Ey Aşk Dur!

Dün seni görmüşler sahilde, Hasan Amca’nın Balıkçı Teknesinde, 
Hayattan bezmiş biçare, solgun ve derin kederler içerisinde, 
Nerede demişsin kısık bir sesle? Nerede beni seven o kız, nerede? 
Bunca zamandan sonra hangi fırtına attı seni de düştün yollara, 
Seni de Yar mı yaraladı da geri dönüş yaptın bana, 
Şimdi soruyorum sana; 
Kalesi yıkılmış bir şehrin Fatih’i olsan neye yarar söyle bana? 

Bazen kendimi vuruyorum sabah ezanında yollara, 
Kokunu arıyorum şehrin tüm sokaklarında, 
İhtimal bu ya , ola ki karşılırız bir cadde ya da sokak başında, 
Oysa sokakta benden başka ne bir ses var ne de seda.. 

Şimdi diyorsun ya bana; 

Kıymetini geç anladım, affet beni ne olur? 
Bende diyorum ki sana; 
Şu saatten sonra gelsen ne olur gelmesen ne olur? 

Gözyaşlarını içine akıtmak ne demek bilir misin sen? 
Kimse görmesin diye cefayı sefa gibi yaşamak, 
Yürek kan ağlarken gözlerinde yalancı mutluluklar yaşatmak nedir? 
Ve nedir her gece dört duvar arasında yapayalnız nefes almak? 

Nefes almaksa yaşamak; Sen yaşa şimdi, sen tutun acılara 
Diyorsun ya bana; 
Pişman oldum bak lütfen inan bana 
Şimdi soruyorum sana; 
Kalesi yıkılmış bir şehrin Fatih’i olsan neye yarar söyle bana? 

Fatma tü Zehra Kanar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

17 + six =

%d blogcu bunu beğendi: