|

SEVGİLİYE MEKTUPLAR- 2
Bu iklimi sevdim sevgili. Eylül ya bu;
orda da güzel, bur da bir başka. Doğa kabullenmiş yeniden uyanmak üzere
uyumayı bir süre, hazırlanıyor işte kara bir kışa. Ben hüzün insanıyım, bu
besbelli de, nedendir bilmem böyle bir son buluşta sevinişim benim.
İnandığımdandır belki de yeniden doğacağına.
Biliyor musun, nazlanıyorum dokunmaya denize. Üşüyeceğimi düşünüp, bana
kıyamayacağına getiriyorum olayın bir ucunu da. Ben bu iklimi sevdim
sevgili, sevdim sevmesine de; gel gör ki, o sevmesin beni diye, yağıyorum
elimden gelen her şeyi, sevip de alıkoymasın diye. Önce saçlarımı
darmadağın toplayıp tepemde, ojelerimi çıkararak koyuldum işe. Düşünmeden,
elime geçen ilk şeyleri giymeye başladım üzerime ve vazgeçemediğim tüm
takılarımı koydum bir kenara. En ilginç olanı da ne biliyor musun sevgili,
her seferinde kendimi bir kez daha sevdiğim aynaya bakmaz oldum.
Bir yanan meltem rüzgarı değerken tenime usul usul, burnumda yosun kokusu
ve ben bir kar tanesinin saflığıyla yere düşmeyi bekliyorum salına salına.
Şehrimin caddelerinin kimsesiz kalabalıklarını mı özlüyorum, kaçıyor muyum
bu iklimin beni benden alışına alışmaktan anlayamıyorum ama bana yaraşmaz
buralar öyle uzun zamanlar bilirim. Bilirim bu sakinlik koparır beni
yaşamımdan, yaklaştırıp da kendime.
Komşumun her sabah denizden çıkardığı kafeste çırpınan balıklar gibi
hissediyorum kendimi. Anlayacağın sevgili, stoklar sandığımdan daha çabuk
tükenecek gibi.
Saatlerce çiçek tohumları topluyorum bahçeden; akşam sefası, top kadife,
aslan ağzı ve daha adını bilemediğim bir sürü renk renk çiçek, büyütüp
sana hediye edeceğimi hayal ederek. Ve hepsine birer isim koyarız diye
geçiriyorum içimden, gözlerim parlıyor. İşte böyle böyle oyalıyorum
kendimi sevgili.
Rüzgarın karşısına dikildiğim zamanlarda, sen şefkatle izleyeduruyorsun
öylece dalgalanan saçlarımı. Ve sesin yankılanıyor ağızlardan çıkan her
sözde. Deniz gözlerinden çalıyor, ay yüzünden geceleri sevgili. Sen bana
bakma sevgili, bakma; eğer istesen, inan, ben de senin baktığın yerdeyim.
Gülen bir güne kavuşmayı bekleyen bir gecenin tam orta yerinde,
alacakaranlık bir zamandayım yine sevgili. Ve griye çalıyor tüm beyazlar,
ki karaları göremiyorum, Allah'tan gece rengi. Alışılmış bir hüzne
bulanmışım yine.
N’olur yumma gözlerini sevgili, çağırdığım bu güneş ısıtmayacak beni. Aç
avuçlarını da, içlerini öpmeyi özledim. Gülüm gülüm gülümse n’olur, açarım
o zaman ben yüzünde. Ah sevgili, unutma beni...
25 Eylül 2003 / Çandarlı
Sevcan Koyuncu
©yazgulu
« |