|
Öğrenmeye karşı istekli ve öğrenme için gerekli yeteneklere sahip olma,
öğrenmede başarıyı etkileyen en önemli etmenlerdir. Ancak, bazı
yetenekli öğrencilerin yeterince çaba gösterdikleri halde bekledikleri
verimi alamamaktan yakındıkları görülmektedir. Bu durum genellikle
çalışma yöntemlerini kazanamamış olmaktan ileri gelmektedir. Verimli
ders çalışma ve etkin öğrenmenin en temel koşulu bu konuda istekli ve
kararlı olmaktadır. İsteklilik ve kararlılık, çalışma davranışlarınızı
olumlu olarak etkileyerek verimli ders çalışmanızı ve etkin öğrenmenizi
sağlayacaktır. İkinci olarak yapmanız gereken, kendi koşullarınıza göre
bir çalışma sistematiği geliştirmek ve sistematik içerisinde olumlu ders
çalıma alışkanlıkları kazanmaktır. Her bireyin kişilik yapısı, algılama
özellikleri farklı olduğundan, geliştireceğiniz bu sistematiğin
kendinize uygun olmasına özen göstermelisiniz.
İnsan, hangi limana gideceğini bilemezse hiçbir rüzgar onun için yararlı
olmaz.
Başarıya giden yolda ilk adım, kendinize açık seçik bir amaç (hedef)
belirlemek.
Çabanın ve zamanın en ekonomik biçimde kullanılmasının ön şartı çalışma
saatlerinin bir programa bağlanmasıdır. Bir öğrenci okulda geçen
saatlerinin dışında kalan saatleri ayırmalıdır. Çalışma, eğlenme ve
dinlenme zamanlarını düzenli bir programa bağlayamayan bir öğrenci,
zamanın çoğunu arkadaşlarıyla gezip tozarak, şurada burada oyalanarak
geçirme eğilimi gösterebilir. Düzenli bir çalışma programı yapmak belli
saatlerde bile işlerin yapılması alışkanlığının kazanılmasını sağlar.
Çalışma zamanının günün belli saatlerinde olması kişiyi çalışma için
hazırlık yapmaya sevk eder. Örneğin her gün saat 15:00 - 18:00 arasını
çalışmayı ayırmış ve bunu bir süre düzenli bir biçimde uygulamış olan
bir kimsede artık saat 15:00 ile ders çalışma eylemi arasında bir
çağrışım bağı kurulmuş olacaktır ve hergün saat 15:00 ona çalışma
saatini hatırlatacaktır. Hatta bu alışkanlık daha da yerleşirse kişi
saat 15:00 olunca ders çalışmak için bir iç gerilim duyacak. Bunu
yapmazsa rahatsız olabilecektir.
Verimli Ders Programı Nasıl Hazırlanır ?
Zamanını verimli kullanmak isteyen öğrenciler, öncelikle TV seyretmek,
arkadaşlarıyla buluşmak kendine zaman ayırmak gibi uğraşlarla ders
çalışmak arasında seçim yapmak durumundadırlar. Bu seçimi yaparken
dikkat edilmesi gereken önemli nokta, bunlardan hangisinin öncelikli
olduğunun bireyce saptanmış olmasıdır. Ders çalışma programı yapmadan
önce, zamanınızı nasıl kullandığınızı çok iyi bilmelisiniz. Burun için,
bir not defteri edinmeli ve bu deftere, uyanma ile öğle yemeği arası,
öğle yemeği ile akşam yemeği arası, akşam yemeği sonrası ile uyku arası
neler yaptığınızı not etmelisiniz. Ancak bu saptamalarınız ışığında,
kendinize uygun bir ders çalışma programı hazırlayabilirsiniz.
Bir ders çalışma programı hazırlarken, şunlara dikkat etmelisiniz:
* Ayları gösteren takvim edinmelisiniz.
* Ders çalışmaya ayırmayacağınız günleri (tatil, bayram vs.)
işaretlemelisiniz.
* Kendinizi bir hafta gözlemlemeli, en çok hangi zamanlarda verimli ders
çalıştığınızı saptamalısınız.
Günlük program yaparken şu noktalara öncelikle yer vermelisiniz:
* Uykudan uyanış saati
* Kahvaltının bitiş saati
* Okul ya da dershaneye gidiş geliş saatleri
* Yolda geçen süre
* Yemek için verilen aralar
* Çalışma için ayırdığınız süreler (başlama ve bitiş saatleri)
* Dinlenme, eğlenme, TV seyretme gibi uğraşlar için saptanan zamanlar
* Tekrarlar için ayrılan zamanlar
* Ev ödevlerine ayrılan zaman
* Uykuda geçen süre
Planlı Çalışma: Hangi dersi ne kadar ve ne zaman çalışabileceğinizi,
zamanı en verimli şekilde nasıl kullanacağınız belirlemektir.
En kullanışlı çalışma planı, haftalık çalışma planıdır. Bu planı
yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli unsur, ders çalışmanızı
engelleyecek etkenlerin en az olduğu saatleri saptamaktır.
* Öğrencinin kendi kişiliğine en uygun çalışma yeri ve saati
seçilmelidir.
* Her ders için yapılması gereken ders yükü hesaplanmalı, en az "iyi"
puan almak için ne kadar çalışılması gerektiği tahmin edilmelidir.
* Öncelikle en zor gelen dersten çalışmaya başlanmalı, bu ders için
hergün belli bir çalışma süresi ayrılmalıdır. Başlangıçta zor gelen ders
için en fazla süre ayrılmalı; derse karşı yeterli istek
oluşturulmalıdır.
* Ders çalışmak için belirli bir yer ayrılmalı ve bu yer çalışmanın
dışında, başka hiçbir iş için kullanılmamalıdır. Eğer bu yerin başka
işler için de kullanılma zorunluluğu varsa bazı ufak değişiklikler
yapılabilir. Örneğin; yemek masasında çalışacaksa yemek yeme ve çalışma
esnasında masaya farklı örtüler serilebilir.
* Çalışma yeri, ders çalışmaya uygun olmalıdır. Örneğin: yatakta
çalışmak yerine masa başı, kütüphane tercih edilir.
* Ders çalışma miktarı konusunda kuralları belirlemek gerekir. Bu
kurallar çalışılacak malzemeye ya da zamana göre ayarlanmalıdır. Örneğin
"matematikten 10 yeni testi defterime çözmeden masadan kalkmayacağım.
"veya "hergün 2 saat matematik çalışacağım..." gibi.
* Öğrenci kısıldığı zaman çalışma yerinden ayrılmalıdır. Ama kendinize
ayrılmadan önce küçük bir bölüm daha bitirmek ya da bir iki dakika daha
masada kalmak şartını koymalısınız. Örneğin: 5 dakika daha çalışıp veya
iki test daha çözüp su içmeye gideceğim... gibi.
* Çalışma ortamı dikkat dağıtıcı öğelerden arındırılmalı ve çalışma için
gerekli malzemeler hazır bulundurulmalıdır. Örneğin: Coğrafya çalışırken
atlas ne kadar gerekli ise; aynı anda masada spor mecmuasının bulunması
da o derece dikkati derse vermeyi güçleştirebilir.
* Çalışma süresi yavaş yavaş artırılmalıdır. Dikkati 10 dakikada dağılan
ve halay kurmaya başlayan bir öğrenciden bir saat masadan kalkmamasını
beklemek gereksiz bir zorlama olacaktır.
* Çalışma ve başarma hedefleri başlangıçta ulaşılabilinecek düzeyde
tutulmalıdır. Öğrenci kapasitesinin üzerinde çalışma yükünün altına
girerse, sıkılıp programdan vazgeçebilir. Uyarıcı kontrolü geliştirmek
zaman alan bir olaydır. Mantıklı bir planlama veya planda bazı
değişiklikler yaparak programı sürdürmek, tamamen bırakmaktan daha
iyidir.
UNUTMA !
Önceden ne kadar çalışacağını belirlemezsen çalışma sonunda çok az şey
hatırlarsın ....
Çalışma zamanı gibi çalışma yerinin de belli olması, verimli çalışma
için gerekil koşullardan biridir. Çalışma yerinin sade döşenmiş iyi
ısılmış sessiz bir yer olması iyi olur. Ne var ki, birçok ile bugün
ancak tek bir odayı ısıtabildiği için ayrı bir çalışma odasına sahip
olma imkanı pek az öğrenciye nasip olan bir lükstür. Bu durumda öğrenci
oturma odasının belli bir köşesini çalışmak için ayırabilirse çok iyi
olur. Bu çalışma yerinde ders kitapları, sözlük, atlas, ansiklopedi gibi
yardımcı kaynaklar, cetvel, gönye gibi ders araçları elini attığı yerde
bulabileceği şekilde yerleştirilebilir. Böyle düzenlenmesi çalışma
ortama ile ders çalışma davranışı arasında bir çağrışım bağı kurulabilir
ve her zaman ders çalıştığı yere oturan kişi ders çalışma davranışı
arasında bir çağrışım bağı kurulabilir ve her zaman ders çalıştığı yere
oturan kişi ders çalışma gereğini duyabilir. Yatarak divanda uzanarak
çalışmayı gerektiren işlerin yürütüleceği yerler değildir. Ancak roman
ya da gazete okumak, şiir ya da yabancı dilde sözlük listesi öğrenmek
gibi etkinlikler kısa zaman aralıklarla ve gürültülü ortamlarda
beklerken yapılabilecek işlerdir. Bu gibi zaman aralıklarının boş
geçirilmeyip daha az bir zihinsel çalışmayı gerektiren okumalarla ve
öğrenilenlerin tekrarlanması ile değerlendirilmesi yararlı olur.
DAHA ETKİLİ DERS ÇALIŞMAK İÇİN YAPILABİLECEK
DÜZENLEMELER
* Mümkün ise hergün aynı masada ders çalışmaya başlayın.
* Ders çalışılan yerde dersten başka hiçbir şey yapmayın.
* Masayı soba veya kaloriferden uzak, fazla sıcak olmayan bir yere
kurun.
* Derse başlamadan önce çalışılan odayı havalandırın.
* Derse çalışmadan önce fazla karbonhidratlı yiyecekler (Ekmek, makarna,
kek... gibi) yemeyin.
* Mümkün olduğunca gürültüsüz bir yerde çalışın.
* Çalışılan yer ne rahat ve ne da çok rahatsız edici bir yer olmamalıdır
(Sandalye fazla yumuşak veya fazla sert olmalıdır).
* Ders araçları ihtiyaç duyulduğunda hemen alınabilecek bir yerde
olmalıdır.
* Masanın üstünde sadece çalışırken gerekli şeyleri bulundurun. Diğer
şeyleri mutlaka kaldırın.
* Daha önceki işlediğiniz, konuları, mutlaka çalışma programı dahilinde
zihninizde canlı tutmalısınız. Konular belli bir sistem içerisinde
çalışılmalıdır.
ÇALIŞMA SÜRESİ
Bir öğrencinin baştan sona kadar dikkatli ve etkinliğini koruyarak
sürdürebileceği uzunluktaki süre o öğrenci için en uygun çalışma
süresidir. Sürenin çok olması verimliliğin azalmasına neden olur. Bunun
yerine, böyle uzun çalışma süresinin bir kısmı baka bir etkinliğe
ayrılarak daha verimli bir şekilde kullanılabilir.
Aralarında uzun dinlenme süreleri bulunan kısa süreli çalışmalar ise,
uzun dinlenme sırasında kazanılmış bir çok bilgi ve becerinin unutulması
ve meydana gelene bu kayıp yüzünden konuya ısınmak zorlaştığından etkili
ve verimli bir çalışma yöntemi değildir.
Bundan başka, çalışma ve dinlenme sürelerinin oranı, öğrenilecek
parçanın türüne göre değişir. İçeriği bakımından kavranmaya, dikkatli
bir çözümleme ve yeniden bütünleştirmeye gerek gösteren konularda
çalışma süresinin uzun olması gerekir. Olguları ve onların arasındaki
yasa ve ilkeleri kavramayı gerektiren konuları öğrenmek için dikkatin
uzun süre belli bir noktada yoğunlaştırılması şarttır. Örneğin tarih,
coğrafya, biyoloji gibi dersler, birbirlerinden kopuk olaylar ve olgular
sıralanmış olarak ele alınırsa konuların, ayrıntılara önem verilen ve
ardından dinlenme sürelerinin olduğu çalışma olacaktır.
Olayların nedenlerinin araştırılması, olguların arkasındaki ilke ve
yasaların anlaşılması, geçmişe bakarak geleceğe ilişkin tahminler
yapılabilmesi çok daha derin inceleme ve düşünmeyi gerektirir. Örneğin,
tarih dersinde Osmanlı Devleti'nin duraklama dönemindeki siyasal
olayların kronolojik sıra ile öğrenilmesi isteniyorsa kısa süreli
alıştırmalar olumlu sonuç verir. Ama duraklamanın siyasal ve ekonomik
nedenleri, duraklama döneminde ülkenin siyasal ve ekonomik durumu ve
bunun daha sonraki dönemlere etkilerinin araştırılması ve öğrenilmesi
daha uzun süreli bir çalışmayı gerektirir.
Çalışma ve dinlenme sürelerinin uzunluğu yaşa ve konuya bağlı olmakla
birlikte ara vererek çalışmanın her zaman tek parça ve daha yoğun
çalışmadan daha iyi sonuç verdiğini söyleyebiliriz. Uzun ve tek parça
çalışma sürelerinde ilgi azalır ve yorgunluğa neden olmaktadır (Kısa ve
bitirilmiş iş, uzun işten daha çok kişiyi güdüler. Ayrıca, dinlenme
süresinde zihin öğrenilen konuya meşgul olmaya devam eder. Bu da doğru
tepkilerin yerleşmesine, buna karşılık yanlış tepkilerin unutulmasına
yardım eder. Bu bakımdan zaman zaman ara vererek çalışma, yoğun
çalışmadan daha etkili bir öğrenmeye olanak verir.
Ders çalışma planınızı dengeli yapınız, belli derslere ağırlık vererek
diğerlerini ihmal etmeyiniz.
Ders çalışma programınızı üç aşamada hazırlayınız.
1. Aşama: Her dersten çalışmanız gereken konuları saptayınız.
2. Aşama: Çalışmanız gereken dersleri ve konuları haftanın günlerine
bölerek yerleştiriniz.
3. Aşama: Okuldan geliş zamanı ile uykuya yatış saati arasında kalan
çalışma sürenizi hesaplayınız.
* Aynı türden dersleri peşpeşe çalışmayınız.
* Günlük çalışma sürenizi 4-5 saat olarak belirleyip, bunu ihtiyaca göre
azaltır ya da artırabilirsiniz.
* Planınızda derslere vereceğiniz çalışma sürelerinin dersin özelliğine
ve dersteki başarı durumuna göre ayarlayınız.
* Tekrar için ayarladığınız saatleri, ilgili dersin sınıfta öğrenildiği
zamanına yakın olarak düzenleyiniz.
* Çalışma planınızdaki derslerinizi mümkün olduğunca günün aynı
saatlerine yerleştiriniz.
* Planınızda televizyon, müzik, arkadaşlık, kitap okuma gibi
etkinliklerle, ders çalışma saatlerini birbirinden ayırınız.
Sabır ve zaman: İşte benim güçlü askerlerim.
I. Tolstoy
Nasıl bir zamanlama ders çalışırken size en yüksek verimi sağlar?
Ders çalışmada en yüksek verimi elde etmek için öğrenme seanslarının 45'
dakikalık bölümlere ayrılması gerekir. 45 dakika ders çalıştıktan sonra
mutlaka, 5 dakika çalıştığınız konuları gözden geçirmelisiniz. Her
çalışma seansından sonra da 10 dakikalık bir dinleme arası vermek doğru
olur; 10 dakikalık dinlenme aralarında beden gevşer, zihin
öğrendiklerini sağlamlaştırır.
BAŞARININ KOLAY - EN KISA YOLU ÇALIŞMAKTIR!
Hiç ara vermeden çalışmaya kalkarsanız. "algılama gücü" bir süre sonra
düşmeye başlar. Çok ara vererek çalışmayı devam ettirmeye kalkarsanız,
bu kez de hatırlama eğrisi hızla düşmeye başlar.
Uyku saatinde iyi uyu ders saatinde uyuma!..
Uyku sırasında hatırlama mekanizması daha az rahatsız edilmektedir.
Öğrendiklerinizi, uykuda daha yavaş; uyanırken daha hızlı unuturuz.
Öğrenme üzerinde en az bozucu etkiyi yapan etkinlik "uyku"dur. Eğer bir
şeyi kalıcı olarak öğrenmek istiyorsanız, uyumadan önce küçük bir tekrar
yapmanızda büyük ayda vardır.
UNUTMA !
Böylece daha az unutursunuz.
ÖĞRENME BECERİSİ KAZANMA
1. Başlangıçta süratten çok işin doğru bir biçimde öğrenilmesine ağırlık
verilmelidir. Eğer bir tepki yanlış öğrenilmişse alıştırmalar yanlışın
yerleşmesine hizmet eder. Örneğin; yabancı dilde bir sözcüğün
yazılışının yanlış öğrenilmesi ve bu haliyle tekrarlanması ileride
doğrusunu öğrenmeyi güçleştirecek kadar yerleşebilir.
2. Öğrenilecek parçayı önce bir bütün olarak algılamak, sonra onu
herbiri kendi içinde anlamı bir bütün oluşturarak parçalara ayırmak, her
parça üstünde ayrı ayrı alıştırmalar yapmak olur.
UNUTMA!
Herhangi bir bilgiyi zihne kazandırmanın en iyi yolu bunu bir bütün
olarak kavramaya çalışmaktır. Böylece eldeki metin veya konu bir bakışta
kavramı, canlı kalır; daha kolay hatırlanır.
3. Kazanılan beceri bir parçanın ezberlenmesi ise, bu iş için ayrılan
vaktin bir bölünün okunan parçanın ezberden tekrarına ayrılması, verimi
arttırıcı bir yoldur. Çünkü okuduğunu sonra tekrarlayacağını bilen kimse
daha dikkatli olur.
4. Bir beceri için alıştırma yapan bir kimse, başlangıçta gözle görülür
bir gelişme ve ilerleme gösterebilir. Hatta kişi artık yapabileceğinin
sonuna geldiğine inanabilir. Alıştırmalar devam ederken böyle hiçbir
ilerlemenin görülmediğini anlar; yorgunlukta, ilgi ve istek azalmasından
ileri gelmiş olabilir. Bu durumda çalışmalara bir süre ara vermek, hem
yeni bir istek ve enerji kazanmaya hem de dinlenme arasında becerilerin
bütünleşmesine olanak verir.
UNUTMA!
Başarının en kolay, en kısa yolu çalışmaktır.
NASIL ÖĞRENİRİZ ?
"Fakir bir adama balık verirsen, o gün için doyar. Ona balık tutmayı
öğretirsen, hergün doyar"
İnsan zihni dakikada 600 kelimelik bir konuşma hızın alma kapasitesine
sahiptir. Normal bir konuşmanın hızı dakikada 150 kelime civarında
olduğuna göre, dinleme esnasında, zihnimizde, her dakika için 450
kelimelik bir boşluk kalmaktadır. İşte bu boşluk, dikkatin dağılmasını
kolaylaştırır, adeta teşvik eder. bunun önüne geçmek için, zihni bir
noktada yoğunlaştırmak gerekir. Örneğin; yüksek sesle okuma, okurken
önemli yerlerin altını çizme, okuduğumuz önemli yerleri zihinden tekrar
etme ve dersi dinlerken not tutma zihnimizi yoğunlaştırmamıza yardım
eder.
Yüksek sesle okumanın
Yüksek yararı var!
Yüksek sesle okuyun! Okuduğunuzu belleğinizde yüksek sesle tekrarlayın!
Çevrenizdeki koşullar şayet yüksek sesle okumanıza olanak vermiyorsa, bu
durumda elinize bir kalem ve kağıt alarak, okuduğunuzu yazın veya özet
çıkarın. Bu da iyi bir yöntemdir.
Kalıcı bilgi için derste not tutun.
Derslerini düzenli takip eden öğrenci, dersi iyi dinleyip düzenli not da
tutuyorsa sınavlarla ilgili ipuçlarını elde etmiştir. Bazı öğretmenler
ders anlatırken ses tonları ile önemli olan bölümleri hissettirirler.
Dersi iyi dinleyen öğrenciler bu bölümleri hemen yakalar ve
değerlendirir. Not tutmak, derse aktif katlımı ve dikkat arttırmayı
sağlar. Konuyu dinlerken tutulan notlar, konuların akılda kalmasını
kolaylaştırır. Derste tuttuğunuz notları sonradan temize de
çekebilirsiniz. Böylece konuları yeniden yorumlayabilir, ayrıntılar
üzerinde çalışabilirsiniz. Bu çalışmayı hemen dersi izleyen günlerde
yaparsanız öğrenilenler akılda daha iyi kalır.
Kısaca; Okumanın % 20'si
Okuyup, sonradan dinlemenin % 40'
Okuyup, dinledikten sonra yazılan % 60'ı bellikte kalır.
Unutmaya karşı en iyi ilaç:
Tekrar............. Tekrar................ Yine Tekrar!
Düzenli tekrar yapmayan öğrenci, daha önce öğrendiği bilgiler çok az
hatırlayacağı için, bilgiler arasındaki bağlantıyı kurmakta zorlanır ve
verimi düşer. Bu da zaman ve emek kaybıdır. Kısır döngüye ve umutsuzluğa
yol açar.
Düzenli tekrar tekniklerinin uygulanmasıyla, daha çok şeyi hatırlamak
mümkündür.
Sistemli bir tekrar programı sizlere, şu çok önemli 3 şeyi kazandırır.
1 Öğrenme
2 Düşünme
3 Hatırlama
Ama dikkat!
İnsan öğrendiklerini çok çabuk unutur.
% 100 öğrendiğimiz bir şeyin (ki bu mümkün değil) 20 dakika içerisinde
yarısını, 60 dakika içerisinde % 70'ini gün sonunda da % 80'ini
unuturuz. Ama unutma hiçbir zaman O düzeyine inmez.
Unutmayı engellemek için çalışma aralarında zihinsel tekrar yapma,
düzenli not tutma ve tekrar amaçlı özetler çıkarma, akşam yatmadan önce
yaptığınız kısa tekrarlar öğrendiğiniz bilgilerin kalıcılığını
attıracaktır.
En çok neleri unuturuz ?
* Adlar,
* Rakamlar ve tarihler,
* İstenmeyen şeyler,
* Zor öğrenilmiş, tam olarak kavranmamış konular,
* İnançlarımıza ve ön yargılarımıza ters düşen (garip) gerçekler,
* Kısa sürede ve zorla öğrenmek zorunda kaldıklarımız,
* Başarısızlıklarımız,
* Öğrenmeye çalışmadan rastgele edindiğimiz bilgiler,
* Öğrendikten sonra üzerinde yeterince düşünmediğimiz konular,
* Yorgun, hasta, isteksiz ve sıkıntılı anlarımızda öğrenmeye
çalıştığımız bilgiler,
* Uzunca bir sürede çalışarak, ara vermeden öğrenilenler,
* Anlayamadığımız, bize "anlamsız" gelen şeyler
UNUTMA
Başarmak için unutmayı unutmalısınız !
Verimli Çalışmayı Engelleyen Tuzaklar.
(Lütfen azaltmaya çalışın!)
* Gözlerini yapamadıklarınıza çevirmek
* Müzik eşliğinde çalışmak
* Zorlanılan derslerin dışlanması,
* Aşırı kaygı (güvensizlik)
* Yatarak (uzanarak) çalışmak,
* Çalışma anında hayallere dalmak,
* Çalışma anında hayallere dalmak,
* Uzayıp giden telefon konuşmaları yapmak,
* Motivasyon noksanlığı, İsteksizlik.
* Günlük ayrıntılara boğulmak,
* Çalışmayı tamamlamadan bırakmak,
* Amaçların özellikelrin belirlenmesi,
* Arkadaşlara "hayır! Diyememek,
* Televizyona takılıp kalmak,
* Dersler, konular hakkında yetersiz bilgi sahibi olmak,
* Düzenli tekrarlar yapmamak
* Plansız programsız çalışmak,
* Kendinizi başkalarıyla kıyaslamak,
* Zamanı denetleyememek,
* Çevrenizin sizden beklentilerinin yüksek olması,
* Sınav bilgi ve tekniklerini yeterince bilmemek,
* Çalışma anında uygun dinlenme aralıklarını vermemek,
* Yanlışlardan ders almamak, noksanları gidermemek,
* Çözümlenemeyen ailevi veya kişisel sorunlar içinde boğulmak,
* Fazla dış açık olmak,
UNUTMA!
Boşa geçen zaman geleceğinizdir.
|