Yıllar Sonra (Elbet Bir gün Buluşacağız)

Genç kız her üzüldüğünde sıkıntılarından sıyrılıp, hayata yeninden dönmek için evlerinin yakınındaki gölün kıyısına gider, uzun uzun seyre dalıp düşünürdü.

Yine böyle bir gündü..

Ama bugün gölün kıyısında sadece o ve küçük martılar yoktu…

Az öteye başını çevirdiğinde onun gibi yüzünü göle çeviren,düşünen genç adamı görmüştü.

Genç delikanlı üzerinde gezinen bakışları fark etmiş olacak ki;o da genç kızı görmüş ve uzun uzun bakmıştı kızın yüzüne..

Bir an düşündü, “Allahım yıllardır aradığım,düşlediğim güzel karşımda mı?

Yoksa bir serap mı gördüğüm…

Kız mahçup gözlerle yüzünü yere çevirmiş ve oradan uzaklaşmıştı…

Ama kalbinin çarpıntısını duymasını engelleyememişti bu kaçışı…

Ve artık ne kız,ne de genç delikanlı bir gün bile geçirmeden her gün gölün kıyısında buluştular,konuştular…

İkisi de anladı ki bir ömür bekledikleri “sevgiyi” bulmuşlardı…

Ve bu sevgiyi bir ömür beraber yaşamaya karar verdiler.

Genç adam: “Benimle bir ömrü paylaşır mısın sevdiğim?” dediğinde,sözlere bir hacet bırakmayacak kadar aşikardı kızın gözlerinden okunanlar…

-Evet dedi gözleri..

-Evet dedi dudakları…

Artık sıra ailelerin de onay vermesine geldiğinde,iki gencin de aralarına engel üstüne engel koydu mesafeler…

Hayır dedi kızın ailesi..

Bir an bile düşünmeden yıktıkları hayatı,hayır dediler..

Gözlerinin önünde kaybolup giden,yiten gönülleri görmeden,görmek istemeden hayır dediler…

Sustu genç adam…

Hayırlar düğüm oldu boğazında…

Sustu genç adam…

Hayırlar set çekti önüne…

Ve birkaç ay sonra duydu ki;sevdiğini bir başkası ile evlendirdiler..

Sustu genç adam…

Sabrı sükût bildi…

Duayı sükût bildi…

Ve sustu…

Genç kızdan sonra bir daha gönül evinde hiçbir misafiri almadı…Yıllar yılları kovaladı ama o sadece sevdiğinin sevgisi ile yaşadı bir ömrü..

Çevresinin,evlen tavsiyelerine yine sükûtla yanıt verdi..

Biliyordu ki;sükûtu sevgisi idi..

Biliyordu ki;sevdiğinin sevgisi gönlünü sarmışken,bir başka sevgi giremezdi gönül evine…

Ve bir ömrü yalnız ve bu sevgi ile yaşayacağım dedi gözleri soranlara…

Çok yıllar sonra bir gün duydu ki;sevdiğinin eşi vefat etmiş,sevdiği tekrar baba evine dönmüştü.

Zira genç kadının evlendiği eşinden hiç çocuğu yoktu.Zaten buna imkan da yoktu.

Çünkü evlendiği eşi rahatsızdı.Ve karısından bu rahatsızlığını kimseye söylememesini rica etmişti.

Yıllar yılları kovaladı.Herkesin karı-koca bildiği bu iki insanın aslında eş değil,iki kardeş gibiydi..Ama bunu hiç kimse bilmedi.

Genç kadın eşinin vefatından sonra bu gerçeği ailesine anlattı.

Babası sustu,annesi sustu…

Genç kadın sustu ve bekledi…

Bu gerçeği öğrenen genç adam,sevdiğinin yoluna yeniden yürüdü..

O yürüdü,genç kadın yine “Evet”dedi..

Ebediyen Evet…

Ve yıllar evvel ayrılan sevenler bir daha ayrılmamak üzere birleşti..

İki yaralı yürekte soluklanan artık cennet misal huzurdu…

(Yaşanmış gerçek bir aşk hikayesinden ilhamla…)

Yazan:Ehven Ahfa

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: