SEN KÜSÜYORDU KİRPİKLERİM

Zulmün sabahı olmayan gecelerinde
Kaç kızılı solmuş akşam
Gelip geçiyordu ömür defterinden
Anlayamazsın
Oysa herşey nasıl da sen kusuyor
Nasıl da sen küsüyordu kirpiklerim
Çılgın bir senfoninin ortasına
Bilmiyorsun

Bazen zifir karası bakışların
Kıyısında kilitlenirken acılar
Sahte dokunuşların gölgesinde
Nasıl da çökermiş duygular dizüstü
Kavrayamazsın

İmkânsızlığa sığınırken kelimeler
Nasıl da çaresizliğe mektup yazarmış
Mürekkebi kurumuş divitsiz hokkalar
Nasıl da darmadağın olurmuş heceler
Toplayamazsın

Kaderin kıyısında yalpalarken ümitlerin
Dümeni kırık bir geminin güvertesinde
Tedavülden kaldırılmış metelik misali
Ederi kalmamıştır çizdiğin rotanın
Bir nefeslik ömrün kalmıştır şimdi
Çırpınmak faydasız

Ben anlatamıyordum
Sen anlamak istemiyordun
Avuçlarına bıraktığım gözyaşlarımın
Hicran kokulu damlalarında sakladığım
Ölümsüz aşkını

 

Eylül GÖKDEMİR…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

20 + six =

%d blogcu bunu beğendi: