Hiç iyi değilim

 

Günlerden siyah 
ve biraz daha yaklaştım yokluğuna,
Sabah uyandığımda başlıyorum güne, sensizleşmeye.
Ne olurdu yani şimdi gözlerimi açtığımda yanı başımda sen uyusaydın. Biraz sesim kısılırdı mutluluktan,
Hatta biraz da gözlerim sulanırdı mutluluktan.
Her neyse , yoksun bugünde ve yine annemin açtığı perdeden sızan yokluğunun karanlığı içime damlıyor.
Üşüyorum birazda..

Saat: 07:15 yokluğunun üzerinden daha geçmemiş bir zamanla yıkıyorum yüzümü, Suyu sertçe suratıma çarpıp gidişini unutturmak adına, Yıkıyorum yüzümdeki cam kırığı cesaretsizlikleri.
Suratıma sensizliği çarptığından beri uyanmadı hala gözlerim. Kendimi atıyorum dışarı, sessizleşen bir kalabalık telaşı gözlerimde, Arıyorum!
Seni arıyorum.
Bulamıyorum..

Saat: 07:30 yokluğunun bekleme seansını biraz daha geçtim.
Bütün uyuşmazlıkların önünden geçip herkese selam verdim. Yalan yok onlarda selam verdi!
Senin yokluğuna inandırmak isterlercesine ,
İnanıyorumda yalan yok..
Bütün beklemeleri sola fırlatıp geçen bütün arabaların önüne atıyorum kendimi ölmek adına , sana varmak adına
bir bir savuruyorum senden kalan son kıymıkları.
İçimde bir şehir ağlıyor sabahın ilk ışıklarında,
Sen ağlıyorsun ve ben yine sana kanıyorum ,
canım yanıyor canım bildiğin gibi değil..

Saat: 12:20 hala güneş siyah, gözlerimi kısıp bakıyorum . Bakıyorum öylesine.
Umut sarısı hüzünleri gözlerime iliştirip geçiyorum bir kuytuya. Seni özlemeleri başa sarıp harf harf içiyorum şafakları.
Bir kadeh tokuşturur gibi tak diyen bir ses !
O gelmeyecek diyen bir nida kulaklarıma yerleşiyor ,
Kulaklarım sensizliğin eşliğinde sessizliğine yatıyor yine. Dilimde bitmek bilmeyen bir sabır ile bekliyorum.
Bekliyorum
Gelmiyorsun..

Yoldan geçenlere bakıyorum , hepsinde seni arıyorum,
Hepsinde beni terk ettiğini sanıyor.
Çeviriyorum bakışlarımı bir harf çılgınlığı ile!
İçime küfürler savurarak 
Edepsizliğime yanıyorum.
İçimde çoğalıyor dudaklarımı kanatan sitemler!
Dişlerimi sıkarak kanamayı öğretiyorum dudaklarıma.
Susuyorum .
Susuyor zaman.

Saat: 17:42
Hala geçmeyen bir sensizlik 
Hala dilimde ayıklanmayan bir acı’sın.
Sahi nasıl bir şeydi sensizliğe uyanmak , sensizliği kollarımda uyutmak. Bilmiyorsun,
Duymuyor , görmüyorsun.
Adınla başladığım bütün sevmeler bir bir devrilirken göz kapaklarıma, Gözlerimin celladı kesiliyor gidişlerin.
Gidiyorsun.
Saatlerin uyuşmazlığında,
Zamana yenik harfleri gölgene sığındırıp 
Gidiyorsun.
Günlerden siyah ve ben hala gittiğin güne lanetler okuyorum..

Bugun bir dua daha eksildi dilimden,
Beddua sanma ! İmamlar da cenaze merasimlerini es geçti bende. Selasını verdiğim bütün aşkların ölme şeklide değişti.
Bu yüzden pek tadında ölemiyorum sana.
Ama sen yinede aldırma bana Adam.
Özlüyorum yada ölüyorum sen seç bendeki şekil değiştiren sevdayı.

Saat: 19:23 
Adı bile değişti şimdi akşam üstü beklemelerin,
Kaldırım önü beklemelerinin.
Sorguya çektiğim kaldırımların adı değişti anlıyor musun ? Geçtimi burdan O ‘diye, kaç kaldırım gezdim bu şehirde bilirmisin Fırtına gözlü kız. Kaç nehir içtim yokluğundan,
Kaç idam sehpasından düştüm,
Kaç ölüm tükettim ardından bilirmisin keçiörenli Kız.

Sahi sormuyorum bile artık.
Sorgulamaları, katilini arayan bir soruşturma şimdi bu aşk! Cezasını gözlerinle kestiğin bir fail’ken ,
Yokluğunla müebbeti yediğimden beri
Sormuyorum neden yoksun’ları.
Sahi neden yoksun hala..

Saat: 22:59 
Uyuşacak şimdi yaralarım ,
birazdan bir gece daha demleyip gözlerimde 
yokluğuna içeceğim demli bir çay edası ile hayalini.
İçeceğim, şerefsizliğine içeceğim gidişlerin..

Kadehleri tokuşturmadan yalnızlığıma içeceğim!
Şaka gibi, sen yokken kimle tokuşur ki bu öpüşlerim ?
Kime tokuştururum uğruna beni sattığın gidişleri!
Neyse gece beni bekliyor gitmeliyim.
Sen gibi sarmasada, koklamasada 
Hatta dudaklarıma tadını koymasada beni bekliyor işte.
Bir bekleyenim var işte.

Saat: 23:56 
İnanır gibi oldum sarıldığına ,
Öptüğünede.
Biz hiç bir biz’liğe konu olmamışken nerden çıktı bu sözcükler dilimden. Ben bile inanmadım buna.
Çocuklarda güldü geçti zaten.
Biliyorlar artık bir şizofreni oynadığımı.
Elim sende oynayan içimin saklı katilleri ,
Soluma uğramayan dost sanıkları,
İftiraya düşmüş sevmeleri 
Her gece yatıp kalktığım sensizliği !
oynuyorum ben, inandırıcı geldimi sana ?
Gerçi inanmasanda olur, ne zaman inandın ki sen bana ?
Zaten,
Dudaklarımdan habersiz gitmene ses etmiyorum uzun zamandır ,
Ya ellerin ? 
ellerin el olduğunda canım yanmaz mı şimdi ?

Saat: 02:28
Her neyse adını sen koy bugününde , 
ne koyarsan koy gitmişliğin kadar koymaz hirçbir şey, siyah’ıda değiştirmezki zaten hiç bir renk. Değiştirmez gelmenden başka hiç birşey!
Anlıyormusun ..
Sen gelmezsen bitmez bu gece.
Bitmez bu gece .
Ölmez bu ayrılık..
Ölmez anlıyor musun .

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

six + 4 =

%d blogcu bunu beğendi: