hasılı kelam, böyle giderse.
Bu yazı bitmez.
Okuyucu desene, yazıp yazıp yatacağına.
Kalk biraz.
Nerde nerde…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

10 + 8 =

%d blogcu bunu beğendi: