Gökyüzündeki yıldızların yeryüzündeki temsilcisine merhaba…

Aşkı anlatmanın, aşkımı anlatmanın zor olduğunu bildiğim halde yine de duygularımı bir nebze bile olsa daha rahat anlatabilirim umudu ile yazıyorum. Gerek şairler olsun,gerekse yazarlar ve gerekse aşkı yaşayan herkes bir şekilde tarifini yapmaya çalışırlar da sonradan tariflerinde noksanlık olduğunu görüp utanırlar. Belki bilirsin, aşk insanı kılıçsız zapt eder ve ipsiz idam eder. Bir Mecnun misali adı sorulduğunda Leyla diyebilmektir, her zerresine kadar Leyla olabilmektir. Mecnun gibi kabe\’ye götürülüp aşkından kurtulması için duaların kabul olunduğu topraklarda münacaatta bulunması istense de 
Ya Rabb ! Bela-i aşk ile kıl aşina beni 
Bir dem bela-i aşktan etme cüda beni 
diye dua edebilmektir. 

Ben Mecnunum demiyorum, olmak da istemem zaten. Çünkü kavuşamamıştı Leyla\’sına… Ben ise sonumun sana bağlanmasını istiyorum. Gönlümle konuşup öyle dertleşiyorum. Saatlerin yılların yorgunluğuyla ağır aksak ilerlerdiği bitmeyen gecelerde bir sevdayı kuşanmış her azasıyla bedenimin-varlığımın elem çektiğinden olacaktır ki biraz yaralı, hastadır içinde seni isteyen kalp. Elbette ki şifası sevdiğimin dudaklarıdır, beni kendisine bağlayan saçlarıdır. Sabaha düşman gecelerde hayalini düşündükçe daha da düşünmek, varlığınla erimek istiyorum. Bu hislerimi dünya hevesleriyle kirletmeyi hayalimde bile görmekten Allah\’a sığınırım.. 

Doğasında vardır aşığın ilgiye zerre kadar bile olsa ilgi görmek istemesi. Sevgilinin ilgisizliğidir onu deli, çılgın eden. Sen içimde feza aleminde adı bilinmeyen en parlak yıldızsın, diğer taraftan da aynaya aksetmeyen görüntüm, aradığım öteki yarımsın. Beni tamamlayacak olan leyl\’sin, gecesin, hayatın anlamını yaşayabileceğimsin. Bu satırların başında da belirttim sana duygularımı sözlü halde ifade edebilmekte zorluk çektiğimi. Hem korkarım seni sıkmaktan, hem yine korkarım ki duymak istemeyeceğim bir söz duyarım diye… 

Ruhumun incisi, yanımda dua olan adını dillere düşürmem. Sana olan duygularımı kalemimle konuşurken bile sadece hislerimi, olmasını istediklerimin en özel halini anlatıyorum. Hele ki yanında olduğum zamanlarda misk kokusu alıyor gibiyim, gülüşün ise cennetle müjdelenmişim kadar mutlu ediyor beni. Bakışların ise bambaşka… Ceylanlardan daha da güzel… Ateşin yakıcı olduğu kadar temizleyici özelliği de vardır. Nasıl ki günahkarların cennete temiz halde girebilmeleri için önce yanmaları gerekiyorsa, en sade, en duru haliyle bende senin sevgine layık olmak için yanıyorum. Gözümün nuru, vuslatın ağır yükünü kaldırmaya yetecek takatim yok. Gel boz sen aşkın sonundaki ayrılığı, kavuşamayanların gözyaşlarını. Belki son bulur gelişinle çaresiz sevenlerin ağladığı gece hükmündeki kader. Erimez belki can ipi sevgilinin yolunda, vuslatın bittiği an olur. 

Dört gözle gelmeni bekliyorum. Gelsen ayı kıskandıracak ışıltıyı görürsün gözlerimde. Gelsen tüm hücrelerime kadar sen olduğumu ve ismini anarken kalp atışlarımın nasıl coştuğunu görürsün. Gelsen senin için şiirler derdiğimi ve her şiirin sonunda bir gül çizdiğimi görürsün. Gül yapraklarının birbirine kenetlendiğini görürsün ve her şiirde bir ıslaklık olduğunu görürsün, aşkımı anlatan mısraları gözyaşlarımın suladığını görürsün. 

Ey Yar, ey hüsnüzüleyham, ey gözümden bile kıskandığım… Gözlerim dalgın bakmasın bir resimdeki tebessüme takılır gibi. Ne olursun gel, kalmasın bu yüreğim sevdiğimce reddedilmiş bir sevgili gibi…

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: