Sevgi Zinciri

Bir akşam üstü Billy arabasıyla kasaba yolundan evine doğru gidiyordu. İçinde bulunduğu taşra ortamındaki iş hayatı onun artık çok yıpratmıştı ama, Billy genede
iş aramaktan vazgeçmemişti. Fabrika kapandığından beri işsizdi…

Kasaba yolu boş bir yol sayılırdı. Billy’in bir çok arkadaşıda kasabayı terketmişti nede olsa geçindirmeleri gereken aileleri ve gerçekleştirmeleri gereken hayalleri vardı Billy ise gitmemişti. Burada doğmuştu ve kasabayı iyi biliyordu. Buradan ayrılmaya yüreği razı gelmiyordu. Bu yolda gözü kapalı gidebilir ve yolun her iki tarafında neler olduğunu tek tek sayabilirdi..

Hava kararmaya yüz tutmuştu. Az ötede yol kenarında kalmış kadını tam seçemedi yanından geçiverdi. Sonra arabasını geri sürdü ve akşamın loş ışığında bile yardıma muhtaç olduğu kolaylıkla anlaşılan yaşlı bir kadın gördü.
Arabasını, kadının arabasının önüne çekti ve aşağı indi. Billy’in yüzündeki gülümsemeye rağmen kadın durumdan endişelenmişti yaklaşık bir saattir kimse yardım için durmamıştı. Billy, yaşlı kadının korkmuş olduğunu görebiliyordu kadının yüzündeki ürperti ancak korkunun vereceği bir ürpertiydi. Rahatlatmak için “Size yardım etmek için burdayım bayan. Neden benim arabama geçip orada beklemiyorsunuz? Bu arada adım Billy” diye seslendi

Kadının tüm sorunu patlak lastikti ama yaşlı kadın için oldukça büyük bir sorundu bu. Billy önce ellerini ovuşturdu sonra krikoyu yerleştirecek bir yer bulmak için arabanın altına doğru eğildi 15 dakika içinde lastiği değiştirmeyi başarmıştı. Billy bijonları sıkarken korkusu iyice azalmış olan yaşlı kadın camı açarak konuşmaya başladı St. Louisli olduğunu bugün yolunun buradan geçtiğini ve zor bir gün olduğunu söyledi.
Billy gülümsedi. Krikoyu bagaja yerleştirdiği sırada yaşlı kadın “borcum ne” diye sordu.
Billy paragöz biri değildi para işlerinden pek anlamazdı. Onun için yardım sever olabilmek önemli bir meziyetti ve kendisi de elinden geldiğince zor durumdaki insanlara yardım etmeyi severdi. Kendisi de bir çok kez, zor duruma düştüğünde başka insanların yardımını görmüştü . Billy bunları düşünürken, yaşlı kadın bir kez daha sordu “Size borcum ne?” Billy ,”Gerçekten bana birşeyler vermek istiyorsanız, yardıma muhtaç birini gördüğünüzde ona yardım etmenizi diliyorum. ” V ekledi “Böyle bir durumla karşılaştığınızda beni hatırlayın lütfen!” Kadın arabasını çalıştırıp uzaklaşana kadar Billiy orada bekledi. Kendisi için kötü bir gündü. İş bulamamış halde evine dönüyordu. Üstelik üstü başıda kirlenmişti ama yinede kendini iyi hissediyordu.

Yaşlı kadın ise yolun bir kaç kilometre aşağısında bir cafe görmüş bir şeyler yemek
için orada durmuştu. Salaş görünüşlü bir restorantdı burası. Yanına gelen garson kız ıslak saçlarını silmesi için temiz bir havlu uzattı yaşlı kadına…
Yaşlı kadın bu garson kızın neredeyse 8 aylık hamile olduğunu fark etti fakat genç kadın hamilelikle gelen ağrı ve sızıların, yüzündeki ifadeyi değiştirmesine izin vermiyordu. Yaşlı kadın, bu kadar zor şartlarda çalışıyor olmasına rağmen, bu genç kadının kendisine gösterdiği ilgiye şaşırıp kalmıştı. Derken aklına Billy geldi… Yaşlı kadın yemeğini bitirdi ve garson kıza verdiği 500 doların üstünü beklemeden sessizce gitti. Garson kız geri geldiğinde, yaşlı kadının masasında peçeteye yazılmış bir not buldu. “Bana hiç birşey borçlu değilsin. Ben de bu haldeydim. Şimdi benim sana yardım ettiğim gibi, 1 saat öncede biri bana yardım etti. Eğer sende bunun karşılığını ödemek istersen işte yapacağın şey: Sevginin sende bitmesine izin verme.”

Garson kız o gece yorgun argın eve giderken yaşlı kadının bıraktığı parayı ve yazdığı notu düşünüyordu. Kocasının ve kendisinin bu paraya ne kadar ihtiyaçları vardı. Bu para ilaç gibi gelelmişti. Eve geldiğinde kocasını yatağa uzanıp uyuyakalmış halde buldu. Onun tam da bebek beklerken yaşadıkları maddi zorluklar yüzünden ne kadar üzüldüğünü biliyordu. Yaşadığı bu olay ise onları gören gözeten biri olduğunu birkez daha fark ettirmişti kendisine…

Bu düşünceler içinde kocasının yanağına küçük bir öpücük kondurup kulağına şunları fısıldadı “Her şey çok güzel olacak Seni Seviyorum Billy…”

 

Simone Jourdie

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

four × 5 =

%d blogcu bunu beğendi: