Sevdiceğe mektup.

Sen aşk’ın ezanısın, o yüzden sesini her duyduğumda tazeleniyor inancım(.)

Seni kendi kendime bir pencere dibinde oturmuş anlatıyorum şimdi.

Hala çocuğum belki biraz. Ama asla yarım değil.

Tamlanmak demek Türkçe derslerinde olduğu gibi hala lügatımda.

Hala iyelik eki arıyoruz biz 90 nesli.

Hala avucumuzu kapatınca pembeleşiyor yanaklarımız.

Çünkü hayaller kurup hayaller satıyoruz, mutluluk fiyatına.

Şimdilerde iyelik ekimi bulduğumdan tamlığımla övünüyorum ulu-orta.

Seni sevmek, ağaca böceğe değil, aşk’a düzyazı yazmak gibi biraz. İmla hatalarımı hoş gör.

Çok toy çağımda vuruldum ben sana.

Her akşam 21.00-00.00 arası ağlıyorum, gözyaşlarım gusül aldırıyor ruhuma.

Günün kirinden arınmak adına.

Ertesi güne, ertesi sana günahsız başlıyorum.

O yüzden sen haram olamazsın bana.

Ben seninle nikahımı kalbime girdiğin gün kıydım.

Hiçbir tanrı hiçbir vakti hüküm olarak giydiremez boynuma.

Dokunduğun her yerim de bir telaş, ayrı bir bahar havasıyım ben.

Görenler anlamıyor.

Gülümsüyorum hafifçe.

Bilmezsiniz diyorum.

Sevda bir namazdır.

Ezanını sadece sevenler duyar.

Kazası yoktur diyorum.

Vakti çabuk geçer.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: