Biz Bizi Unutmayalım

Bir istasyondaydım biraz önce .Tüm dostlar,akranlar ve eski sevgililer ordaydı.Bir tren geldi ve herkez gitti.Hepsi aynı treni bekliyormuş gitmek için.Trenin o acı düdüğü ve dumanı kaldı kalbimde.Çok yalnızım derken arkamda bir soluk.Bir ben bir sen kalmışız bu istasyonda…. 

-“ya sen ne bekliyorsun gitmek için” dedin çekingen ve kısık bir sesle. 

-“hiçbir sey” Hep aynı hazır cevap var içimde nereye ve nevar sorularına cevap. HİÇBİR ŞEY YOK…Sen hep biliyorsun ki bu cevap bir kaçış benim için 
… 

Hiçbir şey olmamış gibi sarıldın bana bende bıraktım kendimi güven dolu kollarına.Sana baktım başın öbür taraflarda sanki gidenlerle gitmiş gibiydin.Konuşup anlattım sana “mıy mıy” “hı”deyip geçtin dinlemedin ve bakmadın.Kuruntu yapma dedim içimden.Sanki biraz sonra olacakları hissetmiştin.Bu suskunluğun sebebi biraz sonra kopacak fırtınaydı.Çünkü güç toplayıp beni koruman lazımdı.Cenaze arabasının suskunluğunda gardan çıkıp yola koyulduk.Nesen konuştun nede ben bu suskunluğun sebebini sordum sana. 

Trafik tıkanmış arabalar ardı ardına bekliyordu.Bu fırsattan istifade eden satıcılar arabalara doğru koşuşuyordu.Herkez gibi bizde ne sattığına bile bakmadan ya kafamızı çeviriyorduk yada bıkmışlığın tüm fırenleri patlamış vaziyette “istemiyoruz”diye haykırıyorduk.Sevimli boyu anca arabanın camına yetişen satıcı bir çocuk bize doğru yaklaştı 

–Abi bu çiçekleri al sana dedi 

-…….(Sadece kafanı çevirdin) 

-Abi bugün aşıklar günü.Sevgilini sevindirsene.Bu gün 14 Şubat abi… 

-……….????? 

-……..?!!!!(bugün sevgililer günü bu gün 14 subat Bugün Julıa aşkını sundu St.Valentinaya oda hayatını .Bu gün …..Bu..gün..) 
– Hadi lan daha bir hafta var 14 Şuba…tt….a !(Gözlerin saat le bütünleşti) 

-……!!!! 

-…..!! 

Ve bir kurtarıcı gibi yetişti arkadaki sabırsız arabanın kornası.Yol açılmış ve devam etme zamanı gelmişti suskunluk rüzgarlarına.Başın öbür tarafta gene. Bense böyle bir günü nasıl unuttuğumu düşünüp duruyorum.Oysa ne kadar önemliydi özel anlar .Yoksa artık özel değilmi.Yoksa artık bizim hiç özel anımız yokmu .Sende unuttun bende.Biz unuttuk.Biz bizide unuttuk. 

-(küçük ve çekingen bir öksürük ve..)Bugünün 14 Şubat yani sengililer günü olduğunu unutmuştun demi.bende unutmuşum ya….Ama geç kalmış sayılmayız.Saat daha 9:00 belki bir yerlere gidip bir şeyler yeriz ha ne dersin.Acıkmışsındır sende…? 

-(eskiden tüm soru ve cümlelerin ardından canım yada aşkım gelirdi.Şimdi bitsin diye konuşmalar son harfler bile kısalıyor)Eve gitsek iyi olacak.Pek aç değilim.Sen açsan evde ıspanaklı börek olacaktı.Zaten ben çok yorgunum.(Yorgunmu neden..?Bilmiyorum.Hayattan bu kadar kopmuşken neydi beni yoran peki.Bağlı olduğum halatlarmıydı beni yoran.belkide asılı yaşamak yormuştu beni .) 

Sağa doğru sinyal verdin ve bir çiçekçi dükkanın bir dükkan aşağısında durdunsormadımda zaten. Hep yapmaya. Biliyordum ne yapacağını bu yüzden çalıştığın gibi şimdide aynı nakarat “hiçbir şey için geç değil doldura biliriz suskunluklarla dolan boşlukları” 

Elinde bir buket papatya ile geldin.O kadar güzel ve narinlerdiki bir an tutmaya bile kıyamadım. 

-Canım biraz geç oldu ama bunlar senin . 

-Teşekkür ederim canım çok naziksin. 

Birde kart yazmışsın buketin üstüne. 

“BENİ GÖREMEZSİN .ÇÜNKÜ BEN SENİN BAKTIĞIN YERDE DURMUYORUM” 

Gözlerimdeki damlalar sıraya girdiler ve süzülmeye başladılar.Hızla başımı sana doğru kaldırdım ve boynuna atladım.Okadar sıkı sarıldınki bana sanki bir uçurumdan düşmek üzereydim de bırakırsan düşecek gibiydim. Ellerin saçlarımı okşarken “geri dön aşkım bize” der gibiydi. 

-Bize ne oldu Ali ..?Kaç yıl geçti o heyecanlarla kutladığımız anlardan bu yana.Peki biz nereye kaybolduk. 

-(Her zamanki sakinliğinle..)Biz şimdi mahsende yıllanmayı bekleyen şarap şişelerinin üstüne etiket olduk, anılarımızsa mantarların içine hapsedilmiş bir rüzgar bekliyorlar kıpırdamak için. 

-Bu rüzgar ne zaman esecek. 

-…..?Bana geri döndüğünde ,bende döneceğim bize.- 

-Ben burdayım işte. 

-Hatırlıyormusun bana benim içimde biri var demiştin. Bir kız çocuğu konuştuğum, ağlaştığım, heyecanlandığım bir ben daha varım demiştin. İşte o kız çocuğu döndüğünde, gözlerin yine ışıl ışıl olduğunda, sen sana döndüğünde bir rüzgar esecek ve biz bize döneceğiz. 

-(hıçkırıklardan konuşamadım bir süre) Neden bu kadar koptum ben .NEDEN..? 

Peki sen neden bu kadar uzun süre sustun canım……?

Ayşegül Yılmaz

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: