Genç Sporcularda Yoğun Yüklenmeler

Erken yaşta elit spora yönlendirilen çocukların sayısı küçümsenemeyecek kadar fazla. Bazı olimpik spor disiplininde yetenek seçimi çok erken yaşlara kadar inmektedir. İlkokula henüz başlamış çocukları spora yönlendirerek, geleceğin şampiyonları yaratılmaya çalışılmaktadır. Bazı batılı ülkelerde ve bizim ülkede de iyi bir eğitim olanağı yakalamak için, yani bir eğitim kurumundan (kolej gibi) burs alıp, ücretsiz okumak için de çocuklar çok erken yaşlarda elit sporuyla karşı karşıya kalmaktadırlar.

 

Bu çerçevede yaptırılan yüklenmeler, erişkinleri bile zorlayacak nitelik kazanabilmektedir. Sporun doğası gereği, yaptırılan yüklenmelerle ve alınan başarılarla yetinilmediği için, çocuklara daha uzun antrenman yapmaları, daha şiddetli yüklenmeleri ve daha erken yaşlarda spora başlamaları beklenilmektedir. Zaten olimpiyatların sloganı da “daha yükseğe, daha kuvvetle ve daha hızlı” değil midir? Ancak bu biçimdeki beklentiler henüz olgunlaşmamış ve büyüme çağında olan çocuğu zorlayacaktır. Bu konuya ilişkin literatürde değinmeler bulunsa da kesin kanıta rastlamak ne yazık ki mümkün değil. Ancak yine de çocuğu olası zararlardan korumak için aşağıdaki organ sistemlerine ilişkin noktalara dikkat etmekte yara vardır:

Kalp: Sağlıklı sporcuların üst düzey kalp işlevi ve kapasitesi olsa da yine de temkinli olmak gerekir. Deneysel çalışmalarda şiddetli yüklenmelere bağlı kalp işlevi depresyona uğradığı belirlenmiştir. Ekokardiografik çalışmalar ise ultramaraton sonrası kalp kontraktilitesinde geçici azalmalar saptamıştır. Ancak elit düzeyde sporun kalıcı hasara yol açtığına ilişkin şu ana kadar herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Ancak muayeneler sırasında kalp damar düzeyinin dikkatle incelenmesinde yarar vardır.

Kas ve iskelet sistemi: Sporsal etkinliğin artırılması kas ve iskelet gelişimine olumlu etkileri olmaktadır. Ancak aşırı stres ve aşırı yüklenmelerin doku yıkımı ve yaralanmalara neden olmaktadır. Spordan en yüksek düzeyde yararlanabilmek için, sporcu yaralanma eşiğinin altında çalıştırılmalıdır. Bu yapılmadığı taktirde aşırı kullanıma bağlı (tendinit, apofizit ve stres kırıkları) yaralanmalar gelişebilir. Büyüme çağındaki sporcularda yaşlarına özgü sağlık sorunları ortaya çıkabilmektedir (Osgood-Schlatter, Sever Hastalığı, iç epikondilit, osteokondritis disekans, spondilolizis, spondilolistezis ve vertebral apofizit).

Aşırı yüklenmelere bağlı büyüme plaklarının etkilenmeleri, büyümeye olumsuzluğu nedeniyle, gelişme çağında olan sporcular için diğer bir kaygı nedenidir. Büyüme plakların zedelenmelerin olması, kemiği büyümesinde duraksamaya ve uzun kemiklerin eğri büyümesine neden olabilir. Ancak bu biçimdeki büyüme plaklarına ilişkin sorunların sadece yüksek verim sporcu ile ilgilenen sporcularda görüldüğüne ilişkin bir kanıt bulunmamaktadır. Ancak cimnastikçilerde distal radiyal epifiz zedelenmesi tarif edilmiştir. Koşucu ya da yük kaldırılan diğer spor türlerine katılan çocuklarda alt ekstremite bölgelerine ilişkin epifizyel yaralanmalar ve dolaysıyla gelişen büyüme sorunları henüz bildirilmemiştir. Kesitsel ve boylam çalışmalar yoğun spora katılımın çocukların büyüme ve gelişmelerini olumsuz etkilediğine ilişkin bir kanıt göstermemiştir. Örneğin, cimnastikçilerin kısa boylu olması yaptığı spordan çok, seçilmeleriyle ilgili olduğu düşünülmektedir.

Beslenme: Spor yapan çocukların enerji gereksinimleri karşılanmalıdır. Bazı spor türlerinde kilo kontrolü ve düşük beden ağırlığı önemli olmaktadır. Bu spor türlerinde formunu koruyabilmek için, çocukların beslenmesi bozulmaktadır. Bu bakımdan özellikle kız çocukların sorunlu yemek yeme alışkanlıkları dikkate alınmalıdır. Büyüme çağında çocukların demire gereksinimleri fazladır. Bedende demir depolarının yeterince dolu olması, oksijen taşımasını sağlaması bakımından, önemlidir. Krebs siklüsündeki enzimler için  ve bilişsel işlevler için de elzem olan bir elementtir. Sporcuların özellikle kırmız et ve demir içeren diğer gıdaları tüketmeleri önerilmelidir. Kalsiyum içeren gıdalar sporcular tarafından az tüketilir. Çünkü bu gıdaların yağlı olması nedeniyle, kilo almaktan çekinirler. Ancak sağlıklı kemik gelişimi için gerekli olması nedeniyle, günlük beslenmede yeterince kalsiyuma yer verilmelidir.

Cinsel gelişim: Yüksek verim sporu ile uğraşan çocukların ilk adet görme yaşları, diğer yaşıtlarına göre daha geç olmaktadır. Ortalama 12-13 yaşlarında olan ilk adet görme yaşı, sporcularda 1-2 yıl daha geç olmaktadır. Bu da yüksek verim sporu yapan çocukların, daha geç olgunlaştıklarına ilişkin kaygılara neden olmaktadır. Farklı hipotezler ileri sürülmüştür: Yetersiz beslenme, antrenman stresi ve düşük beden yağı oranı. Büyüme ve gelişmede olduğu gibi, belki de elit sporuna yatkın çocukların daha geç adet görme potanisyelleri de olabilir. Örneğin, bedenen daha erkeksi bir dış görünümü olan (geniş omuz, dar kalça, zayıf beden yapısı, uzun bacak) kız sporcuların spora daha yatkındırlar ve bu çocuklarda cinsel olgunlaşma daha geç olmaktadır. Ancak jimnastik gibi belirli spor türlerinde “female athelete triad” gibi sağlık sorunları  da ender olsa gelişebilir. Bu sporcularda adet kesilmesi, emik erimesi ve beslenme bozuklukları ile kendini gösterir. Kızların beslenmelerinin düzeltilmesi ve yüklenme şiddetinin azaltılması bu sorunu geçirebilir. Benzeri bir sorun erkek sporcularda da tarif edilmiştir.

Yüksek verim sporuyla uğraşan çocuklara ilişkin Amerikan Pediatri Akademisi’nin aşağıdaki önerileri bulunmaktadır:

1. Çocukları becerileri ve ilgileri doğrultusunda spora teşvik edilmelidir.
2. Çocukları teslim edeceğiniz antrenör çocuk antrenmanı, spor donanımı ve çocukların bedensel, ruhsal ve fizyolojik özellikleri konusunda bilgi sahibi olmalıdır.
3. Çocuklarda aşırı kullanıma bağlı sorunlar gelişmeden müdahale edilmelidir. Yaralanma geliştikten sonra çocukların spora devam etmeleri konusunda ısrar edilmemelidir.
4. Çocukların gelişim devamlı bir hekim tarafından takip edilip, değerlendirilmelidir
5. Yüksek verim sporuyla uğraşan çocukların beslenmeleri dikkatle izlenmelidir. Yeterince demir ve kalsiyum alınması sağlanmalıdır. Düzenli tartılar beslenmenin yeterliliği konusunda fikir verecektir.
6. Sporcuların aileleri de sağlık eğitim konusunda eğitim almalıdırlar.

 

Hazırlayan: Yrd. Doç.Dr. Hakan Yaman
Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Spor Hekimliği AD, Isparta

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three × 1 =

%d blogcu bunu beğendi: