Teoride güzeldi, Pratikte berbat.

Maç akşamları bile mesaj atardı. İhmal etmezdi hiç. Sesimi duymadan uyumazdı. Uyandığımdaysa upuzun bir günaydın mesajıyla karşılaşmadığım tek bir günüm bile olmazdı. Ana fikri hiç değişmeyen, hep Seni Seviyorum’la biten… Onunlayken sıkıldığım tek bir dakika bile hatırlamıyorum ben. Her şey bu kadar güzeldi işte.

 

Bitiverdi sonra bir gün. Kızmadım ama. Hala da kızmıyorum. Uyku da çok güzeldir ama bitti mi uyanıverirsin kendiliğinden. Onun uykusu benimkinden önce bitti diye nasıl kızarım ki?

 

Sevildiğimi biliyorum. Çünkü kimse bu kadar güzel rol yapamaz. Sevildiğimi biliyorum çünkü sevmeyen bi insan tatil gününde; sırf ben uyandığımda göreyim de mutlu olayım diye; sabahın köründe kalkıp upuzun mesajlar atmaz. Hiçkimsenin benim için yapmadıklarını yaptı. Hiçkimseyle paylaşmadığım kadar şey paylaştım onunla. “Seni sevmekten başka bi seçenek bırakmıyorsun bana.” demiştim bir keresinde. Hala da öyle. Yine olsa yine severim. Böyle bir insanı kim sevmez ki? Hiç de pişman değilim.

 

Bunu okuyor mu bilmiyorum. Okumamasını tercih ederim aslında. Sadece ona kızgın olmadığımı söylemek istedim. Hayır, sana kızgın değilim. Uykun benimkinden erken bittiği için kızgın değilim. 

Başta alışmak zor olsa da artık hiç bir şey hissetmiyorum. Hiç sevilmemiş gibiyim hatta. Kızgın, üzgün ya da bu sebepten ötürü mutsuz da değilim. Umarım çok mutlusundur. Umarım seni hakedecek biriyle karşılaşırsın. Keşke tüm ayrılıklar bizimkisi kadar güzel olsa.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 + six =

%d blogcu bunu beğendi: