Bir büyük sevda

Yazar huzeme

BİR BÜYÜK SEVDA

Bir büyük sevdanın ayrı ayrı renkleriyiz. Bizler bu yolda gönüllü değişim talibleriyiz. Yüreği kanayanlar namına bizimde yüreğimizde kabuk bağlamayan yaraların deşildiği, onlar ağlarken ağlayan gerçek dost yolcularıyız. Güllerin dikenleri olduğundan dolayı şikayetçi olanlardan değil,dikenlerin gülü olduğundan dolayı şükredenlerdeniz. Sahte yüzlerin aydınlıklarında dolaşmayız hiçbir zaman!…gerçek dostlar yıldızlara benzerler, karanlık çökünce ilk onlar gözükür, yokluğunda seni sevdiğini anlayamazlar. Zira sevgiler zaman ve uzaklıkla sınırlı değildir. Zamanı kaldırınca aynı anda, uzaklığı kaldırınca aynı yerdeyiz! O zaman her zaman ve her yerde beraber olanlardanız…
Seni seviyorum diyen sözlere değil bizim için ağlayan gözlere inanırız çünkü beraber ağlamaktaki tatlılık kadar hiçbir şey gönülleri birbirine bağlayamaz. Güneşi kaçırdık diye gözyaşı dökenler yıldızları da göremezler, gerçek mutluluk gecenin karanlığında güneşi pencerene çizebilmektir. Ve biz bir sevgi adına bir yaşam harcayanlardanız. Bütün sevgilerin toplamı bizi o tek sevgiye ulaştırdıkça anlamlı…bu mânânın peşindeyiz.
“Allah ihsan kıvamında yaşayanlarla beraberdir”(el-ankebut29/69). Amel çabasının yalnız Allah için olduğunu bilmek ve bu dönüşüm eylemine başka niyetlerin karışmasına izin vermemektir düstûrumuz… Sağlam bir inanç, düzgün bir ibadet hayatı, muntazam bir muamelat ve yüksek ahlakî bir seviye içerisinde tevhid inancına bağlı hayırlı bir ömür yolunda gönüllü değişim talipleri…
“susuz kalsam, yanan çöllerde can versem elem duymam
yanardağlar yanar bağrımda, ummanlardan nem duymam
alev yağsa göklerden ve ben messeylesem duymam
cemalinle ferak-nâk et ki yandım ya rasulallah!;”
Gönlümüze verilmiş bir sevgi!… Sevmekle koruduğumuz sevmekle yaşattığımız. Yıllarca yıllara verdiğimiz anlam… kardelen oluruz her birimiz; kışın ak alazlarına, ak ateşlerine bürünen; yakasında küçücük bir hayatı taşıyan, yorgun ayak izlerine boyun eğmeyen kar çiçekleriyiz…
Karanlığın ardından çizilir aydınlığın resmi, her yeni gün her başlangıcın satır aralarıdır aslında. Hayat yaşadığınca başlamıştır, yaşadığınca devam edecek bir süreç. Ve sen her şeyi bırakıp yola düşmelisin. Sakın ola ki kılıcını çekip aydınlığa hücûm etme! Seni diriltmeye geleni öldürmeye kastetme! Umut kuşum yükselmenin vaktidir şimdi. Çağların doğacak şafağısın sen!…
ftd

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

17 + two =

%d blogcu bunu beğendi: