Menopozda Ortaya Çıkan Şikayetler ve Değişimlere Yakından Bakış

Bu bölümde menopoz ve yaşlılıkta kadında meydana gelen değişimler ve yakınmalara biraz daha yakından bakalım ve bir sonraki bölümün sonunda daha detaylı bahsedeceğimiz hormon yerine koyma tedavisi yanında, bu yakınmaları azaltıcı önlemleri gözden geçirelim.

Adet düzensizlikleri : Yumurta ve hormon üretimindeki aksamalardan kaynaklanır. Üreme yeteneği azalır, ama sürer. Hem istenmeyen gebeliklerden korunmak, hem de adetlerin düzenini sağlamak için doktor önerisi ve kontrolü ile gebeliği önleyici haplar kullanılabilir. Ancak adetleri düzensiz olan her hanımın doktora başvurması gereklidir.
 
# Sıcak basmaları ve terleme nöbetleri : Belden yukarıda, özellikle yüz ve boyunda hissedilir. Çoğunlukla ciltte bir pembelik, ısı artışı ve terleme ile birliktedir, nabız sayısında da artış vardır. 3 – 6 dakika süren bu olayı genellikle bir titreme ya da ürperme takip eder. Soğuk terleme şeklinde de orta çıkabilir.
Böyle durumlarda,

    * Sakin olmaya çalışılmalı,
    * Derin nefes alma ve gevşeme egzersizi yapılmalı,
    * Sıcak hava, alkol, kahve, çaydan kaçınılmalı,
    * Giysiler hafif ve kolay değiştirilebilir olmalıdır.
    * Ayrıca soğuk kopmreslerle soğutma da yapılabilir.

#   Sinirlilik, yorgunluk, depresyon, aşırı hassasiyet, kendini hasta hissetme, uykusuzluk :Burada ortaya çıkan yeni bir döneme girişin getirdiği negatif duygulardır. Üreme yeteneğinin kaybedilmesi, alışılan adetlerin kesilmesi, yaşlanma, cazibenin kaybedilmesi korkusu bu olayları uyarır. Kimi zaman ilaçla yardım gerekir. Daha önceden var olan psişik bozukluklar yeniden ve artarak ortaya çıkabilir. Kimi zaman da genç kızlığa özenti gelişebilir.

    * B vitamini (ilaç, tahıllar),
    * C vitamini,
    * E vitamini,
    * Bitkisel çaylar,
    * Sarımsak hapları yararlı olabilmektedir.

    * Baş ağrısı, sırt ve kas ağrıları, hastalık hastalığı, çarpıntı, gaz sancıları:Östrojen azalmasına bağlı olarak kaslarda biriken laktik asid kolay yıkılamaz.

    * Kilo artışı: Vücut ihtiyaçları değiştiğinden beslenme de değişmelidir. Eski alışkanlıkla aynı beslenme düzeni sürerse kilo artışı hemen ortaya çıkar. Yağlı, tuzlu ve karbonhidratlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır.

    * Her yemekte protein ve yeşil sebze ve meyve bulunmalı,
    * Kahve, çikolata ve benzerlerinden kaçınılmalı,
    * Atıştırma yasağı olmalı,
    * Egzersiz yapılmalıdır.

    * Vücut şeklinin değişmesi: Kalça ve memelerdeki yağ dokusu azalırken, omuzlar, bel ve sırtın üst kısımlarında yağlanma artar, kalınlaşma olur.

    * B6 vitamini,
    * Egzersiz vücut şeklini korumada etkili olacaktır.

    * Vajinitis :Östrojen azalması ile vajenin sahip olduğu bakteri içeriği değişir, enfeksiyonlara karşı direnç azalır. Bu akıntıların artması demektir.

    * Topikal hormon kremleri,
    * Sık çamaşır değiştirme,
    * Pamuklu, nem emici çamaşırların kullanılması, vajenin mikroorganizmalara direncini artıracaktır.

    * Vajinal kuruluk ve ağrılı cinsel ilişki: Östrojen azalması, vajen salgısında ve vajeni döşeyen epitel katlarında azalmaya yol açar, bu ise cinsel ilişkide olması gereken kayganlığın ortaya çıkışını engeller ve ilişki ciddi ağrılara, hatta kanamalara neden olur.

  •      Topikal hormon kremleri,
  •      Düzenli cinsel ilişki şikayetleri azaltır.

    * İdrar kaçırma, sık idrara çıkma : östrojen eksikliğinden, idrar yolunun alt kısımları da etkilenir ve kısalır. Bu durumda sık sık idrara gitme ihtiyacı olur ve hatta geceleri idrar yapma ihtiyacı ortaya çıkar. Çok ve zor doğumlarla zaten deforme olmuş ve aşağıya doğru yer değiştirmiş idrar kesesinin de hormon eksikliği ile biraz daha sarkması, öksürmek ve aksırmakla, ıkınma ile istemsiz olarak idrar kaçmasına neden olur.

  •      Topikal hormon,
  •      Mesane jimnastiği,
  •      Değişik operasyon teknikleri ile bu durumu önlemek veya düzeltmek mümkündür.

    * Dış genital bölgede kaşıntı: Östrojen eksikliği vulva derisinde de incelme ve elastikiyet kaybına yol açar. Bu kolay enfeksiyon gelişmesine ya da irritasyonuna neden olur. Bazı incelemelerden sonra topikal hormon veya steroidli kremler kullanılabilir.

    * Rahim sarkması: İdrar kesesi gibi rahminde aşağıya doğru yer değiştirmesi hormon eksikliği ile artar. Eğer vajen içinde kalıyorsa ve cinsel ilişkiyi etkilemiyor, idrar problemine yol açmıyorsa temizliğe uygun davranış yeterlidir. Ancak vajen dışına çıkacak ölçüde sarkma varsa ve üstelik sürtünmeye bağlı olarak yara açılmışsa, operasyon gereklidir. Çok ileri yaşlarda ise operasyon yerine, pesser denilen cihazlarla rahim yerine itilir ve orada tutulur.

    * Ciltte kırışma, incelme: Hem hormon azalması, hem de yaşla, ciltte yer alan kollajen ve elastik lif sayılarında azalma olur. Giderek cilt kalınlığı azalır. Bu arada ciltaltı yağ dokusu ve ter bezlerinde de azalma ile kuruluk gelişir. Bütün bunlar cildin kırışmasına ve sarkmasına yol açar. Şişman hanımların yağ dokularının fazlalığı ve burada üretilen östrojen cildin gergin ve nemli olmasını sağlar. Sigara cildin kan dolaşımını bozarak hasarı artırır. Önlem için ;

  •      Sigara azaltılmalı,
  •      Güneşten korunulmalı,
  •      Günde en az 8 bardak su içilmeli,
  •      Yağlı kremlerle cilt masajı yapılmalı,
  •      C vitamini alınmalıdır.

    Saçlarda incelme, yüz kıllarında kalınlaşma: Östrojen yapımı azaldıkça erkeklik hormonu olan androjenler baskınlaşır ve kıllarda değişiklikler olur.

     Osteoporoz ( kemik erimesi ): Kemiğin ana yapısı içinde yer alan ve dayanıklılık ve sertliğini veren kalsiyum mineralinin kaybı ve yerine konamaması halidir. Nedenini yine hormon eksikliğidir. Yaşa bağlı olarak hem erkekte hem de kadında 55 yaşından itibaren beklenilen azalma kadınlarda menopoz ile önceden başlar. Kemik kırıkları ve bunlara bağlı sakatlık ve ölümlerin çok önemli bir nedenidir.

Menopoz sonrası ilk 3-4 yılda hızlı bir kayıp vardır. O güne kadar ki yaşam biçimi ve içinde yer alan hazırlayıcı faktörler, riskler kemik mineral kaybının gelişiminde ve hızlı olmasında rol oynar;

  •            Buluğ çağının geç başlaması
  •            Erken menopoz, adetlerin başka nedenlerle de olsa erken kesilmesi
  •            Hiç doğurmamış olmak
  •            Kötü beslenme (kalsiyumdan fakir, kafein, protein ve tuzdan zengin diyet)
  •            Ailevi yatkınlık
  •            Alkol, sigara kullanımı
  •            Fizik aktivitede azlık
  •            Steroid, epilepsi ilaçları, tiroid ilaçları
  •            Siroz
  •           Adet düzensizlikleri

      Omurgalarda çökme sonucu boy kısalması, kamburlaşma, sırt ağrıları, kırıklar en sık görülen belirtilerdir. Bunları önlemek için ;

  •            Fizik aktivite artırılmalı,
  •            Alkol ve sigaradan kaçınılmalı,
  •            Uygun aralıklarla (2 yıl) kemik mineral yoğunluk ölçümü yaptırılmalı,
  •            Büyüme çağından itibaren yeterli kalsiyum alınmalı (2 su bardağı süt, kuru baklagiller, pekmez),
  •            Menopoz döneminde günde 4 bardak süt ya da 1500 mg. kalsiyum alınmalı,
  •            Beslenme düzeninde en az hayvansal besinler kadar bitkisel besin bulunmalı,
  •            Tuzdan kaçınılmalı,
  •            Aşırı zayıflık, aşırı şişmanlık olmamalı ve engellenmeli,
  •            Hekim tavsiyesi ve düzenlemesiyle D vitamini alınmalı ve her gün 15 dakika güneşlenilmelidir.
  •       Eklem ağrıları : daha önce var olan osteoartrit ağrıları, menopozla birlikte artar. Östrojenle 2-3 hafta içinde hızla azalır. Uygun eklem egzersizleri yapılmalı.

    * Kalb ve damar hastalıklarında artış : Menopozla birlikte azalan östrojen hormonu, kan yağlarında değişime yol açar. Yüksek dansiteli lipoproteinler (HDL-iyi kolesterol), azalırken düşük dansiteli lipoproteinler (LDL- kötü kolesterol) artar. Bu değişim damar sertliklerine (ateroskleroz) yol açar. Bunun sonucunda koroner kalb hastalıkları, yüksek tansiyon ve miyokard enfarktüsü görülme sıklığı artar. Menopoz öncesi 3 erkeğe karşılık 1 kadında bu tür hastalıklara rastlanırken, menopoz sonrası bu eşitlenir. Risk faktörleri şunlardır;

  •           Sigara
  •            Ailevi yatkınlık
  •            Önceden kolesterol yüksekliği
  •            Şeker hastalığı
  •            Erken menopoz
  •            Fizik aktivite azlığı
  •           Yüksek tansiyon

      Önlemler ;
       

  •            Sigara azaltılmalı,
  •            Stresten kaçınılmalı,
  •            Şeker hastalığı iyi tedavi edilmeli,
  •            Uygun egzersizler düzenli olarak yapılmalı,
  •           Uygun beslenme uygulanmalıdır.

     Miyomlar; Menopozla birlikte küçülürler. Eğer başkaca bir yakınma yoksa tedaviye gerek yoktur.
      Postmenapozal kanama: Son adet kanamasından 1 yıl sonra ortaya çıkan adet kanaması ya da lekelenmelere denir. Bu kanamaların 1/3’ü atrofik endometriuma, 1/3’ü endometrium kanserine, 1/5’i poliplere, 1/5’i de hormonlara bağlıdır. Jinekolojik muayene, servikal yayma (smear), endometrial parça alma (biyopsi), ultrason ve gerekirse daha ileri tetkiklerle tanı konmalı ve gereği yapılmalıdır.

 

Hazırlayan :Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu
 

  •      Topikal hormon kremleri,
  •      Düzenli cinsel ilişki şikayetleri azaltır.

    * İdrar kaçırma, sık idrara çıkma : östrojen eksikliğinden, idrar yolunun alt kısımları da etkilenir ve kısalır. Bu durumda sık sık idrara gitme ihtiyacı olur ve hatta geceleri idrar yapma ihtiyacı ortaya çıkar. Çok ve zor doğumlarla zaten deforme olmuş ve aşağıya doğru yer değiştirmiş idrar kesesinin de hormon eksikliği ile biraz daha sarkması, öksürmek ve aksırmakla, ıkınma ile istemsiz olarak idrar kaçmasına neden olur.

  •      Topikal hormon,
  •      Mesane jimnastiği,
  •      Değişik operasyon teknikleri ile bu durumu önlemek veya düzeltmek mümkündür.

    * Dış genital bölgede kaşıntı: Östrojen eksikliği vulva derisinde de incelme ve elastikiyet kaybına yol açar. Bu kolay enfeksiyon gelişmesine ya da irritasyonuna neden olur. Bazı incelemelerden sonra topikal hormon veya steroidli kremler kullanılabilir.

    * Rahim sarkması: İdrar kesesi gibi rahminde aşağıya doğru yer değiştirmesi hormon eksikliği ile artar. Eğer vajen içinde kalıyorsa ve cinsel ilişkiyi etkilemiyor, idrar problemine yol açmıyorsa temizliğe uygun davranış yeterlidir. Ancak vajen dışına çıkacak ölçüde sarkma varsa ve üstelik sürtünmeye bağlı olarak yara açılmışsa, operasyon gereklidir. Çok ileri yaşlarda ise operasyon yerine, pesser denilen cihazlarla rahim yerine itilir ve orada tutulur.

    * Ciltte kırışma, incelme: Hem hormon azalması, hem de yaşla, ciltte yer alan kollajen ve elastik lif sayılarında azalma olur. Giderek cilt kalınlığı azalır. Bu arada ciltaltı yağ dokusu ve ter bezlerinde de azalma ile kuruluk gelişir. Bütün bunlar cildin kırışmasına ve sarkmasına yol açar. Şişman hanımların yağ dokularının fazlalığı ve burada üretilen östrojen cildin gergin ve nemli olmasını sağlar. Sigara cildin kan dolaşımını bozarak hasarı artırır. Önlem için ;

  •      Sigara azaltılmalı,
  •      Güneşten korunulmalı,
  •      Günde en az 8 bardak su içilmeli,
  •      Yağlı kremlerle cilt masajı yapılmalı,
  •      C vitamini alınmalıdır.

    Saçlarda incelme, yüz kıllarında kalınlaşma: Östrojen yapımı azaldıkça erkeklik hormonu olan androjenler baskınlaşır ve kıllarda değişiklikler olur.

     Osteoporoz ( kemik erimesi ): Kemiğin ana yapısı içinde yer alan ve dayanıklılık ve sertliğini veren kalsiyum mineralinin kaybı ve yerine konamaması halidir. Nedenini yine hormon eksikliğidir. Yaşa bağlı olarak hem erkekte hem de kadında 55 yaşından itibaren beklenilen azalma kadınlarda menopoz ile önceden başlar. Kemik kırıkları ve bunlara bağlı sakatlık ve ölümlerin çok önemli bir nedenidir.

Menopoz sonrası ilk 3-4 yılda hızlı bir kayıp vardır. O güne kadar ki yaşam biçimi ve içinde yer alan hazırlayıcı faktörler, riskler kemik mineral kaybının gelişiminde ve hızlı olmasında rol oynar;

  •            Buluğ çağının geç başlaması
  •            Erken menopoz, adetlerin başka nedenlerle de olsa erken kesilmesi
  •            Hiç doğurmamış olmak
  •            Kötü beslenme (kalsiyumdan fakir, kafein, protein ve tuzdan zengin diyet)
  •            Ailevi yatkınlık
  •            Alkol, sigara kullanımı
  •            Fizik aktivitede azlık
  •            Steroid, epilepsi ilaçları, tiroid ilaçları
  •            Siroz
  •           Adet düzensizlikleri

      Omurgalarda çökme sonucu boy kısalması, kamburlaşma, sırt ağrıları, kırıklar en sık görülen belirtilerdir. Bunları önlemek için ;

  •            Fizik aktivite artırılmalı,
  •            Alkol ve sigaradan kaçınılmalı,
  •            Uygun aralıklarla (2 yıl) kemik mineral yoğunluk ölçümü yaptırılmalı,
  •            Büyüme çağından itibaren yeterli kalsiyum alınmalı (2 su bardağı süt, kuru baklagiller, pekmez),
  •            Menopoz döneminde günde 4 bardak süt ya da 1500 mg. kalsiyum alınmalı,
  •            Beslenme düzeninde en az hayvansal besinler kadar bitkisel besin bulunmalı,
  •            Tuzdan kaçınılmalı,
  •            Aşırı zayıflık, aşırı şişmanlık olmamalı ve engellenmeli,
  •            Hekim tavsiyesi ve düzenlemesiyle D vitamini alınmalı ve her gün 15 dakika güneşlenilmelidir.
  •       Eklem ağrıları : daha önce var olan osteoartrit ağrıları, menopozla birlikte artar. Östrojenle 2-3 hafta içinde hızla azalır. Uygun eklem egzersizleri yapılmalı.

    * Kalb ve damar hastalıklarında artış : Menopozla birlikte azalan östrojen hormonu, kan yağlarında değişime yol açar. Yüksek dansiteli lipoproteinler (HDL-iyi kolesterol), azalırken düşük dansiteli lipoproteinler (LDL- kötü kolesterol) artar. Bu değişim damar sertliklerine (ateroskleroz) yol açar. Bunun sonucunda koroner kalb hastalıkları, yüksek tansiyon ve miyokard enfarktüsü görülme sıklığı artar. Menopoz öncesi 3 erkeğe karşılık 1 kadında bu tür hastalıklara rastlanırken, menopoz sonrası bu eşitlenir. Risk faktörleri şunlardır;

  •           Sigara
  •            Ailevi yatkınlık
  •            Önceden kolesterol yüksekliği
  •            Şeker hastalığı
  •            Erken menopoz
  •            Fizik aktivite azlığı
  •           Yüksek tansiyon

      Önlemler ;
       

  •            Sigara azaltılmalı,
  •            Stresten kaçınılmalı,
  •            Şeker hastalığı iyi tedavi edilmeli,
  •            Uygun egzersizler düzenli olarak yapılmalı,
  •           Uygun beslenme uygulanmalıdır.

     Miyomlar; Menopozla birlikte küçülürler. Eğer başkaca bir yakınma yoksa tedaviye gerek yoktur.
      Postmenapozal kanama: Son adet kanamasından 1 yıl sonra ortaya çıkan adet kanaması ya da lekelenmelere denir. Bu kanamaların 1/3’ü atrofik endometriuma, 1/3’ü endometrium kanserine, 1/5’i poliplere, 1/5’i de hormonlara bağlıdır. Jinekolojik muayene, servikal yayma (smear), endometrial parça alma (biyopsi), ultrason ve gerekirse daha ileri tetkiklerle tanı konmalı ve gereği yapılmalıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: