Merhaba Sevgilim

Sana bunu yazmak ve senin okumayacağını bilmek daha rahat çalıştırıyor parmaklarımı.On sene değerinde iki sene yaşadım seninle.Güzeldi.En azından hatırladığım kısmıyla.Bugünlerde yanına gelmeyi planlıyorum.Hatta biletimi dahi aldım.Bu gece vazgeçtim çünkü şartlar uygun değildi.İki gün sonra karşılaşacağız yani.

İlk defa yapacağım bir şey için nefesimin kesilip, heyecanımın tansiyonumla oynadığına şahit oldum.Çok acılı,sancılı anlar bunlar.Çünkü her hayalimde kulaklarımda çınlayan bir ses var “Seni istemiyorum,sakın gelme!” diye. Sana hiç ciddi ciddi seni istemiyorum demedim ben bu yüzden bunun ne demek olduğunu bildiğini zannetmiyorum.Bana göre tüm bunları sen başlattın sana göre ben hep günahkar.İşin özüne dönüp bakmadık daha doğrusu bakmadın.Biz aşığız.

Hani şu filmlere,masallara,romanlara konu olan aşklardan.Her aşk güzel biter mi bilinmiyor.Ama ben bunun bu şekilde kötü bitmesini istemiyorum.Bunun için beklemekten yoruldum ve elimden son gelecek şeyi yapıp yanına gelmeye karar verdim. Ne olacaksa olsun diyerek.Yüzüme de istemediğini söyle de kalbimde artık anlasın diye.Hatta canım orda öyle bir yansın ki, ateşe ilk elimizi değdirdiğimizde onun “cıss” olduğunu öğrendiğim gibi bir daha almayım adını ağzıma.

Niye geldin sorusuna cevabım“Aşığım,özledim ve affettirmek için geldim.Affetmezsende kalbimi öyle bir dağıt ki toparlamam mümkün olmasın.Canımı öyle yak ki yanına ateşten korktuğum kadar yaklaşamayım” olacak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

five × 3 =

%d blogcu bunu beğendi: