ANLA/MAK

iyi misin diye sormayacağım sana
en azından içinin aydınlık bir tarafı varsa hala
-ki öyle olduğunu söylüyorsun-
iyisindir zaten
değilsen de sırf o aydınlık yan için bile
olmak zorundasın…

iyi misin diye sorma sakın bana
içimde ya da dışımda
aydınlıktan yana pek bir şey yok bugünlerde
ama kötüyüm demek de olmaz
nankörlük etmekten hep çekinirim bilirsin beni
üstelik değilsem bile benim dışımda pek çok kişi için
olmak zorundayım…

biliyor musun?
yazacak onca şey varken
hiçbir şey yazamamak bu olsa gerek
ya da yazmak istediklerinin yerine
başka kelimelerden konuşup, farklı cümlelere sığınmak…
bunu sadece şimdi de değil üstelik
aslında çoktan yapmış, tüketmiş, bitirmiş,
kaybetmenin hala tam olarak ayrımına varamadığın halde
acısını içten içe hissettiğin pek çok şeyi
-belki de tek bir şeyi-
-belki de sadece seni-
kim bilir kaçıncı kez yitirmiş olmak…

yani kısaca; geçen onca zamanın,
söylenen çoğu boş, gereksiz onca şeyin ardından
içinde bir türlü söyleyemediğin asıl cümlenin,
dilinin ucunda kendinden habersiz bir öznenin
bir diken gibi takılı kalması
ve bu saatten sonra her yutkunduğunda
sadece ve sadece içine batması

ne acı ki ben bunun daha yeni hatta belki tam da şu anda;
şu satırların arsız yalnızlığında farkına vardım
ve geç kaldığında zaman seni susarak değil
sana ait olmayan sözlerle cezalandırırmış
anladım!

Kaynak: beenmaya.blogspot.com.tr

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir