Botoks hataları nasıl düzeltilir?

Botoks bağımlıları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek artıyor. Prof. Dr. Sedat Özkan, küçücük bir kırışıklığa bile tahammül edemediği için sürekli botoks yaptıranlarla ilgili “Bu kişiler cinsel doyumsuzluk yaşıyorlar” diyor


Estetik bağımlılığı, Batı’da giderek yayılıyor. Türkiye’de vücuduna sayısız operasyon yaptıranlar henüz o kadar fazla değil ama yüzüne durmadan müdahale ettiren, neştersiz estetikle yüzünü maskeye dönüştürenler hızla çoğalıyor. Art arda yapılan botoks iğneleri, yüzleri birbirine benzetiyor. Aşırı kalkan kaşlar ve mimikleri artık tamamen kaybolan yüzler sadece televizyon dizilerinde değil hayatımızın içinde yer alıyor. 

ÇOCUKLUKTA BAŞLIYOR 
Humanite Psikiyatri’nin Başkanı Prof. Dr. Sedat Özkan, vücudun her bölgesinin psikolojik açıdan bir anlamı olduğunu vurgulayarak; “Yüzlerine aşırı müdahalede bulunanlar, cinsel yönden sorunlar yaşayan insanlardır” diyor. Prof. Dr. Özkan ‘botokskolik’lerle ilgili sorularımızı yanıtladı… 

Kimler botokskolik oluyor? 
Dünyada bu konuyla ilgili yapılmış pek çok araştırma var. Sonuçlar birbirine benziyor. Çocukluk çağında fiziksel anlamda travmaya maruz kalan kişiler, dış görüntüleriyle saplantılı şekilde uğraşabiliyor. Bu sorunun kökleri çocukluk çağına kadar uzanır. 
Bu saplantının oluşmasında anne ve babaların çocuğa yaklaşımının etkisi oluyor mu? 
Anne-baba, çocuklarını her haliyle sevdiklerini ne kadar çok gösterirse çocuklar da o kadar sağlıklı olur. Çocukları “Çok güzelsin, çok yakışıklısın” diye sevmek ise yanlıştır. Özgüven gelişimi, kişinin kendi bedenini algılamasının temelleri çocukluk döneminde atılır. Mutsuzlarda, ilişkilerinden tatmin olmayanlarda, “Kimler geldi, kimler geçti” diyerek bir türlü aradıkları mutluluğu bulamayanlarda botokskolizme daha sık rastlıyoruz. 

SORUNLARI ÇÖZMÜYOR 
Botoks bağımlılığı diye bir durum gerçekten var mı, yoksa bu sadece takıntılı insanların karşılaştığı bir sorun mu? 
Ortada klinik psikiyatrik bir durum vardır. Bu kişiler, sürekli botoksa giderler ve hiçbir zaman tam yanıt alamadıklarını düşünürler. Botoks gibi girişimler, kişideki mevcut mutsuzluğu, olası ruhsal çöküntüyü, olası orta yaş depresyonunu ya da ilişkideki doyumsuzluğu gidermez. Botoks bağımlılığı, özellikle dönemsel değişimler ve ilişkilerinde bunalım yaşayan insanlarda daha sık görülür. 

Bu bir bağımlılık mı, yoksa insanın kendine özeni mi? Bu ikisinin ayrımı nasıl ortaya çıkar? 
Kişinin kendine özen göstermesine kimsenin bir itirazı yok ama sorunlarının çözümünü saplantılı bir şekilde dış görünümlerinde arayan insanlar için bağımlılık söz konusudur. Sürekli bedeniyle uğraşanları incelediğinizde ortaya çocukluk çağına kadar uzanan psikolojik doyumsuzluk çıkar. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 − five =

%d blogcu bunu beğendi: