Söz uçar yazı kalır aşk uçar acı kalır

Eski acı postacısı konuşuyor:

Aşkı yırtarak kurtaramazsın
kendini acısından, ancak
mektubu yırtarak yırtarsın!
Aşk gibi acı da bir mektup
kılığında çok gitti geldi aramızda
mektup kalmayınca kurtuldum
aşktan da acısından da…

Tıpkı şiir gibi mektubu da
hem kendi yerime yazdım
hem başkalarının yerine, hatta
acının sahibinin yerine bile
yazdığım olmuştur, ki böyle
acı görülmemiştir desinler diye..
Ama acıyı hep kendi yerime…

İnsan aşkta şaha kalkar da
acıda şaha kalkılır mı hiç?
Acının yanında aşk
tay gibi kalır bazen…
Her şey geçer bir senin
acın hiç geçmez çünkü

Fakat mektup acıdır
mektup aşktan da acıdır
aşk bir kere acıtır
mektup iki kere
çünkü mektup aşkla değil
acı mürekkebiyle yazılır,
yazıldı, yazılıyor…
Ve insan sonunda
kendi acısının postacısı oluyor
aşkı kendisi yaşıyor
(kendi kendine yaşıyor)
acısını kendisi çekiyor
mektubunu kendisi yazıyor
zarfını kendisi kapatıyor
pulunu kendisi yapıştırıyor
damgasını kendisi vuruyor
mektubunu kendisi götürüyor
ve ‘acının postacısı’ oluyor
mektubuna cevabı da elbette
kendisi yazıyor hem
kim yazacaktı ki ondan başka?

Mektup aşktan da acıdır
benim acım aşktan değil
yaralarım mektuptandır!

Haydar Ergülen

Latest posts by ygafmin (see all)

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir