Aşk Kaynağım Ruhum,Ruhumun Kaynağı Rabbime…

Yazar Sevgi Damlaları

Yapma n’olur 
Senden başka aşkım yok 
Bu aşkın ateşiyle,bu kadar kavrulurken, 
Bir de sitem diyarlarının ateşine atıp,cehennemde yakma 
Yerden yere vurma beni aşkınla,kaldır ki yine seveyim.. 
Mevsim bozgunlarına salma, 
Durdur bu durakta ineyim,dağılmadan fazla 
Sesim bile perde sana Yapma n’olur 
Senden başka aşkım yok 
Bu aşkın ateşiyle,bu kadar kavrulurken, 
Bir de sitem diyarlarının ateşine atıp,cehennemde yakma 
Yerden yere vurma beni aşkınla,kaldır ki yine seveyim.. 
Mevsim bozgunlarına salma, 
Durdur bu durakta ineyim,dağılmadan fazla 
Sesim bile perde sana 

Yapma n’olur 
Kusurumun sevgiden olduğunu 
O taşkın seller gibi, 
Sevginin beni bazen paramparça edip, 
Bin bir diyara savurduğunu, 
O diyarlardaki alemlerin her birinde 
Senin değişik suretlerinin bulunduğunu 
Suretlerin de beni nasıl şaşkına çevirdiğini bil, 
Bazen ıstıraptan haykırıttığını, 
Bazen mutluluktan uçurttuğunu hatırla. 
Acı da,mutluluk da perde sana.. 

Yapma n’olur. 
Senden başka aşkım yok 
Yalvarırım,benim aşkımın sınırlarını çizme. 
Başımı sınırlara vurdurup geriye döndürme.. 
Senin aşkının ucu bucağı yok! 
Başladığın, bittiğin yer yok ötelerden… 
Bedenim bile yok ki aşkımda…. 
Duygularım ise yağma… 

Yapma ne olur 
Bu kutsal sevginin ölümsüzlüğünü bil, 
Çaresizliğini büsbütün ortaya çıkartıp 
En ufak bir ümit kapısından mahrum bırakma. 
Çaresizliğin bile çare olduğu o yok noktasına atma. 
Ölümümü yaşıyorum seninle hücrelerimde 
Azrailliğine bile alıştı tüm sevgilerim, zerrelerimle 
Aşkım bile perde sana… 

Yapma n’olur 
Senin için bulut olmuş bu gözleri nurundan ayrı bırakma 
O nur ki ancak göz yaşlarından 
Böylesine yıkanmış gözlerde daha iyi odaklanır 
Etrafı ışığıyla daha berrak gösterir. 
Bulutlar gözyaşı şişelerime döndüler. 
Taşarak,yağarak,sadece akıyorlar… 

Yapma n’olur 
Doğumumla sana bitişiğim,can damarım 
Bana giydirdiğin bu aşk elbisesine, 
Üstüme sımsıkı oturmuş,nefes almama bile izin vermeyen 
Bu derim olan elbiseye acıyarak beni nadanlara kırbaçlatma. 
Unutma ki o senin bir parçan… 
O kırbaç senin de canını yakmaz mı? 
“Ah”lar sana ulaşınca kulaklarını sakın tıkama, 
Sen onları duymazsan,onlar geri gelip yüreğimi, 
Kanayan,yara olmuş yüreğimi tekrar tekrar deliyorlar 
Canımı acıtıyorlar, 
Acım bile sana perde… 

Yapma n’olur 
Sana senin verdiğin sevgiyle sığınmama müsaade et.. 
O sevginin hatırına kendi gönül kapılarını ardına kadar aç. 
Gönlündeki güzelliklerden,bende ki sevgin de beslensin,emzir 
Verip bırakma,yosun tutan durgun suya benzetme. 
Büyümeyen,eza cefadan kabuğuna çekilmiş, 
Işımayan bir sevgi kimin işine yarar ki… 
Yazdıklarım bile sana perde… 

Yapma n’olur 
Oklarını savurma 
Attığın oklar ve bıçaklar 
Bir zerresi bile sensiz olmayan vücudumu delik deşik ediyorlar 
Delinen yerlerden kan yerine bir zerre bile olsa 
Senin aşkın akacak,eksilecek diye o kadar korkuyorum ki.. 
Ama acı duymamağa da alışıyorum.. 
Temizleniyorum.. 
Budanıyorum yabanlıklardan 
Arz sallanıyor.. 

Yapma n’olur sevgililer sevgilisi 
Bu garip yaşam yolcusunu bu yolculuğunda mutlu et 
Başladığı nokta ile,varacağı noktanın ve arasında ki, 
Mesafenin,aşkın başlangıcı,aşkın yolu, 
Aşka,aşkla varış olduğunu anlamış abd’ına kerem et 
Bu yolda çekilmez çileler çekip, 
Bin bir zorluklarla yürüdüğünü,çok hasar aldığını gör… 
Evvelin evvelinde de seninle vardım 
Bir de üstüme sitem bakışlarını çevirme.. 
Senden başka gördüğüm yüz mü var? 
Yön mü var,gün mü var? 
Zaman bile bana perde…

Yapma n’olur 
Benim gönül bahçem senin için,seninle, senin için bezendi 
Güzelleşti,çiçekler açtı, 
Bak aşktan bütün çiçekler,kokular, otlar, böcekler dönüyor 
Aşktan dans ediyor,uçuyor…semadalar… 
Bahçedeki kokuları gülleri toplayıp dikenleri bırakma 
Bahçemim yedi renk güneşi sensin, 
Göz yaşlarıyla da ben suladım,bağrımda yetiştirdim onları 
Kokladığında kendi konunu duyacaksın. 
Kokum bile perde… 

Senden başka aşkım yok 
Bazen bir gülde gördüm seni kırmızı, bazen bir kuşta 
Bazen bir yüze vurdun,birazcık döndüm göründüğün gözlere 
Dağıldın her isme, cisme, eyleme, çoğullara 
Sen olduğun için herkesi sevdim,eşyada seni gördüm. 
Ayrılığa bir türlü alışamadım.. Dağılmışlıklarına! 
Çıldırmışlığım bundan… 

Yapma n’olur güzeller güzelim 
Sensiz saniyenin bile geçtiğini sanma 
Hiçbir ölümlü bu bendeki yükü taşıyamaz… 
Benimle olan seni kaldıramaz…kunt olmalı 
Kaç boyut geçmek,aşmak gerekliliğini bilemez.. 
Aşk fıskiyesinin bu yoğunluğunda ıslanamaz kimse 
Parçalanır,dağılır un ufak.. 
Yolculuğum sana… 

Esasında bunları gönül defterine anıtsal, 
Nurdan kalemlerle yazıp gökyüzüne yıldızlarla dizdim 
Sevgimi,aşkımı baş ucuma kandil kandil asıp, 
Beşerin,toplayabileceği en güzel şeyleri düşledim 
BEN toprağında çiçek açarak, 
Sana canımla sunmak isterdim.. 
Ama biliyorum ki; 
Senden geldim, 
Seninle…esriyorum 
Sana geliyorum… 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

seventeen − two =

%d blogcu bunu beğendi: